ve kelimeler....kelimeler, seni istediğin şeyi aramaya teşvik etmeleri açısından yararlıdırlar ancak aradığını kelimelerle bulamazsın. Eğer bulabilseydin, bu kadar çabaya ve nefs mücadelesine gerek kalmazdı...

11 Mayıs 2014 Pazar

Ayrılma vakti

Sevgili Günlük,
Madem her an bir yaratilistayiz her an bir firaktayiz öyle mi?
Öyle de bunu neden her an anlamaz da ille bir senaryoya replige aynaya fotoğrafa bir dizi resmi işleme muhtac oluruz.Acizlik budur sevgili günlük, ancak sözlerle bildiğin hakikattir aşk ise kuşları kiskanmaktan öte bir kalp acısı..anlamak anlayacağın..
Firaktan mi şikayet etmedesin günlerdir kendi kendine fefirru diyen ey, deme bana. Anın da hatırı vardır. Zamanın zamansizligin..nageh dedi bana zaman, zamansız bir apansizlik benimkisi sen bana bakmamayi öğrendin. Öyle yap o zaman.
Şehirlerin ulkelerin sur kapıları yok artık. Sembolik kalanlar bile nasıl kıymetli benim için bilsen buyucek bir kapının altından geçmek ve hıtta demek, siginmak af dilemek bir yerden bir diğerine geçmek ..ama kapıdan...burasını tam anlatamam. Belki ben de anlayamam çokça kendimi ,O bilir. Iste öyle. Modern zamanlar , pasaport tarihimiz dolmuş. Değişmek gerekiyormuş.

Kuşlar uçar kiskanirsin
İçin yanar geri dön.       

Ara fon olsun.Esgalimin tam bilinmesi gerekiyor kuşlar gibi değiliz işte pecesiz, biometrik hesaplamalarla ayırdedilen kimliklerimiz var.Kaslarimin ucu ve elmacik kemiklerim görünmeli ve tebessüm etmemeliymisim..Şimdi yeniden,

Kuşlar uçar kiskanirsin
Icin yanar geri dön.

Herşey tamam. Iki dizimde iki çocuk, yüzlerine güneş vurmuş karanlık bir oda, nasıl mutlular,  herkes birseyler dolduruyor boşlukta, kimbilir ne hikayelerle gelmiş bunca insan, yabancı bir tini gibi türkçe konuşuyorlar. Sekize sıra gelmedi mi diye  mutemadiyen bağırıyor bir amca, amca nerelisin sen diyor biri, urfali! Hay ağzını opeyim! Araplar bunu ceviremezler, ben de ceviremem ,bir dilin başka dile cevrilemedigini evrilemediğini gün be gün ogrenmekteyim. Sıra bize gelmiş. Ama bir sorun var. Nüfusa kayıtlı olduğumuz yerlerden en küçüğü ortadan kalkmış,  işte bir yabancilik hikayesi daha, baharli denen bir yermis, kim bilir nicedir orda bahar, kayisi agaclari da ortadan kalkmis midir, apartmanlara tirmanmis midir baharlililar asansor yapmis midir?  Degismesi gerekiyormuş kimliklerin, hiç gormedigim baharliyi mi geçen zamanı mi işlerin bitmesini mi dusunmeliyim..Akmaliyim..Bir fotoğraf daha..Ne kadar zaman olmuş acaba ben fotoğraf cektirmeyeli? Yabancilik 2..Kaşimi yanagimi cekistirmeden bir fotoğraf daha..Kimlik için 2001de çekilmiş bir halim var simdikinin üzerinde, verilme nedeni evlilik, ben kendimi o sanıyorum o da belki ben sanıyor ama ikisi de değilim biliyorum. Yabancılık 3.Şimdi bu eski fotograf nasıl uzak ve ne yakın..Yeni evliyim, bir tuhaf telaş var yüzümde bir beğenilme isteği, biometrik bile cekilse belki tutmaz şimdiki halimi, o kadar diyeyim..1 aylık bir alt yazı tamamlıyor fotoğrafı,- hocam bu siz misiniz? -Gençliğim mi desem?-Yok da hocam bakışlar değilmiş , ne kadar değişmiş!
Yeni ve telassiz ve rötuşsuz halimi satın aldım. Alan memnun satan memnun, demem o ki sevgili günlük insan ne karmaşık, hem memnun değilsin kendinden hem gençlik kayıp gidiyor ellerinden..
Bir de sevgili günlük, verildiği yer cidde yazıyor ya çok yakışıklı duruyor, bir de son pasaport tarihime 31 agustos 2017 yazdılar da içime dokundu. Mahdut süreler de insanı çok korkutuyor. Sayılı gün çabuk geçer diyorlar ya, saymaya korkuyorum. Demem o ki sevgili günlük karmaşık bir içten sesleniyorum. Bir yandan ezan sesi geliyor..Her şey yeniden başlıyor ya o zaman..zaman falan da gidiyormuş ya, bir ses şöyle diyor , son fon

Yağmur yağar islanirsin
Kapim açık geri dön
Kuşlar uçar kiskanirsin
Icin yanar geri dön.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...