ve kelimeler....kelimeler, seni istediğin şeyi aramaya teşvik etmeleri açısından yararlıdırlar ancak aradığını kelimelerle bulamazsın. Eğer bulabilseydin, bu kadar çabaya ve nefs mücadelesine gerek kalmazdı...

22 Temmuz 2023 Cumartesi

Fethiye teyze

Güzel insan tanımak ne kadar büyük nimet… Takılıyoruz tökezliyoruz yolumuzu şaşırıyoruz hayat her şeyi deneye yanıla öğrenecek kadar uzun değil, kalp de bu deneme yanılmaya dayanacak kadar kuvvetli değil 🌾 
Güzel yaşanmış hayattan güzellikler dermek nasıl güzel… 
Fethiye teyzenin evini bugün gördüm.İlk kez.Fethiye teyze kaç yaşında bilmiyorum 70,80 ? Koşturması hali 25, 30 ? 
Hizmet ömrü istiyoruz ya , o hizmet ömrü için emek vermiş, evini hizmet evi , mutfağını hizmet mutfağı yapmış. Önceden giden ve yardım etmek isteyenlere 30 tabak çıkarın demiş, 30 kişi gelmiş. Süt çorbası ve karpuz hazırlamış, ve demliklerle tarçınlı çay… Elişi işlemeli keten peçeteler… Gül kurusu kadife sedir köşe koltuklar ve odalarda somyalar, üzerindeki örtüleri Musa efendi hediye etmiş, Musa efendi Ankara’ya geldiğinde bu evde kalmış.
Fethiye teyzenin külliyenin karşısında bir dükkanı var,dükkanın üstünde evi, evi herkese açık bir misafirhane gibi , bardaklar tabaklar tencereler çay tabakları her şey insanlara sunmak için,yorulmuyor mu Fethiye teyze bir sürü bulaşık temizlik …Evcilik oynuyorum ben diyor, eğleniyorum bunlarla 🌸 Fethiye teyze kaç yaşında 13, 15 ? Bu tazelik bu heyecan bu ikram ısrarı…
Yorgunluk diye bakarsan yorgunluk , eğlence diye bakarsan eğlence… 
Yorgan dikermiş eskiden, bir yorgan dikip hediye etmiş Musa efendiye… Bu yorganı kim dikti diye sormuş 🌱
Zahide teyzenin manevi evladıymış… Daha kim bilir neler… Bugün çok nasipli bir gün, duaya isticab bir rüya, derde derman bir ders , umut dolu bir ziyaret, nasibe nasip katan bir güzellik olarak Nevin teyze 💧

12 Şubat 2023 Pazar

istiaze besmele


Sevgili benim iki omuzumu tuttu ve:

“Dünyada sanki bir garip veya bir yolcu gibi ol” dedi. 

Hikayemiz. Dünyaya gelişimiz. Dünyaya, yani yaban ele. Gurbet ele. İklimi başka, soğuğu sıcağı, her tadın pek çok meşakkati var, en acısı sevgiliden uzakta, bir yasağa yaklaşmakla… 

Ama ne var ki imtihan, insanın yoluna düşman olarak oturan şeytan, “ biz dünyayı çok sevdik ölüm bizden uzak olsun” diye şarkılar yapan ve o bir yasağın dallarıyla bucaklarıyla dünyaya daldıkça dalan artık dünyanın ehli olan, zavallı insan…

Sonra o his.. İçimizde, derinde, çoklukla acılarda ortaya çıkan, asıl yurdu hatırlatan o his. Rabbe döndüren, bir asıl yurt vardı dedirten his, namaz kıldıran oruç tutturan,bir hudutta tutan… Ama dünyadan da geri kalmayayım diye çekiştiren o gerilim. Dünyadan payının peşine düşen insanın zavallı çabaları, tıpkı yaban elde asimile olmuş, kendi asli vatanını dilini özünü unutmuş bir azınlık gibi, vatansız bayraksız, bir de artık mecalsiz ümitsiz insan… 

Halbuki, 

“Dünyada sanki bir garip veya bir yolcu gibi ol” 

demişti sevgili, omzumuzdan sarsarak. 

Nasıl koruruz bu garip yolcu halini gurbet ellerde, önce sığınarak her adımda, önden sondan, bildiğimizden bilmediğimizden, yapabildiğimizden ve yapamadığımızdan sığınarak , düşmanı düşman bilerek, görünmeyeni yok saymayarak ve sığınağı iyi tanıyarak , Rahman Rahim olanın adını her işe söze kişiye nefsimize mühür gibi vurarak. O’nun  adıyla başlayarak O’nun adına işleyerek, halife olarak yarattığı , hiç bırakmadığı , yaban ellerde zayi etmediği kulu olma gayretiyle, muhabbetiyle , acziyetiyle… 

Euzu billah… 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...