ve kelimeler....kelimeler, seni istediğin şeyi aramaya teşvik etmeleri açısından yararlıdırlar ancak aradığını kelimelerle bulamazsın. Eğer bulabilseydin, bu kadar çabaya ve nefs mücadelesine gerek kalmazdı...

3 Aralık 2019 Salı

Beyanda sihir vardır

Bir kapalı kutu gibiyiz , bir sırça kafes , ruhun üstüne giydirilmiş et ve kemigiz, can ve  üzerine örtülmüş bir örtü ...


Küpte ne varsa dışına o sızar diyor ya Mevlana hz.. Bir yarık ,bir ağız arıyor iç , dışa çıkacak yol bulmak için ..

Ağız , tam da bu yarık anlamıyla içine giren ve çıkanla bir sırrın habercisi ..

Ruh cihetiyle bakıldığında ağzımızdan dökülenden ibaretiz. 

" De ki duanız olmasa ne ehemmiyetiniz var " ...

       قل ما يعبؤا بكم ربي لولا دعاءكم

Ehemmiyet diye çevirdiğimiz kelime ع-ب-ء sözlükte en çok yük ağırlık anlamıyla kullanılmış , belki bizim sıklet dediğimiz .. Kainatta kapladigimiz yer , kütle, agirligimiz.. Varlığımız ..

Kelimenin ise yara anlamı var , konuşmanın yarılma .. Ağzımızdan dökülenler içimizin esrarı , ve kaybolup gitmiyor boşlukta ..

Hekimler bedeni tetkik için idrara bakar , can hekimi ise kelama diyor yine Mevlana hz. 

حدث kelimesi geliyor zihnime ..Konuşma , olay ve abdest bozma anlamlarıyla..


Konuştuğumuz her şey iç alemimizden haber veriyor ..

Konuştuğumuz her şey olaylara dönüşüyor ..

Biliyor muyuz ? Evet , olumlu konuşmanın gücü , evet eskiler çok dikkat edermiş , ama bizde bir karşılığı var mı ? Pratikte söz ağzımızdan dökülürken boğum boğum oluyor mu boğazımız ..

Şimdi , tam da nisanın sonuna yaklaşırken , binbir çeşit çatallanma dallanmayla büyüyen " ağaç" metaforuyla bakalım soy , aile ağacımıza ... En temeli bir kadın bir erkek , evlenmek .. Nuşuz ,dallardan birinin kırılması ,bu ağacın dalı olmak istemiyorum deyip sivrilmesi gibi .. Halbuki olduğumuz dalın sırrı, kökü de bizim içimizde gizli .. Nereden hangi saik ,hangi arzu, hangi duadan beslendiysek orada dallandık , belki budanma zamanı , daha güzel çiçek vermek , sonunda meyve vermek için .. 

Budanma da bir ıslah değil mi .. Sulama , toprağını havalandırma gibi emek emek .. 
Kadının nuşuzuna farklı ıslah , erkeğin nuşuzuna farklı ıslah tavsiyesi, tıpkı cins cins ağaçlar gibi .. Biri surenin başına biri sonuna .. Sulhta hayır var , düzeltmede birleştirmede uyumda yararlı işte , sulhta hayır var da ,sulh kolay mı.. Kolay mı hayat cenginde sulh ilan etmek kendinle bile .. Kolay mı kökünü ,yaprağını ,çiçeğini sevmek , üzerine konan kuşu , gölgene sığınan yolcuyu ..

Bir sihir olsa , değdiği yeri ıslah etse , su gibi olsa , rüzgar gibi ışık gibi ..

Içimiz dışımız barışsa alemle , ıslah olsa fikrimiz gönlümüz .. Fikri , gönlü  kontrol etmek zor , kelimelerden yakalayabiliriz belki içimizin rengini , kelimelerimizi , konumuzu mevzumuzu guzellestirirsek belki güzelleşir olaylar da , durumlar da , insanlar da .. Ne de olsa hepsi bir ayna ..
Hepsi bir aksi seda ..

Güzel sözü güzel bir ağaca benzetiyor Allah cc :

Ibrahim suresi :
24﴿
 Allah’ın nasıl bir misal getirdiğini görmedin mi? Güzel sözü, kökü sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaca benzetti.
﴾25﴿
 O ağaç, rabbinin izniyle her zaman meyvesini verir. Öğüt alsınlar diye Allah insanlara böyle misaller getirmektedir.


Beyanda sihir vardır diyor Allah 'ın rasulu de.. 
Beyanda da bir yarmak açmak aralamak anlamı var , neyi açık ediyoruz , bu beyandan ne köklenir düşüncesi ile konuşmak nasib olsun 🍀

Söz ola kese savaşı
Söz ola kestire başı
Söz ola ağulu aşı
Yağ ile bal ede bir söz ..


