ve kelimeler....kelimeler, seni istediğin şeyi aramaya teşvik etmeleri açısından yararlıdırlar ancak aradığını kelimelerle bulamazsın. Eğer bulabilseydin, bu kadar çabaya ve nefs mücadelesine gerek kalmazdı...

güvercinli odada etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
güvercinli odada etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Aralık 2014 Pazartesi

Gözünü kapa...

Çek perdelerini
beden penceresinin.
Gözünü kapa
Yürü içinin içindeki
En derin
En karanlık odaya
Noktayı suveydaya
Safere sefere sifirlanmaya
Ölümün sarılığına
Yolun sarp dağ kaya
Yılma, gözünü kapa
Bir mektup yazdırır belki Ahrar
En kapanmaz yarana
Belki bir küçük not Mevlâna
"Incı kadar yaran vardı yavrum
Göl ettin göl ettin göl ettin. "
Belki bir şehre varır Şeyh in önüne oturursun
Perde nin ardında O sen olur
Gide gide sen O olursun
Gözünü kapa evladım
Gözünü yum...
Bir an önce kendinden kurtul...

Hoca ya hürmet özlem..Akşam sohbetlerine, guvercinli odaya, güvercin kanatlarina..odada kaynayan çaya, Konya gevregine, odadaki küçük çerçeveli çerçevesiz resimlere, kitaplara. ...

21 Mart 2011 Pazartesi

Şuuraltına Bakmak

Bir rüyayla başladı yine herşey...Belki de rüyaya geçişle..Belki uykuya geçişle,belki daha öncesiyle,çok öncesiyle,duayla...Yumurta mı tavuktan,tavuk mu yumurtadan denir ya öyle belki,bir rüya bir niyet,bir dua,iyi haftalar efendiiiim,dedi birisi,ne güzel bir pazartesi lütfetti Allah..

Şuuraltıydı bugün konu..Nasıl başlamak lazım,önce kendini tanımak konumlandırmak lazım,kendi içine bakmak lazım..Kalp nedir,nicedir..Aslında kalp sadece bir kalıptan başka nedir..Ruhun üzerine oturduğu bir arştan kürsüden başka nedir...Seb'a teraig,göğün üzerindeki yoldan ziyade,sadrımızdaki yedi letaif değil midir...Yüz kalbin casusu..Yüzden anlaşılır bir insanın kalbi..Çankırılı Gümüşlübabayı hatırlamanın tam vakti..Hani sarayın önünde durmuştu da,ne istediğini sorana,evladım ben kalp kalaylarım demişti.En az üç günde kalaylanacak kapları verip bakmışlardı,yine ibadette yine taatte,kapları almaya gidince çuvalın içinde,gördüler ki kalaylanmış kaplar,sırrı açığa çıkınca ölmek istedi,her sıddikiyet makamına erişen gibi,sağına döndü ve Rabbine gitti..Allah la samimi olanın Allah Veliyyi idi.İşi gücü ona emanetti.

Allah la beraber ikiniz gidin savaşın ayeti,tek başına düşünülünce Allah la samimi olmak ve gayrıya karşı Onunla savaşmak olarak düşünülebilir mi?
Bu bir kuraldır ki,melikler girdikleri yerlerde taş taş üstünde bırakmazlar,ayeti Allah kalbe girince kalpteki gayrısının kalbi terk etmesi ve Allah ın kalp kürsüsüne,asıl yerine geçmesi denebilir mi?
Nur 35te anlatılan kat kat zücace kalp,içindeki ateş ruh olamaz mı?
Esma ul hüsna  bu kandilin voltajını belirleyebilir mi,teheccüdde 99,sabah 11,öğle 21 esma zuhur eder denilen bu değil mi?

Ruhun 30 özelliği var.30 kuşu var,30 kanadı..Aşk,tefekkür,muhayyile,vehim..Şuuraltı bunlardan biri sadece..Şuuraltına yalnızca Allah ı göndermek lazım..Öyle bir kazan ki şuuraltı ne atarsan mislini alırsın..Atılan şeyler ya öldürür,ya diriltir enerjisiyle..Bunun için doğala güzele,helale bakmak,duymak lazım,çirkin necaset ve haramdan kaçınmalı.Subliminal mesajlara,25.karelere dikkat etmek lazım..Zikre devam etmek lazım..Hu,Allahın batınıdır,her nefesin farkına varmak lazım..Zikir psikolojik değil,ontolojik ihtiyaçtır.Meleklerin
dönüşü,hafe,insanın dönüşü tavaf,aynı anlamsa da hafe batınıdır.Allah herşeyin merkezinde olacak,ve herşey batınen Onun etrafında dönüp duracak..Şuuraltına giriş,uykuya geçiş demek,yatağa girerken,ölüme girmekle eş,uyuduğun yerde gezeceksin çünkü sabaha dek.sürekli daralmak,stres,belki gece gezdiğin yerlerden gelecek.Denizdeki inciyle süslenmek için derine dalmayı göze almak gerekecek.İmana amel,amele ihlas gerekecek,tefekkürle ihlas okumak gerekecek...

15 Kasım 2010 Pazartesi

Durmak...

