ve kelimeler....kelimeler, seni istediğin şeyi aramaya teşvik etmeleri açısından yararlıdırlar ancak aradığını kelimelerle bulamazsın. Eğer bulabilseydin, bu kadar çabaya ve nefs mücadelesine gerek kalmazdı...

ay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Eylül 2017 Cuma

شمس و قمر

En meşhur aşk destanları Leyla ile Mecnun , Kerem ile Asli , Ferhat ile Şirin..
Meşhur olmak bizde, fena ve acı ile.. Ya cinnet sonu ya ölüm..
Halbuki ölmeden önce ölmektir adı aşk..
Aşık olup , hem aşkında fani olup yaşamaya devam edenler , burda yaşamaya devam eden kısmının kayıtları da mühim, bulunduğu,daha doğrusu konulduğu yerde , işinin başında, kendi küçük dairesinin merkezinde, ve O 'nun yörüngesinde diğerlerine hizmet edenler, "yeşil kubbemin altındaki veliler" e dahil ve sırdırlar Allahu âlem..
Dün öğleden sonra evimizin namazgâh köşesinde öylece oturturken bir altın ışık değdi elime yüzüme, sırtımı sıvazladı, başımı okşadı, ısıttı.. Bu oda sabah güneşine alışık nereden geliyor bu güneş ışığı diyerek gayri ihtiyarı pencereye yöneldim. Çok da yakın olmayan bir pencere.. Ayna olmuş güneşe.. Bütün varlığıyla güneş olmuş da bana gönderiyor ışığını..
Işte ay da böyle.. Eksilerek artarak , kemali ve zevaliyle, o hüzünlü cemaliyle hep güneşe aşık.. Hep ondan aldığını bize veren, bizim muvakkitligimiz için  muvahhitligiyle  hizmet eden.. Daim yolunda, ve yesbehun, tesbihte,Rabbine sen subhansın demede.. Güneş, yıldızlardan bir yıldız Rabbin Hayy Kayyum ismiyle, ısıtan aydınlatan, ne çok aşığı var kim bilir kalbi irili ufaklı..
Kalbime döndüm .. kişi sevdiğinin kaderinden pay alır ya, ay.. hilal, dolunay , yar-i cemal, şakku kamer..
Güneş altın, ay gümüşe benzedi..
Yarin şemaili gümüş tene benzedi..

9 Haziran 2017 Cuma

Isra, kehf

Bir gece yürüyüşü, içimde hayali, ille dolunay , "seninle yürüsek
Dünyayı geçsek " diyen bir nur..
Kuranın tam ortası, sırrı.. Başı ortası sonu..
Bu defa koşar gibi yürütüyor bizi imam.. Ruhum mu hantal ben mi yetişemiyorum .. Bir dağı tırmanmak gibi hissediyorum israyi bugün, nefes nefese koşarak ..
Dua dua yalvararak,Mahmud makamı 'na ulastirilsin diye dua ettiğin bir sevgilinin yanına varmak için teheccüd kılarak, sana teheccüdü öğreten büyüklerine uyarak, işaret iz sürerek..
Fecr vakti Kur-an
Sabahın şehadeti
Makamı mahmud duası
Sıdk duası
...
...
...
Ve kehf.. işte gece yürüyüşünün sonu, bir mağaraya sığınıyoruz şimdi, imamda da o dinginlik.. sanki yani başımızda bir su kaynıyor usulca, yüksek bir dağın doruklarına doğru tırmanmışız, içimizdeki o gizli mağaraya sığınmışız, sevr mi nur mu .. yoksa adsız bir kuytu mu, yoksa heva işgalinden kurtardığımız bir toprak parçası mi burası..
Su sesi gibi Kur'an.. işte gençler işte duaları işte imanları, işte Hızır, işte Musa as, işte delik gemi, yıkık duvar ve katl.. işte hikmet işte sır...
...
...
...
Dün kunut duası yapmadık.. Kunut  can suyu..Bugün işte kaynağına yaklaşmışçasina.. Ama sonu.. krala dua.. ah ümmet.. ah ümmet ah ümmet...