30 Kasım tefsir notlarından ilhamla ..🍀

Yolcu gibi..

Bir yol kenarı .. bir ağaç gölgesi bulmuşuz .. Taştan bir pınar sırtını dağlara yaslamış .. Kaynağından aldığı suya saki olmuş sunuyor ..
Ağaçları , taşları , otları , çiçekleri, akşam gün batımında hayvanları, toprağı suluyor..

Bir küçük kız çocuğu yürüyor toprağın üzerinde iz bırakarak , izine bakarak .. Sırtını pınara yaslayarak .. Yüreğine doluyor suyun ruhu , kaynağından .. Bir duru su oluyor küçük kızın gönlü sonunda . Şehirler insanlar görüyor , dumanlı şehirler , soğuk kışlar , susuz çöller görüyor. Daralmıyor yüreği , izleri takip ediyor . Büyüyor, büyütüyor gönlüyle suyun etrafına toplanan gönülleri ..

Ne zaman özüne dönse hatırlıyor sesine ses veren dağları, çiçekleri bağları, suyu.. 

Su..

Su, tutar yüreğinin elini bırakmaz , tutar Medine ye götürür . Dünyanın keşmekeşi , sıkıntısı albenisi eğlemez , tutar medineye götürür su.. 

Yerleşmeye yayılmaya ebedî kalmaya meyilli beden kendini aşık suya verince , yolunu bulur meylini bulur , hedefini bulur .. Yol catallandikca yürek yorulur , susuz kalır , yol uzar , menzil kaybolur..

Su gibi billur bir ses duyulur susuz gönüllere , gönüllerin efendisinden  ;

" Bu dünyada bir yolcu gibi ol "...





 

2 Aralık 2019 Pazartesi

Edeb

"Mesnevide edeb" desek ne güzel ve büyük  bir çalışma olur.. Bu dersteki haliyle kelimeye azıcık eğilirsek bir gonca gülü koklamış gibi olacağız ..

Adem aleyhisselamin tevbedeki edebinden dem vuruyor Mevlana hz. , hani şeytan denenince sen beni azdirdin , Adem as ise ben hata ettim demişti ...



Edeb sözlükte ; 
edep, edebiyat, literatür, kibarlık, terbiye, yazın, incelik, usluluk, uslu olma, terbiyeli olma, yazılı eser. 
 
nezaket, naziklik, güzel ahlak eğitmek, terbiye etmek, cezalandırmak, yola getirmek, disipline sokmak, yetiştirmek, ceza vermek, tedip etmek, okutmak, öğrenim gördürmek, terbiye için cezalandırmak, öğretmek edepli olmak, kültürlü olmak, iyi bir eğitim almak, medeni olmak, kibar olmak..

Kelime anlamlarından anlama yaklaşmaya çalışırsak ;

Kelimelerin şiir , olayların hikaye  roman , düşüncelerin deneme , gündelik durumların günlük olması gibi bir durum demek ki insanın edebli olması ..

Bir terbiyeye , çalışmaya , okumaya , örnek görmeye , disipline muhtacız edepli olmak için..

Edebul ud, edebul haya derler bizde yaygın kullanılan bir terkib.. Anneannemden.. Utlu kadın diye bir tasvir var , yüzü kızaran , sessiz konuşan , ortaya atılmayan .. 

Ut/ ud haya ,utanma ,ar , şeref demekmiş.. utanma edebi , şeref edebi .. Konuşmanin edebi , susmanin edebi , yemek yemenın edebi , gülmenin edebi yürümenin bir edebi var .. Ibadetin bir edebi ,kulluğun bir edebi var ..

Güzelleşmenin pek çok boyutu var ,her halin incelik kazanması   , kibarlasmasi, zarafetli olması , ilmek ilmek bir nakış gibi.. Edeb bu nakış gibi..

Uslu olmak hepimizin malumu , zıddına yaramaz diyoruz , yarayışlı olmak salih olmak demek .. uslu olmak akıllı olmak .. 
Buraya aklı olan aşık olsun diyelim..
Aşık olan incelikler peşine düşer, hassaslaşır kibarlaşır, belki ama aşkın da bir edebi vardır diyebiliriz .. Herkes kendi gibi sever de diyebiliriz .. O zaman yine şahsiyet üzerine derinleşip edepli bir şahsiyet geliştirmeye çalışabiliriz ..

Her halde olması gerektiği gibi olmak mıdır edep ..

Her halin estetiği ..
Her halin yakışığı..

Nasib olsun inşallah ..






Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...