ve kelimeler....kelimeler, seni istediğin şeyi aramaya teşvik etmeleri açısından yararlıdırlar ancak aradığını kelimelerle bulamazsın. Eğer bulabilseydin, bu kadar çabaya ve nefs mücadelesine gerek kalmazdı...

9 Haziran 2017 Cuma

Aşk ı mecazi

Bir şeyin hakikatinin mihenk taşı nedir?
Kuran ve sünnet, öyle değil mi..
Bilmiyor muydum, yoo elbet öyle biliyordum..Bu bilgi kadim, kaim de , işte insan, bir gün birden hiç bilmediği başka bir bilgiyle biliyor ya onu, o bilgi onun oluyor sonra, oluyor da bitiyor mu , bilakis yeni başlıyor, bilginin derecesinin tespiti ve tahlili ve dahi tahkiki gerekiyor, ilmel yakin aynel yakin hakkel yakin...
Aşk -ı mecaziyi biz Kur'an da nerede görüyoruz?.. Canım sure-i yûsuf u dinlerken bu yıl teravihte,- ille teravihte çünkü kıyamda dinlenen Kuranın başkaca bir etkisi var-ki ben dünyanın bütün acıları dedim Rabbim bütün herseyin tafsilati dedi, aşk neredeydi?
Yusuf ve züleyha kıssalarımız destanlarımız menkıbelerimiz hatta romanlarımız var.. Ama Rabbin kelaminda
قد شغفها حبا
dan başka ne var?
همت به و هم بها
var...
"Kadını aşk sarmış " diyor şehrin kadınları..
"O ona o da ona meyletti" diyor Allah, velev ki Rabbin burhanını görmeseydi..
Bu kadar.. Ve Rab , koruyor ihlaslı kulunu, ihlas mı aşk ı mecazi mi?
Zindan bana daha sevimlidir diyor yûsuf...
رانيه و اكبرنه
diyor kadınların Yusufu görünce tepkilerine, onu gördüler, gözlerinde büyüttüler, bu bir insan değil melektir dediler.. Bir insanın dış görünüşü, Rab yaratmış ahsen bir biçimde, ama ahsen dediği yusuf değil, onu büyüttü gozlerinde elini kesen kadınlar diyor,ahsen dediği kıssa..
Rabbin anlatması muradı güzel..

Sonra... sonra düşündüm Süleyman ile Belkıs.. Eski evimin kütüphanesindeki aşk kitapları:) geldi aklıma, yusuf ile züleyha, süleyman ile Belkıs, ferhat ile şirin, kerem ile aslı...
Farkettim ki ben güzel ülkemin bir çok genç kızı gibi , hayatın en büyük hakikatini aşk zannederek bir 30 yıl geçirmişim,  aşkı hakikiye aşkı mecazi ile ulaşılır ancak demişim..
Belkısın cümlesi şöyleydi aslında :
"Ben Süleyman ile birlikte alemlerin rabbine teslim oldum..."
Bu kadar.. Gerisi belkısın Rabbini buluşu..

Şuayb as kızının Musa as ile evliliği var.. Babasına onu yanına almasını tavsiye ediyor, Şuayb as kızı, ve bu sahnelerde en çok "edebli kız " nasıl olur sorularının cevabı var...

Velhasıl bizde büyük bir yanılgı var.. Aşkı anlayışımızda yaşayışımızda ve kitaba bakışımızda..

Ve Allah aramıza mevedde ve rahmet koyan, sevgi ve merhamet.. mevedde, ve rahmet..

