ve kelimeler....kelimeler, seni istediğin şeyi aramaya teşvik etmeleri açısından yararlıdırlar ancak aradığını kelimelerle bulamazsın. Eğer bulabilseydin, bu kadar çabaya ve nefs mücadelesine gerek kalmazdı...

2 Ekim 2010 Cumartesi

Yaş 30 Ders Nefis

     Doğum günü neden kutlanır..İnsan neden doğum günü kutlansın ister,sürprizlerden hoşlanır..Önemsendiğini bilmek ister herhalde.Onu düşünerek zevki ihtiyacı tespit edilerek hediye alınsın,hiç biri değilse ince düşünülsün,alışılmışın dışında bir şeyler yapılsın ister herhalde.Pastası sevdiğinden olsun,ortam ayarlansın,renkler,kokular,merkezde kendi,etrafta sevdikleri olsun ister..Zaten insan hayattan ne ister canım,canının istediği olsun ister,tüm sesler böyle gelir,reklamlar bile ,sen daha iyisine layıksın,bunu hakediyorsun ya da bunu haketmiyorsun der.Hatta birinin doğum günü ritüelleri başkalarının kabusuna dönüşebilir,öyle her yıl aynı şeyler olmaz,her yıl kendini aşmak gereklidir..

     Doğum günü ile ilgili fikirlerim ilk aborjinlerin bakış açısını gördüğümde değişti.Ben kulağını ters taraftan bulmaya çalışanlardanım.Telepatiyi filanda o kitapla oturtmuştum içimde.Ne diyordu aborjinler,sizler doğduğunuzu mu kutluyorsunuz oysa biz bir merhale katettiğimizde başarımızı kutlarız.Yeni yıl kutlamak kadar boş ve saçmaydı böyle bakınca doğum günü,sonra ilk anne olduğumda benim doğum günümde iyi ki doğdun denmesi garip geldi.Ne gibi bir dahlim var ki benim doğumumda,hiç değilse annem kutlanmalıydı.Yaratanı ille çıkaracaksak kutlamadan..

    Gel gör ki çağ narsisizm çağıydı ve ben bir terazi kadınıydım.Zaten şiirlere,şiirsi cümlelere,çiçeklere kokulara ve keşfedilmeye hayrandım.Hayat benim için aşktı.Aşk,romantizm,estetizm ve hayran olunmaktı.Evet itiraf.Tortuları kazıyorum şimdi.Dipler de temizlensin,akalım,kokuşmayalım.Değil mi?Nice zaman büyük sürprizlerle,devasa güllerle,şarkı ve şiirlerle kutlandım.Gel gör ki tatmin olmadım,çünkü olamazdım bir terazi kadınıydım ve ben aşka aşıktım.Aşk benim zannettiğimden çok farklıydı,ben kabuğun dökülen tarafındaydım,gülün dikeninde gülü unutarak güzellik ve tatmin arardım,e la bi zikrillahi tatmainnel kulub,ama anmadan hatırlamadan tatmin olmazdı,kalpler..Kalp narsisizmden nefret eder..Ruh nefisle savaş eder...


     Bu yıl da,tabiki hediye,yemek, pasta,sürpriz kutlama beklemiyordum.Herkes de beklemememi bile beklemiyordu.Dün Hilal bilmeden erkenden kutladı.Hem de ne güzel bir yolla,insan hiç bilmediği birini canına böyle yakın hissedebiliyor,Rab lütfedince,kızım bugün tefsir de not tutmuş,yine lütuftan bir hediye,çeksem de koysam şuracığa resmini.Sonraa,badana yaptık babamla,kayınvalidem sürpriz bir hediye göndermiş ama hiç sürpriz değil şaşkınlık oldu:)eşim sabaha kadar mide ağrısıyla inlemişti,biraz da bana kızmış mıydı neydi anlayamadım:)Şiir filan yazmadı,mesaj bile yazmadı:)Nasılsın diye aradım,kendimle mücadele ederek,akşam yemeğe çıkalım dedi,çıkar mıyım,bugün emek emek dedikten sonra yok dedim.Elim yüzüm boya,üstümde görsem kendimi tanımayacağım bir elbise,annemlerde buluştuk.Pasta almış,frambuazlı severdin ama meyveli aldım dedi,eyvallah,pasta da istemezdim ama eski izleri silmek kolay olmuyor işte..Eve geldim bir beyaz gül,onu da kopardıklarına üzüldüm.Yine de içimde kalan bir şey var ,nefis işte,niye bir iki güzel cümle yazmadı ki sanki,hayır yazması değil acaba hissetmiyor mu ki:))Hem mide ağrısı hem eş sevgisi hissedilmiyor demek ki,iki şuur bir arada olmaz ya...

