ve kelimeler....kelimeler, seni istediğin şeyi aramaya teşvik etmeleri açısından yararlıdırlar ancak aradığını kelimelerle bulamazsın. Eğer bulabilseydin, bu kadar çabaya ve nefs mücadelesine gerek kalmazdı...

31 Ekim 2019 Perşembe

Futuvvet


Sona yaklaşırken bambaşka bir kapı daha açıldı Nisa suresinde karşımıza ..
Gençlik kapısı.. Kurb ve cenb gibi , nasib ve kısmet gibi , zaman ve gençlik şimdi .. Kadın ve gençlik ...

Bir şeyi yitirmek belki onun kaynağına götürür bizi . Zaman kaydından azade olmak icin zamanın kaydını güzel tutmak gerekir . Ibnul vakt olana vakit de dürülür , ruh daim gençtir ya , cenbinden uzaklaşıp ruha yakinlasanlar da gençlesir, yigitlesir .
Genç olmanın ne kıymeti var , gelip geçici bir dünya desek ; Allah cc 'ın övdüğü gençler geliyor aklımıza ; ve Kuranda genç , gençlik ve yeni farkettiğimiz bir bağla fetva , ilmin genclesmesi , kuvvetlenmesi :

Mağaraya sığınan gençler var mesela: 

  • إِنَّهُمْ  آمَنُوا بِرَبِّهِمْ وَزِدْنَاهُمْ هُدًى ﴿١٣ الكهف﴾
Rabbe iman ediyorlar , Allah cc da onların hidayetini artırıyor . Mekandan azade olunca zamandan da azade oluyorlar . 309 yıl uyuyor yaşlanmıyorlar ölmüyorlar.. Ne kemiyetleri önemli ne keyfiyetleri , bir gençlikleri var bir de sapasağlam imanları ...
  • فَمِنْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَانُكُمْ مِنْ  الْمُؤْمِنَاتِ ﴿٢٥ النساء﴾
Mumin genç kızlarla ilgili hükümleri var Allah 'ın mallarını canlarını iffetlerinı duygularını korumaya yönelik ..
  •  فِي النِّسَاءِ قُلِ اللَّهُ يُفْتِيكُمْ فِيهِنَّ ﴿١٢٧ النساء﴾
  • وَيَسْتَفْتُونَكَ فِي النِّسَاءِ قُلِ اللَّهُ  فِيهِنَّ ﴿١٢٧ النساء﴾
  •  قُلِ اللَّهُ يُفْتِيكُمْ فِي الْكَلَالَةِ ﴿١٧٦ النساء﴾
  • يَسْتَفْتُونَكَ قُلِ اللَّهُ  فِي الْكَلَالَةِ ﴿١٧٦ النساء﴾
Rabbin kadınları bütün hassasiyetlerini gözeterek koruduğu , böylece fetva verdiği bir düzen ..

  • وَقَالَ نِسْوَةٌ فِي الْمَدِينَةِ امْرَأَتُ الْعَزِيزِ تُرَاوِدُ  عَنْ نَفْسِهِ ﴿٣٠ يوسف﴾
  • وَدَخَلَ مَعَهُ السِّجْنَ  ﴿٣٦ يوسف﴾
  • قُضِيَ الْأَمْرُ الَّذِي فِيهِ  ﴿٤١ يوسف﴾
  • يَا أَيُّهَا الْمَلَأُ  فِي رُؤْيَايَ إِنْ كُنْتُمْ لِلرُّؤْيَا تَعْبُرُونَ ﴿٤٣ يوسف﴾
  • يُوسُفُ أَيُّهَا الصِّدِّيقُ  فِي سَبْعِ بَقَرَاتٍ سِمَانٍ ﴿٤٦ يوسف﴾
  • وَقَالَ  اجْعَلُوا 
  • بِضَاعَتَهُمْ فِي رِحَالِهِمْ لَعَلَّهُمْ يَعْرِفُونَهَا ﴿٦٢ يوسف﴾

Yusuf diye bir genç var güzeller güzeli bir genç . Şehirde bir dedikodu . O gençten kam almak isteyen bir güzel kadın . Karşılıklı meyil , ve burhan .. Bütün güzelliğiyle süslenmiş bir dünyaya karşı zindanı yeğleyen bir genç . Çünkü ancak bir genç geçebilir böylece dünyadan , gözü kara.. Zindanda iki kişi , ve rüyalarına istedikleri fetvalar ...
Bir güzel ortaya çıkış demek ki fetva , bir ma'lumun zahir oluşu ..