24 Temmuz 2014 Perşembe

Ramazan 25 hilal

İnceliyor ay dalı içimizi
Eksile eksile tamamlanmaktir
belki hayat
Kitabın mesturla tanimlanmaktir
Ey kelimatı kitab
Sen de aşık olunasisin
Zarfın da mazrufun da..
Inceliyor her harfin dilimizi
Zaman dahi geçe geçe çoğalıyor
Anın içinde kaybedilince zaman ancak kazaniliyor ..
Bir gecede 7 gece musahade ettiren
Bir gecede 80 senenin hayalini kurduruyor.
Kadir i ihya, kadirin beni ihyasiyla olacak ancak bildim.
Medine'den..ordaki 24 saatten..
Kadirin beni ihyasini kalbim duyacak sirrim onu yalanlamayacak gözüm onun kadrin bilmekten sasmayacak.

Ramazan bitiyor. Ömür bitiyor. Ömür içre ömür yasayana ne mutlu..hayat versin..bi hurmeti yasin ve fetih...ve sekine...



3 Haziran 2014 Salı

Ses kontrol

Sesimi duyan var mı..
Dünya nin bir yerinden
Azerbaycan dan mesela
Kendi yığınının
Altında ezilen ve
bir sesle dirilen
Suya atılan
Bir cevizle mesela
Olamaz mı
Sofrasında bir misafir
belki
Bir mavi yazma
Bir demlik çay
Harem avlusunda
Şaban hilali
Çantasında yol
Aşmış küçük insan
Kitapları insanın
Sesimi duyan var mı..
Her sabah yeniden
Yaşamaya niyetlenen
Ne içinse ona göre
Ölüm için söylenen
Bir cümleyle nefeslenen
Inna lillah
Biz O nun içiniz..
Ve Inna ileyh
Ve  O na doğru yönümüz
Raciun
Dönüyoruz
Sesimi duyan var mı...

4 Mayıs 2014 Pazar

mevsimi na/geh

bir yarayı kaşiyorum
boyuna, enine
günlerin gecelerin
kabuk baglatmiyor ki
hayat dediğin
indiriyor sağanak sağanak
kalbimin
derinliklerine
acısı sagaltilmis
bir yerlerine
adına umut diyorlar
su gibi bir şey
acısı tatlısıyla
arada perdesiyle
korkunun ve titreyisin
bir his işte
öyle tarifsiz
sevgin
kan ve kir arasından
akan nehir
süt
seni bilişim
bir yarayı kasiyorum ben
gecelerse aylarca
süt sagmada kalbime
bir sagimlik canım var
ellerinde..
hem sen her yaraya merhemsin..
kimse ellemesin
bu mevsim
ki simdi adına Receb diyorlar
delili yok/muş bile diyorlar
belli ki solumuyorlar
hal bu ki ya Muhavvil
zuhurunun siddetinden
alıyor çiçeklerini bahar
bak gittikçe kısalan
cümlelerim var
bu üç ay ki içinde
kelimelerim var
suskunluklarim var
ve bir sırt yangını
bir buharlaşma isteği
bir tutma bir kavuşma eylemi
yaralarim ve devalari
korku ve umut
kadehte şarap ve süt
kalbinde asılı hilalin ucundan tut
tut ki
affedildin
yetmez mi
tum yaralara
değmez mi
ellerin
/
ellerin ki
ağaç gibidir
kök salar benligime
çiçek gibidir
adı adım olsun isterim
guvercindir kanattir göktür
bu yara ki tabibim
artık sizindir, bana yüktür
mudahalemden biçare yare
artık devasi mevttir setrdir örtüdür
ellerin diyorum
öyle derin
/
sen bana bakma
utanirim
ben sana
susayim
bilirsin
çok dayanamaz
uzaklığına
kalbim
bu mevsim
beni sen al,
bana bırakma
bir göz açıp kapama
bile olsa
acır kanar içim
sen bana bakma
al beni benden
ver bana seni
bak
tamamlayamiyorum
kelimelerini