     Şaka bir yana,madalyonun öbür yüzüne bakmak gerek galiba,böyle özel olmayı,kutlamayı isteyen bir taraf var insanda.Doğum günü diyor sevgililer günü diyor,yeni yıl ,evlilik yıldönümü diyor.Demek öldüğünde de böyle bir şey bekleyecek bu taraf,Kuran ifadeleri de hep böyle,güzel kokular,kristalden saraylar,şeffaf elbiseler,makyaj ve acı veren o cilt bakımları olmadan tarifsiz bir güzellik,saçma ve boş vaatlerle dolu olmayan güzel sözler,kadehler,meyveler,en sevilenler,selam selam ve rıdvanallahü ekber..Hani sahneye beyaz bir duman püskürtüyorlar ya onun bile karşılığı o buğu yine Kuranı Kerim de..Cemalse en büyük hediye..Velhasıl,doğduğumuz günler birer birer geçmekte.Bilmiyoruz ki sondan kaçıncı nefesteyiz. İşte benimle aynı gün doğan canım Hüma m vefat etti,35 ti henüz.İnsan için elzem olan doğum günü değil ölüm günü.Her şey o son nefes için.Allah ölüm günü güzel kokularla,renklerle en sevilenlerle,şiirden güzel sözlerle güzel mekanlar ve taamlarla melekler tarafından kutlananlardan etsin.Böyle bir hayalle doğum günlerimizi güzelleştirsin sadeleştirsin...

Sonradan,kendime hatırlatma,bu da Hilal in 30 yaş yazısı.

   

  

7 yorum:

  1. teraziyim ben de:))
    şu dünyada herkeste bir taneyse terazilerde iki tane nefis olduğuna inanıyorum:)
    Ölüm günümüz vurgusu güzel. En güzel şekilde doğduk da en güzel şekilde ölecek miyiz?

    YanıtlaSil
  2. Teraziler çok çalışmalı Hilal,aynen dediğin gibi,sırf mezar dekorasyonu için bile burdan çok şey gönderilmeli,güzel ölmeli ama nasıl....

    YanıtlaSil
  3. harika yaa :) çok seviyorum ben seniiiiiiiiiiiii :)

    YanıtlaSil
  4. Tuğçeee,ben de seni...

    YanıtlaSil
  5. iyi ki varsın nagihan.ben terazi değil yay kadınıyım ama sanırım kadınların genlerinde var bu aşk :) ben,canım eşimin doğum günümü kutlamasından vazgeçtim, gözgöze gelebilsek dünyanın en bahtiyar kadını olacağım :)Rabbim ailenle birlikte sağlıklı,huzur dolu bir yaşam nasip etsin inş. bir söz var çok severim; "hatırla doğduğunda herkes gülüyordu,sen ağlarken.Öyle bir yaşam sür ki herkes ağlasın öldüğünde ardından,sen gülümserken"

    YanıtlaSil
  6. Müjgan,teşekkür ederim,iyi ki gelmişsin...Ve sözün özetlemiş ne demek istediğimi..Allah razı olsun..

    YanıtlaSil
  7. Bu doğum günüm bitmeye yakın aldım en güzel doğum günü dileğini.'Doğum günün doğum günün olsun.'amiin..

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...