  • إِذْ أَوَى  إِلَى الْكَهْفِ فَقَالُوا رَبَّنَا آتِنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً ﴿١٠ الكهف﴾
  • وَلَا  فِيهِمْ مِنْهُمْ أَحَدًا ﴿٢٢ الكهف﴾
Mağarada , kentteki gözü kara gençlerin duası var : Allah ım bize katından bir rahmet ver. Bize isimizde ruşde erdir ...

  • وَإِذْ قَالَ مُوسَىٰ  لَا أَبْرَحُ حَتَّىٰ أَبْلُغَ مَجْمَعَ الْبَحْرَيْنِ ﴿٦٠ الكهف﴾
  • فَلَمَّا جَاوَزَا قَالَ  آتِنَا غَدَاءَنَا ﴿٦٢ الكهف﴾
Sonra sırlara yolculuk mağara içinde .. Musa as yanında bir gençle , bir bilinmeze yolculuğa çıkıyor .. Iki denizin birleştiği yere , yardımcısı bir genç .. 

  • قَالُوا سَمِعْنَا  يَذْكُرُهُمْ يُقَالُ لَهُ إِبْرَاهِيمُ ﴿٦٠ الأنبياء﴾
Adına Ibrahim denen bir genç var . Putları diline dolamış, putları kırmış tek başına bir ummet olmuş Ibrahim var . Çocukluğu ve gençliğiyle , babalığı , dedeligiyle gülistan olmuş bir ata olarak Ibrahim as var...

Ab-ı Hayat denen bir su var , içenin ömür boyu genç kaldığı .. Cennet hayali .. Olsa olsa kevser 🌿 bir duru su .. Sevgilinin elinden ..

Işte öyle taze bir iman gençlik , kaynağından yeni akan su , kirlenmeden bulanmadan coşkuyla , yeni açmış çiçek , taze yağmış kar , yeni pişmiş ekmek kokusu , alında ter , bahçede bahar , kalpte çırpınışı kuşların , gözde menevis yanakta alev alev yanan haya..
Öyle korku öyle tutku .. 
Dünyaları aştıran...

Gençlik iksirini içmek isteyen ...
Aşık olsun yeniden ..
Zaman bu toprak beden için akmakta , ruh daim gencecik Hakk rüzgarında ...
Nghnca

25 Ekim 2019 Cuma

Ümmet olma adabı...

Dersi kayıttan dinlemek ... Sese dikkat kesilmek...
Dersi bizzat takip etmek , hissetmek , bir koku , bir renk, bir bakış , bir selam , bir ses, bir olay , mekânın ruhu , katılanların ruhu topyekun hepsiyle kodlamak dersi en derinine ...
Sadece kulağıma emanet edilen sesi -ki kulak kıymetlidir , nasiptir duyduğu , riziktir - öylece bırakıyorum kalbime aksın diye ..
Sonra ... ne kalıyor diye bakıyorum .. Ne kalıyor kaçıncı hadis dersinden sonra..

Bir edebten bahsediliyor , Allah dostları efendimizi ziyaretten önce medineye girmez bekler ibadetle taatle hazırlanır bir işaret davet beklermiş ..

Ben Medine ye giremiyorum , giremiyoruz .. Daha ne olduğumuzun nereye geldiğimizin Efendimizin farkına varmaya çalışıyoruz .

Önüme hadisler çıkıyor , rüyalar çıkıyor , hiç ummadığım yerlerden uçuşan bir ruzgar cübbesinden , ben küçücük dünya telâşlarıyla uğraşıyorum . Hiç olmazsa susayım diyorum . 
Radyoda ummetimin en hayırlıları siz sonra sizden sonrakiler sonra sizden sonrakiler sonra.... rivayet eden bilmiyor kaç kez söylendiğini ... Sonra diyor , sözlerinde durmayan emanete ihanet eden bir nesil gelecek, işleri güçleri yemek olduğu için onlarda şişmanlık baş gösterecek .
Yutkunuyorum. Oruç..niyetime şükrediyorum .. yeter mi ..

Cilt bakımının aşamaları .. Tek tek anlatiliyor derste kıyas edilsin kalp bakımıyla diye, ortaya dökülüyor halimiz meşgalelerimiz .. Medinenin dışında bir yanık taşta oturuyorum , ve kalp mi cilt mi , ciltteki siyah nokta mi kalpteki siyah nokta mı delik deşik ediliyorum . Herkes kendini en iyi biliyor . Ben bana gelen kurşunlarla tedavi oluyorum . Şükür bırakmıyor tarıyor her daim .. Acısa da tatlı .. Alıkoyuyor ya..

Işte evim ilçem şehrim ülkem bu kadarına bile günlük zihin sınırım yetmezken ben kimdim kimin torunuydum 3 kitaya hukmeden o imparatorluktan geriye kalan .. Medinenin dışında bir yanık taşta oturuyorum . Geceleri buz medine gündüzleri ateş .. Üşüyorum , görünmüyor ama kubbe-i hadra , sütunlar süslemeler uzun çöller aşırı bu arap çöllerinde bunu yaptıran benim dedem .. Bu arap çölleri benim peygamberimin ayak izleri ..