14 Nisan 2014 Pazartesi

Aya bakmak

Ay da bir kelimedir içimde..
Ay da gönlüme isabet edendir..
Baştan ayağa yareyim diyen yarin yuzudur bazen,
Bazen,geçmek bilmeyen zamanı geçiren,
Son sürat koşanı yavaşlatandir.
Karanlıkta kalana umut, ışıkta kalana temkindir.
Bu da geçer ya hu, dur ay ..
Kemaldir vasattir zevaldir.
Hilaldir yarimdir tolundur..
Sevgilinin aynasıdır
Eliyle işaret ettiğidir.
Hassastır rakiktir bir işaretle ikiye ayriliverir.
Fedakardir,ihsan sahibidir aldığını verir, onu böyle nurlu yapan bu veristir belki..
Bağlıdır görevine. Asiktir belki güneşe ama alıp başını gitmez..gidemez..itaatkardir hizmet ehlidir, döner durur kendine umutla bakan dünyaliların etrafında..
Şahittir hem, hem meshuddur...Ondan bize kalan bir ay bir güneş bir gök bozulmayan..
Aya bakmak ona bakmaktir.
Aya bakmak yeniden baslamaktir
Güzeldir aya bakmak, onu aramak
14unde ayın bir seheri onunla sahur yapmak..
Ona dalmak...

Şimdi farkettim( 15 nisan) 4 buçuk yıl öncede aynı başlıklı bir yazı yazmışım. Insan ne tuhaf ne habersiz kendinden.Bugun tutulacakmis ay ,tutulmak ne güzel kelime sevdaya tutulmak mesela....

8 Nisan 2012 Pazar

Dolunayla gelen...

Dolunayla neler gelir neler geçer insanın gönlünden..Ayrılık vakti başlamıştır artık,eksilmeler an be an..Nur dağına kaç kez doğmuştur ay,dolunay..Ne dökülmüştür,dağa tırmanmış sabit kadem ayakların taşıdığı sabit yürekten dua diye..Gönlü,yüzü her dem dolunay olan gül dudaktan..Hepsine amin...

Dağlara çıkmak lazım..Dağa çıkaracak bir yürek..Orada durmak lazım..Belki bir uçurumun kenarında,belki iki kayanın arasında..Gözü kara bir noktaya sabitleyerek,gökle göğsü birleştirmek lazım,dua diye...

4 Aralık 2011 Pazar

Dolunay Daha Gelmeden...

Dolunay dostla gelir...Hilal dolunayın ümididir,bunun için içe ümit vericidir.
Güneş her sabah doğar oysa,nur ışığını ziyadan alır,ay güneşten,her güneş doğumu bin hilali barındırır.
Ay, içine gece düşmüşlere ümit verir,tutar elinden,güneş karanlıktan aydınlığa koşmuşların...
Ah,zaman..vah vakti zamanım...Hangi sözde hangi ezgide kaybolmuş gündoğumarım,ay pırıltılarım...Bugün yeniden dinleyince,evet sevgili, 'Şems'ten güzel şiir işitmedim,ezgi duymadım...

Bir sevi masalı hayat,ey dost,bu iyiden iyiye belli..Acısıyla,tatlısıyla hayat, aşk acısı...Hani mide kramplarına yol açan,gümbür gümbür bir kalp gürültüsü,bir ilkbaharda leylak kokusu,gece ,gündüz,ay ,güneş,üşümek,ısınmak,kar,güneş,sarı yaprak,gülen ayva,ağlayan nar,ana kucağı,bir çift göz,al yanak,koku,rüzgar,ruh...sevi işte,var mı ötesi...
Sevide ifrat aşk,şiddetli sevgi,ayn,şın,gaf...A-Ş-G,bir eylem,devam eden,hayat gibi...Şiddetli sevgi yoksa şiddetli azap var..Eşeddü hubben lillah.Sevgisiz kalmak şiddetli  azap..Sevgide haksızlık zulüm,zulmün karşılığı şiddetli azap..Bana en büyük tehdit,''o gün onlarla konuşulmayacak,yüzlerine bakılmayacak''sevgisiz kalakalmak...

