ve kelimeler....kelimeler, seni istediğin şeyi aramaya teşvik etmeleri açısından yararlıdırlar ancak aradığını kelimelerle bulamazsın. Eğer bulabilseydin, bu kadar çabaya ve nefs mücadelesine gerek kalmazdı...

çay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Haziran 2014 Pazartesi

Sofra

Doymadan kalkabilmek
Sofradan seni
Özlemini vuslatinla
Ölçememek
Mesafeleri
Denizlerle
Mevsimlerle
Islanmak
Senin yagmurunda
Sırılsıklam
Çayı ocaga koymak
Kendini ilistirmek
Pencerenin önüne
Masanın kenarına
Gülüşünü dudagima

Sen sen ve
Yalnız ağaç
Kitapların kokusu
Simitlerimiz ve peynir
Bu ev , eşyalar ve...
Şehadet
Parmagimla
Ekmek kirintilari
topluyorum
soframdan
Sofram Maide şimdi
Senin gönül tarlandan
Çay iciyoruz
Dünya ,diyoruz
Bir nefes huzur
Içimize çekiyoruz
Yiyoruz iciyoruz
Israf etmiyoruz
Bir lokma huzur
Bir yudum huzur
Zerresini saklamaya
Muhtaciz çünki

Islanmadan ıslanabilir
Yürümeden yürüyebilir
Yemeden yiyebilir
Uzaktan sevebilir
Insan
Olamaz mı
Olabilir...

Bu yazdıklarım
Kat a şiir değil
Azad oluşum
Uzun cümlelerden
Kabul edişim
Kendimi öylece
Görünmekten
Kaygisiz
Belki biri
Benim gibi
Seni
Bir gece yarısı
Aramaya kalkar
Saçma da olsa
-Google-da
Bi cümle
Dokunur
Kendininmis gibi
Alır kullanır ruhu
Bir rüzgar
Olamaz mı...
Dünya bir nefes
Cekebildigince

Şükrünü

Derine

O
Beni
Icine
Alamaz mı

alabilir. ..

4 Eylül 2012 Salı

çay..mektup...sonbahar..


Dünya bizimde sormuşlar,çayı mı seversiniz,çay konulu şiirleri mi...ikisini de ikisini de....dedim..sonra ikisini de...ğil,üçünü de...çayı ,şiiri,çayı tek olsun diye üç bardak,ve hep yarım içen sevgiliyi.....sonrası malum,çay içtim...latifenin evinden bir koku hatırası bergamot aromasıyla,ayşe ve hilalin odasından kalma hatıralardan bir tane çay demledim...Çayı eylüle ekledim...Biraz unuttum,zaman mefhumunu yine yitirdim,malum sonbahar,saate bakmadan geçecek...Kendi ahengince...içim sürekli mektup yazıyor bu aralar,gönderilemeyen mektuplar,güvercin kanatları altında saklanıyorlar...Sonra bir mektup haberi alıyorum,biri diyor ki Allahım nolur biri bu mektubu tercüme etsin...İbni arabinin kabeye mektupları...40 sayfa,herbiri bambaşka bir isimle müsemma ve canlı,sanki yaşıyorlar da hiç tanışmadığımız birer dost gibi,çok heyecanlandım,utandım,şükrettim...yepyeni bir zarf açtı Rabbim içime,şimdiye dek habersizdim,seyyieyi haseneye çevirir gibi yetişti kafkanın milenaya mektuplarını kabeye mektupları okumaya çeviren Rab...mektuplardaki isimleriyle,Hayy,rahman,vedud....Mektuplar dost,anladım...Çay içtim,uzun bir sefer sonrası ikram edilen çayı içen,çaya şifa,yapana safa duası eden Ahmed Yeseviyi hatırladım...Ve kadim sözü:dervişin badesi çaydır demişler....



Nisan yüzlü sevgilim;
ben bir çay bardağına sığınıyorum şimdilerde.

Kimsesizliğimi kalabalık cümlelerde saklıyorum.


Tarık Tufan
 


Adın üç kere geçti, saçma sapan bir filmde.
Yalnız olsam, çok ağlardım ama annem bakıyordu. .
"Anne" dedim,
"
Hadi çay koy da içelim."

Ah Muhsin Ünlü

‎''Göz göze gelsek, kör olacaktık. Konuşsak, sözler bitecekti. Ve söylenecek bir çift söz kalsın diye konuşmuyorduk.
Gözlerimizi birbirine değdirmeden öylece oturalım.
Ve bir bardak demli çayın, insanın yüreğini ısıtan şefkatine sığınıp susalım.
Masada çay bardakları ve senin elin olsun..''
 
 
  ve işte bu:

Diyorum ki çok çay içelim,uzun uzun susalım
Gözlerinde duralım sonra bir şiirlik uçurum
Tek ayak üzerinde beklerse yorulur mu dünya ?
Savaş soğuk, kuşlar güzel, Allah büyük.
 
Güven Adıgüzel

şiirler için teşekkürler elif gibi...çay için teşekkürler arkadaşlar..beni affet Allah ım,sana şükürler olsun...Canım bir yudumcuk çay kadar yok,ellerinde,biçareyim....




 
 

Diyorum ki çok çay içelim,uzun uzun susalım
Gözlerinde duralım sonra bir şiirlik uçurum
Tek ayak üzerinde beklerse yorulur mu dünya ?
Savaş soğuk, kuşlar güzel, Allah büyük.

Güven Adıgüzel


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...