Isra, kehf

Bir gece yürüyüşü, içimde hayali, ille dolunay , "seninle yürüsek
Dünyayı geçsek " diyen bir nur..
Kuranın tam ortası, sırrı.. Başı ortası sonu..
Bu defa koşar gibi yürütüyor bizi imam.. Ruhum mu hantal ben mi yetişemiyorum .. Bir dağı tırmanmak gibi hissediyorum israyi bugün, nefes nefese koşarak ..
Dua dua yalvararak,Mahmud makamı 'na ulastirilsin diye dua ettiğin bir sevgilinin yanına varmak için teheccüd kılarak, sana teheccüdü öğreten büyüklerine uyarak, işaret iz sürerek..
Fecr vakti Kur-an
Sabahın şehadeti
Makamı mahmud duası
Sıdk duası
...
...
...
Ve kehf.. işte gece yürüyüşünün sonu, bir mağaraya sığınıyoruz şimdi, imamda da o dinginlik.. sanki yani başımızda bir su kaynıyor usulca, yüksek bir dağın doruklarına doğru tırmanmışız, içimizdeki o gizli mağaraya sığınmışız, sevr mi nur mu .. yoksa adsız bir kuytu mu, yoksa heva işgalinden kurtardığımız bir toprak parçası mi burası..
Su sesi gibi Kur'an.. işte gençler işte duaları işte imanları, işte Hızır, işte Musa as, işte delik gemi, yıkık duvar ve katl.. işte hikmet işte sır...
...
...
...
Dün kunut duası yapmadık.. Kunut  can suyu..Bugün işte kaynağına yaklaşmışçasina.. Ama sonu.. krala dua.. ah ümmet.. ah ümmet ah ümmet...

Hicr

Ayrılık..
Bağra basılan taş..
Ya da taşlaşan bağırlar..
Perde perde kilit kilit...
Surede iz sürdükçe
Yesinler içsinler zevk etsinler emelleri onları oyalasın, diyor..
Allahım ,oyalamasın...

8 Haziran 2017 Perşembe

Yûsuf, Ya esefa

Ayın on üçü..
Dolunay parladı..
Üzerimizden sağanak sağanak bir surei yûsuf gecti, ahsenul kasas, bu yıl Yâ esefa! Dünyanın bütün acıları bu sürede dedirtti, büktü belimizi ama derdi verenin dermanı kendi içinde, hem gizli hem aşikar, hem bir meyvanın özü gibi tatlı, ruhu gibi kokuluydu..
والله المستعان على ما تصفون
فصبر جميل
اني أشكو و بثي إلي الله
Sonunda her şeyi tafsilatiyla açıkladık dedi Rabbul âlemîn...

22 Mayıs 2017 Pazartesi

Kuş gözlerinden...kusbakışı

Kapıyı açtım..
Ve Allah ım sen kaç kapıyı açtın ..
Benim işim beklemek..
Seçim yapmaktan karar vermekten veda etmekten devam etmekten ben acizim...
Derken içim, rastladım ona. Merdivenlerin altında.. Nasıl girdin oraya , neden , uçamıyor musun, bana ne anlatmaya geldin ey kalbim.. Yoksa içimi kanatan o cümleyi tekrarlamaya mı?
Hani iki gün önce..
" Allah uçamayan kuşa alçacık dal verirmiş "

Benim kanatlarım yandı. Elim boş.. Geriye bir kül kaldı, güle hasret..

O ise bana bakıyor, gözleri zümrüt yakut mercan inci... Kınalı gerdanı, gri kanatlarıyla bana bakıyor hiç kıpırdamıyor, yukarı çıkıyorum aceleyle , kalbim onunla meşgul, ama ne tuhaf zihnim çok bulanık evde kimseyi bulamayınca unutuyorum onu.. Sonra bir bakıyorum yukarı alıp gelmiş kuşları da bütün hayvanlar gibi çok seven biri , çocuklar görsün istedim diyor, ya ucamiyorsa görmesinler diyorum, hayır uçuyor yolunu kaybetmiş nedense apartmana girmiş, belki yorulmuş korkmuştur diyor , çocukları topluyoruz pencerenin önüne, saliveriyoruz kalbimizi göğe...
Film gibi değil , hayal gibi degil , rüya gibi değil..
Öyle gerçek hayat gibi... O 'nun muradı gibi ...
Umudu gibi..
لا تيأس من روح الله

15 Mayıs 2017 Pazartesi

Vaktin aynası...

Sancı...
Burda ne arıyorum
Gecenin dörde çeyrek varı
Uykum yaralı
Elim kanlı
Kolum dermansız
Içimde tarifsiz bir acı
Onu bir güzel tutmalı
Akıtmalı...
...
Rüya...
Yaa
Işte böyle patlatırlar adamı
Sen yavaş yavaş düşüyorum sanırsın
Bir bakarsın yere çakılmışsın
Kaderine nasibine sahip çık ama
Sahi sen niye yola çıkmıştın
...
Dua...
Sevgilim
Sevdiceğim
Kapatma kapını
Kırma kanatlarımı
Yürüyecek dermanım yok benim
...