Ne diyordu Hilal,sürgündesin,üzüldüğün şey aslında bu değil,o...Ve biz sevgi rotasını şaşırmanın azabını yaşayıp durmaktayız,bir ömür boyu,nebevi sesi duyamayan kulaklarımızla..Sevgi neydi?Bu bir film repliği çocuk aklıma kazınan,selvi boylum al yazmalımdan,neydi sevgi,emekti,değer vermekti,üstüne titremekti...Ve tüm ilanı aşk şarkılarının itiraf ettiği gibi itaattı,hem de gönülle.Allahı sever gibi sevmek tehlikesi, kalbin başucunda beklemekte,görmeden sevmeye çalışan kalbin,kuştüyüne benzeyen,dönüp duran kalbin...

Çay içmeyi seviyorum ben sabahları,bir dostla,simit peynir yanında,ben uzun yaz günlerinde oruç tutmayı severim diyor hz.Ali...Haftamın iki gününe oruç değmeli,iftarı değil,imsakı sevene dek...
Güzel bir sofrada yemek yemeyi severken ben,ben yedirmeyi severim diyor bir sahabi..Yedirmeli o zaman kendine inat..
Annem,babam,kardeşlerim derken,bir topluluk sesi geliyor kulağıma,anam babam sana feda olsun ya resulallah..
Eşim,eş,mecazi aşk hatta,''Ayşe yemeklerin içinde etli yemek gibidir.''o kadar..
Dost desem,''Aranızdan dost tutacak olsaydım Ebu bekri tutardım''aranızdan dost tutmadım...
Ama seviyorum desem sevdiklerini,seni çok sevenleri,onlarla tutunuyor kuş tüyü kalbim hayat dalına,onlar senin elin...
Seviyorum zannedişlerim...Efendimizin ille sevdirildi demesi,''Bana dünyanızdan üç şey sevdirildi,namaz,kadın,güzel koku..''İlle dışarıdan,uzaklardan,ve ille kalbi sahibine teslim ederek,sevdim değil sevdirildim,dünyadan değil,hayatımdan değil,dünyanızdan...
Benimkiler irili ufaklı çakıl taşları gibi düğümlenirken boğazıma hz.Fatıma nın nebevi pınardan damlayan sesi yetişiyor imdada:

Rasûl-i Ekrem Efendimiz bir gün Hz. Ali'ye:


- Yâ Ali, Allah Teâlâyı sever misin? buyurmuştu. O da:

- Severim yâ Rasûlallah!

- Peygamber'ini sever misin?

- Severim yâ Rasûlallah!

- Peygamber'in kızı Fatımâ'yı sever misin?

- Severim yâ Rasûlallah!

- Hasan'la Hüseyn'i sever misin?

- Severim yâ Rasûlallah!

- Yâ Ali! Gönül bir, sevgi dört. Bir tek gönle bu kadar sevgiyi nasıl sığdırdın? Buyurunca,

Hz. Ali hemen cevap vermeyip, üzülerek evine dönmüştü. Hz. Ali'nin üzüntüsünü yüzenden sezerek sebebini sormuştun. Hz. Ali durumu anlatınca: "Yâ Ali! Sorunun cevabı şöyledir: "Babama de ki: Yâ Rasûlallah! Bir kişinin nasıl sağ, sol, ön, arka, alt, üst gibi yönleri varsa, gönlün de öyle türlü yönleri vardır. İşte ben de Allah Teâlâyı ruhumla severim, sizi kalbimle severim, Fâtımâ'yı helâlim ve zevcem olma hasebiyle severim, Hasan ve Hüseyin'i de babalık şefkâtiyle severim." Hz. Ali bu cevabın üzerine doğruca Rasûl-i Kibriyanın huzuruna gelerek senin cevabını aynen arz etmişti de Efendimiz:

"Yâ Ali, bu getirdiğin senin değil; ancak Peygamberlik ağacının dalından toplanmış bir yemiştir."