Benim peygamberim .. 
Benim ...
Ben kimim...
Peygamberim kim...
Ilk tutunuşum peygamberime,
Beni babamdan daha çok tanıyışı müjdesi..
Üzerinden nice yollar Medine ..
Her birinde bir başka .. 

Şimdi medinenin dışında bir yanık taşta oturuyorum. Gece. Üşüyorum . Halbuki ben bir gece , kaç gece sorgusuz sonuna kadar açık kapılardan, gül kokularıyla , bir kez koklamaya , çöllerinde işaretler , nice olaylar , yolda kalmalar , kartallar , çiçekler , anî göller , kum fırtınaları , bir nasib için , kaç gece...

Bu dersler ,diyor derinlerden belki taa medineden gelen ses , bir hadisi heyecanla okur muyuz diye, bu rebiulevvel bir doğum olur da efendimiz doğar mi hayatımıza diye ... 

Girer mi .. 
Girer miyiz Medine ye ...

Hadis dersinin gölgesinde ..
24.10.2019

Mesneviden bir nefes: Ruh/beden geriliminde insan

Elçi Hz Ömer ile hemhal olunca ,,halden hale geçip , güzel haller tadınca ..

Geri dönmek zor geldi.Ruh bir gezintiye çıktı , güzel ruhlarla buluştu , dünyaya inmek zor geldi

Yabancı mı bu hal bize , sohbetten çıkınca , güzel ınsanların yanından dönünce nasıl hissediyoruz ?

Hanzala munafik oldu diye ilan etmişti hanzala , bu hali yaşayınca ..
Eğer o hali muhafaza edebilseydiniz melekler sizinle musafaha ederdi dedi Allah rasulu ..
Hal ne imiş makam ne böyle anladık .. 

 Işte böyle hissedip elçi sordu :

Bu can kuşu bu ten kafesine nasıl girdi ? 

Bundan sonra , can bedene sıkışınca , katı kesif taraf latif tarafa galip gelince , acıktım susadım , üşüdüm canım şunu istedi deyip karsiladikca , ruhun istekleri görünmez duyulmaz oldu. Can kulağını acmak için bedene biraz kulak tıkamak belki.. Gaflete pay bırakmamak dedik..

Deve ve süvari örneği .. Sevdiğine kavuşmak isteyen süvari , yavrusundan ayrı yola düşen bir devenin uzerinde .. Suvari uyuduğu anda deve geriye ..

Beden ve ruh gibi.. Ruh uyumayacak , gaflete düşmeyecek ilerlemek için ..

Nasıl ... Nasıl yapalım , ne yapalım...

Çokça sığınalım ..
5 vakit dağ gibi namaz ki sabit tutsun sağlamların...
Namazın özü secde, her şeyimizi toparlayıp sıfırlanalım.
Seçmenin özü dua... Kendimizden çıkıp O nu çağıralım ..
Duanın özü ilişki , konuşma .. Rabbimizle konuşalım , arz-ı halimizi sunalım , halimizin tebdilini isteyelim ..

Esmasıyla yalvaralım , istigfarla, hamdle , salavatla ,bol salavatla,adabina uygun, gizli açık , gece gündüz yalvaralım .. Efendimizin dualarına bakınca yerken içerken giyinirken rüzgar esince ay görününce güneş tutulunca gece bastırınca tan yeri ağarınca ... 
Bana her şey seni hatırlatıyor 🦋

Dua edelim, konusalim ki Iliskimizi canlı tutalım .. Can kulağımız O sese açık olsun ki okuyalım , gülün kulağına fısıldanan efsun bize de fisildansin, emreden nefisten biraz kurtulunca hatalarımızı görmeye, kendimizden çıkmaya başlıyoruz kendimizden çıkınca ilham almaya.. 

O zaman kurtuluruz bu tereddutten , ak sakallı bir dede beklemekten.. Iyi yapınca da olmadı demeyiz , ne yapsam olmuyor demeyiz , yanlış yollar güzel görünmez gözümüze ki insana süslü gösterilen genellikle şehevattır, düşmeyiz o çaresiz karanlıklara , günah hayalleriyle puslu hayallere ....

...munaacattan birazcık ;
"
Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi
taşınacak suyu göster,kırılacak odunu
kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin
tütmesi gereken ocak nerde?
"

, fısıldanır da can kulağına o efsun , olaylarla insanlarla kainatla kitapla... Bilmesek de hangi suyun sakasıyız orda su oluruz , hangi ocak tutecekse orda ateş...




 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...