6 Mayıs 2017 Cumartesi

Erbain

Imrendigim herkesten tek tek vazgeçiyorum yine..
Bir tek siz kalıyorsunuz
Elinizde hüsnü yusuflar
Elinizde nergisler
Elinizde papatyalar
Elinizde güller
Elinizde mevsimlerle
Siz
Nasıl yaşanır bilmiyordum
Sizsiz
Yaşadıkça hissiz
Bir dönemeçte
Yeniden canlanan
binbir benle
Şimdi yine
Ölelim dirilelim
Bir ellerin parmaklarını yaratır gibi
Rab,
Öyle ölüm ve merhamet dolu olsun
Gelişim
Ve sessiz
Kapının kenarında
Hiç gitmemiş
Ama büyümüş gibi
Hiç ayrılmamış ama
Sığlığından kurtulmuş,engin
Halbuki dalgalar
Ve çakıl taşları
Dolu içim
Devinim
Bana bir dilim
zaman verin
Erbain...

27 Mart 2017 Pazartesi

En son ne zaman vurulduk kalbimizden?

Herkes kendi ilmihali ile meşgul olmalı demiştim Mizraksiz İlmihal'i okuduğumda. Öyle ya herkesin bir hali vardı ve bundan en iyi haberdar olan kendi olmalıydı. İnsan kendi ilmine sahip olduğu kadar kuldu. Hali pür melalini, Allah a arzuhal ile memurdu. Öyle ya duası olmasa ne ise yarardı ki insan. Elcevab: Kendini tüketmeye...
من عرف نفسه فقد عرف ربه
Hayatin sırrı olsa gerek . Kendini bilen Rabbini bilir,diyoruz .Ama burda en çok bizi biz edecek olan Allah'ı Rab sıfatıyla bilmek. Rab, yani terbiye eden. Kendini bilen hatasını bilir ,hatasını bilen onu terbiye edene müteşekkir olur. Hayatta başına her geleni, insan/olay/durum/mekan/tat/koku/his her neyse onu "okur " zaten "اقرأ " budur.
Ne demiş koca Yunus ,
İlim ilim bilmektir ,
İlim kendin bilmektir ,
Sen kendin bilmez isen ,
Bu nice okumaktır.

Biz okumayı yanlış anlamış olmalıyız. Kitap okuyoruz, manifesto okuyoruz, aforizma okuyoruz, menkibe okuyoruz, vecize okuyoruz. Hatta hadis ,kuran ve ayet okuyoruz.
Ama nerden?
A) Facebook
B) Instagram
C) Twitter
D) WhatsApp
E) Kaynak kitap

Sosyal medyanın hayatımızda ve ilmihalimizdeki yeri bir yana,insan kendine kör,başkalarına dürbün olmaya meyilli. Paylaşımların kaç tanesini kendi nefsimiz için okuyoruz. Mucize bir  kitabın, surenin bütünlüğünden kopardığımız bir ayeti bir başkasına mesaj vermek için kopyalayıp yapistiriyoruz. Böylece insanın en büyük düşmanı, yani kendisi Allah ın yanında bir tahta kurulup etraftaki cümle kusurlu insana " ayar veriyor " Halbuki ne demişti iffetiyle ayetlerde zikredilen güzeller güzeli Yusuf as.
و ما ابرؤ نفسي إن النفس لامارة بالسوء
"Ben nefsimi temize çıkarmıyorum şüphesiz ki nefis kötülüğü emreder. "

Ayetlerin üzerimizdeki etkisi azalıyor. Allah deyince titreyen bir kalbe sahip olma hayalimiz berraklığını yitiriyor.
Ne mi yapalım.
Kalbimizi vurmayan bize ayna olup gözyaşı döktürmeyen ayeti paylaşmayalim.
Gözyaşıyla içe işlenen ayeti zaten fotoğrafa ya da belli bir karakter sayısına  sığdırmak zor.
Vesselam..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...