Sonra,efendimizin hub duası,derde derman:Allahümme inni es'elüke hubbeke,ve hubbi men yuhibbuke,ve amelüllezi yubelliguni ila hubbeke..Allahümmec'al ileyye hubbeke min nefsi,ve ehli,ve min mail barid...Allahım senden senin sevgini,sevdiklerinin sevgisini,ve sevgini kazandıracak amelin sevgisini istiyorum.Allahım bana sevgini,nefsimden,ehlimden ve soğuk sudan sevimli eyle...

Bugün yeni şafaktaki sadık yalsızuçanlar raportajını okuyun dostlar,sorulardaki sığlığa inat,cevaplardaki derinliğe bakın ki,tüm şarkılar O' nu söylemekte..Cenab ı Aşkı...Sevilmek için yaratanı,yine bize merhametinden kalbimize sevgi koyup hayatı-imtihanı-zevkli kılanı,sürgüne vuslat izleri koyanı..

Aşureniz aşka vesile olsun...Hepimize aşk olsun...

14 Eylül 2011 Çarşamba

Dolunayla Gelen...

          Dün gece gökte dolunay vardı.''Orada,narin,zarif,alımlı...''Karşımda biri vardı.Burada,derin,incelikli,dolunay kadar değerli...Sevmek ne garip şey..Sevilen için bir şey yapmaya çalışmak ne hoş..Ay ışıklarının titreştiği gibi yanımızdaki suyun yüzünde,titredi içim,titredi bakışları yüzümde...Yüz yüze gelmekti aslında yaptığımız,bunca beraberliğe rağmen ne kadar zamandır yüzeyden akıp gidenin derinine inmeye çalışıyorduk belli ki..Yüz yüze gelmekti kendimizle,çünkü baktığımız yüzde kendimizi görüyorduk içten içe,yüz sihirli bir ayna...Ama ötesinde ben ayın büyüsü altında,özel bir randevuyla 21 yaşındaki halimle,bazen 11,bazen 31 ve bazen 41 yaşındaki halimle buluşmuştum...Dert aynı,istidat aynı,şifa aynı,his aynı,olaylar ve isimler farklı,bir de farkındalık...
           Dün geceden bana kalanlar:
*Arkadaş seçilmiş kardeş,kardeş seçilmiş arkadaş:)
*Biri için yaptığın iyilik aslında kendine yaptığın iyilik,gerçekten:)
*''Kendim için yapacaklarım''sıkıntılı,başlığı değiştirmekle başlamalı''Allah rızası için''kendine en çok dönecek iyilik:)
*Kendinden çıkmak,çıkarak yazmak,yazarak başkalaşmak,dönüşmek,dönmek..
*Zihin gücüyle zayıflmaktan yola çıkılarak,zihin gücüyle ''iyi''olmak..Bunun için ''seb a teraik,yedi yolu kullanmak...
*En yakınımızdakilerle ikili,kaliteli,özel ve nitelikli zamanlamalarla buluşmak,derinleşmek..
Teşekkürler medcezir......Teşekkürler ay.......Teşekkürler Rabbel Alemin....

21 Nisan 2011 Perşembe

Ay Terapisi



        Ay benim için çok özel,ona bakmak da..Daha önce de söylemişim ya...Gözleri vardı ayın çocukluğumda,kendi gözlerime benzettiğim eğik,hüzünlü,benden başkasının göremeyeceğini düşündüğüm gözleri,hatta ağzı burnu bile vardı..Büyüdüm,bir ara zühre oldu gözdem,venüs,benim yıldızım,sonra geçtim yıldızımdan burcumdan,aya döndü yüzüm yeniden..Gözleri vardı ayın,benden bakışını çevirmeyen..Sonra ayın başlı başına göz olduğunu anlattı sanki ehli hikmet bana,göğün gözü ay,göz bebeği..Nur u habibi..Sonra o hadis..''Siz şu dolunayı gördüğünüz gibi.....''müjdesi...En sıkıntılı zamanlarda ayın içinde olduğunu hissetmek dedi sevgili,karanlıkta kalsan da dolunayın geleceğini bilmek,ya da hilali sevmek...Kim hilali sevmez,bir yanı karanlık diye,kimin aklına gelir hilali değil,yanındaki çoğu karanlığı görmek...Ay başlı başına olumlulama nesnesi,umut aşılama,ışınlama hatta...Sonra bir bilge,her şeyin kemalden zevale vardığını en estetik biçimde anlatan...Bebeklik,gençlik yaşlılık dersi mi versin,felek mi,daire mi dersin,her yükselenin alçalması mı,her büyüyenin küçülmesi mi,her küçülenin büyümesi mi,bir işaretle ikiye ayrılması mı,teslimiyet mi,fena mı....Efendimi mi,hz.İbrahim i mi,ay onların gözlerine de bakan nadir hatıralardan değil mi?
      
        Sonra bir kitap..Ay terapisi,uzun zaman okuyamadım,belki kıskanıyorum demişim daha önce Mustafa Ulusoy,tespitlerini çok beğendiğim biri,nasıl durultmuş zihnini,imtihanları ağır,sezgisi kuvvetli olmuş belli,benim ayımı kim bilir ne zaman keşfetmiş,neler yazmış düşündüm,merak ettim,alamadım yine de uzaktan baktım hayran hayran,belki yok saydım,Taha getirdi bir gün,bunu seveceğini düşündüm,hem ay,hem Mustafa Ulusoy dedi,nasıl sevindim,evet bu doğru dedim.Hem AY...Hem terapi...

        Kitap yine çok güzeldi,içimde tanımlanamamaktan ortaya çıkamamış bir sürü duyguyu,düşünceyi ortaya koydu,kendimle yüzleştirdi.Şaşırttı,utandırdı:)Ayı haset ve kıskançlık tedavisinde kullanması,benim küçücüklüğümü ikrar etti.Öyle ya herkes ona benim ayım diyebilirdi,ayı tüm dünya insanları paylaşabilirdi.Kimse kimseden ayı kıskanmazdı,öyle değil mi:))Ay,benlikten ve güncel girift dertlerden kurtulma nesnesi...Ay yeryüzündeki koordinatlarını belirleme vesilesi...Ay,her yaratılan gibi bir anlam abidesi..
Amerika'daki  ağaçların üzgün olma sebebi ise bambaşka bir güzel bakıştı..Güzel bakıştan yoksundu bazı güzellikler,ayın güzelliği de belki bundan diyordu Ulusoy,aya güzelliğinin müsebbibini görerek bakacak birileri her zaman var..Bir ağaç ne ister,ne için yaratıldıysa onu yapmak ister,O nun güzelliğiyse güzelliğiyle anlatmak istediği ağaca bakan O nu görsün ister...Nefs ve sınır ise iyiydi,nefse ay terapisinden çok ölüm terapisinin iyi gelmesi de ayrıca iyi...Ay ışığında tefekkürü mevt nasip etsin Allah sınır tanımayan nefse.....Kayıp,milliyetçilik,kıskanma,imrendirme,takıntı diğer irdelenen noktalardandı.Velhasıl,iyi geldi kitap bana...

5 Ocak 2011 Çarşamba

Zamanı Tutarken Selam

          Yeni bir sene başladı.Allah ın ayı muharrem dün bitti.Ay karardı.Safer başladı..Safer başka türlü bir ay,diğerlerinden farklı,mayamızın tutması gereken kıvam korku ve ümit arası,Safer zamanın korku kısmını tutan kısmı.Belaların,musibetlerin bizim göremeyeceğimiz bir şekilde yazıldığı kısmı.Kim korur beladan,ve kim indirir rahmeti nimeti sağanak sağanak devamlı...Tüm duygularımızın Rabbı..Korkunun,ümidin,sevincin,neşenin,hüznün ve kalbin,kalplerin sahibi...Dua istiyor...Çağırmamızı istiyor,günde 70 kez nazar ettiği kalbe,his dünyamız her halükarda huzur bulsun diye.Selamete ersin diye..
           Selamet ne güzel kelime,Ne dingin ne özgür,ne kurtulmuş ve ne huzurlu.İslam olma hali,ve dahi müslüman.Selam, insanın insan üstünde hakkı.Vermek sünnet,almak farz selamı.Biri selam verince diğerine ,benden emin olabilirsin,sana zararım dokunmaz,selamette içim sana karşı diyor,demeli çünkü.Tüm dillerin kaynağı,iletişimin başı olarak,her negatif düşünceyi keserek başlıyor söze...
           Safer ve selam..Yanyana gelmiş,dualara bakınca.Kurandaki tüm selam ayetleri,Allah ın verdiği Selam,her gün okunacak,kainata ben selamete ermeye çalışıyorum,hedefim Allah selamı mesajı verilecek.Üç aya denildiği gibi,Allah ım bana bu ayı bereketli kıl denecek,saadet ve zaferle tamamlat duası eklenecek...
          Safer de mübarek olsun her an gibi..

22 Aralık 2010 Çarşamba

Aya Bakmak...

          Tuhaf geliyor,bir insanın 30 yaşından sonra aya müştak olması..Hatta kendine yetişkin bir insan gibi yaklaşması insanın,gerçekten tuhaf.Yaşlandığını farketmek tuhaf,artık çocuk olmadığını kabul etmek tuhaf.Aya bakarken yaşı yok ki insanın,küçük bir kız çocuğu oluvermesi tuhaf .Gizli gizli ona bakması birileri onunla konuşmaya çalışırken..Trafiğin en kalabalık halinde,far ışıkları gözlerini alırken dikiz aynasından göğe bakmak,görünce ayın o sarı kocaman halini,önüne bakmayı unutması,yolun terse dönmesini beklemeyi bile akıl etmemesi,arkadan sağdan soldan ışık izlemesi,yol bilgisi zayıf aynı insanın,biraz tepeye çıkıp tam karşısında görünce şaşırıp kalması..Arabayı durdurması.Öyle bakıp kalmak istemesi..Ara sıra etrafındakilere gösterip aya baktınız mı,diye sorması,onların hıı,deyip devam etmesi..
          Gökyüzüne böyle bir ışık asması ne büyük bir lütuf,güzellikler sahibinin..Her an başka başka güzelleşmesi ne hoş..Ay terapisini okumak istedim Mustafa Ulusoy un,kıskandım mı ayı ondan bilmem,okuyamadım,daha yoğun bir geçmişi vardır herhalde,daha yoğun bir düşüncesi,ne bileyim,dur şu dolunay bitsin,içim durulsun,okuyayım inşallah..Ay ışığında yürüyeyim inşallah.Hilaliyle heyecanlanıp,dolunayına gün sayayım,son demini bekleyip,ışığını içeyim...Sonra İbrahim as. gelsin hatıra, ondan çok hatırası olan var mı yıldız,güneş ve ayla...Aya bakıp dururken ben yeni yeni yoğunca,ki ilk gençlik yıllarımda yıldızlara bakardım uzun uzun,zühreye ille,o yıldızdan,aydan,güneşten geçiyordu çocukken daha..Rabbini buluyordu,parlayıp sönen her noktayla..
         Olsun...Gecemiz aydın olsun,gönlümüz ayla dolsun..Şimdilik...Yüzü aya benzeyen sevgiliyi düşünerek.Cemalullah a ulaştırır belki cemalinden yansıyan her sebep...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...