Durmak bize ne çağrıştırır,ilerlememek,kalmak,yavaşlamak,yetişememek,duraklama döneminin sonu hep çöküş müdür?Oysa hızla yürüyüp giderken ilerdeki ufuğa bakarak,önümüzdeki uçurumu nasıl görürüz durmazsak?Durmak lazım o zaman,tüm ahir zaman saatlerinin modern yetişemedin zillerini sustururarak..Durmak ve düşünmek,derinden derinden hissetmek.Durmak ve görmek lazım,dokunmak bazen,bazen durmak ve duymak...
Durmak ve anlamak..
Durmak-düşünedurmak..
Standing_understanding..
ve-ka-fe_a-ra-fe...
Türkçe den çok daha belirgin ingilizce ve arapçada anlam bağlantısı.Arefe bilmek demek,tanımak,önceden bilinenin hatırlanması canlanması gibi bir anlamdı sanırım.Vakfe durmak.Ayakta durmak,durmak ve çağırmak,dua..Ne küçük olduğunu anlayarak.Kocaman arafat dağının üstünde,siyah beyaz karıncalar gibi seçilmek,ayakta ve eller havada ille zilhiccenin dokuzunda,arefe gününde beklemek..Affedilmeyi,kavuşmayı,düşmanlıktan kurtulmayı,tekrar beyte dönmeyi,dönedurmayı,haceri anıp koşmayı ,hacerül esvedin karşısında selam durmayı,avcuna öpücüğünü koyup çocuk gibi gözü yaşlı ama ümitli selam göndermeyi beklemek.Durmak ve hatırlamak,veda haccını,efendimizin açık omzundan yayılan gül kokusunu duymak için yeniden durmak ve bir nefes almak,işte sesler yükseliyor,dur dinle,lebbeyk allahümme lebbeyk..Bak efendimiz Ömer e sesleniyor sen güçlü bir adamsın sakın hacerül esvedi öpmek için omuz vurma,yetişemezsen uzaktan selamla diyor,dur,koşma,dur düşün..İşte kasva,göğsü arafata dönük,şu dua böyle uzun ,Rahmetin salihleri kuşatacaksa günahlar kime gitsin diyor,efendimiz söylüyor,öğle ikindi birleşiyor,dur,kağıttan okuyup geçme..Dur,öylece dur,kendini farket,selam gönder,örümceğin,çöldeki kelerin,efendimizin elinde kurban edilmek için yarış eden develerin,yavrularını emziren köpeğin,yuva kuran kuşun diliyle,kendi dilinden utandın belli..Vakfe,arefe,hac,kurban,bayram..Neresindesin,dur ve düşün..

Düşün nedir bayram telaşın,nedir umduğun,var mı hala yatağa başını koyarken çocukça bir umudun bayrama dair,kıyafet heyecenlandıramaz artık seni,kandırma kendini var mı görmek istediğin bir düşün,razıyım rüyada yüzünü göster,bu kul varlığından soyunmak ister,diyen mısra hayat bulur mu zihninde..

Düşün ne güzel bir yerdesin,ne güzel insanların yanında,sesinle varlığınla ortamı kirletmemek derdindesin hala,elinin değdiği yerleri temizledin,şimdi gönlünü sahibinin yıkayacağı vakit,çeşmelerden zemzem akarmış ya hani,göklerden rahmet yağıyor aç gönlünü,itiraf et kirlerini,kalplerin öldüğü gün ölmeyecek bayram gecesini ihya edenin kalbi...

Hiç bir ırmağa benzedin mi kalabalıklar içinde,yoksa set mi oldun akan ırmağın önünde,düşün ,bahaneleri geç,müzdelifeden minadan aktın mı,mina da kaldın mı,yoksa rahat olasın diye oteli aradın mı,bir çadıra neleri sığdırdın,hac anılarına hangi şikayetleri,şeytan taşlayana kadar çektiğin acı şimdi yanmana değdi mi,dur üstünü örtme,düşün..anla ki bayram edebilesin...

Her şeye rağmen senden vazgeçmeyen Rabbine dön,hamdet,şükret,yan,yakıl,sevdiğini,sevdirdiğini,mucizesini,yeniden seni ellerine aldığını,şefkatle sarmaladığını,yarım kalan dairelerini sevgiyle tamamlattığını anla,anlat,dur,anla,dur,sus...

Bayram bayram olsun,her vakfemiz bir bilişe,her bilişimiz takvaya,çabamız saya,her tamamladığımız daire tavafa,her selamımız istilama,kurbanımız infak ve yakınlığa,namazımız miraca,hayatımız hacca dönüşsün inşallah...Aşkla...

3 Kasım 2010 Çarşamba

ANSIZIN

Durunca
Öylece durunca
Bekleyip durulunca
Hızlıca akıp giden hayat
İçinde durdurulunca
Saatler susunca
Vakitsiz bir an olunca
O an içinde uzayınca
Ve olunca ansız tüm anlar
Ansızın

Düşününce
Ağır ağır gelince
Bekleyerek gelişince
Ansız hislere düşünce
Hareketler durunca
İçinde herkes susunca
Ve ölünce kıpırdayan canlılar
Ansızın

Bakınca
Gözlerini ayırmayınca
Görüldüğünün farkına varınca
Göz göze gelmenin hayali sarınca
Bakışlar ansızlaşınca
Lisanlar yetmeyince
Akıl erişemeyince
Ve daldıkça derine tüm bakışlar
Ansızın

Görünce
Göremeyince
Görmeyi düşünemeyince
Düşünceyi göremeyince
Yüzünden başka her şeyi
Yokluğa gömünce
Ve mavi bir denizde yüzünce tüm varlar
Ansızın

Sevince
Tüm bahaneler silinince
Sevgilinin evine usulca girince
Tüm kapılarını açınca
Sır perdelerini yırtınca
Sevince sevilince sevince
Ve dönünce sevince tüm gamlar
İncir ve zeytinden tat alınca
Ansızın

Dururmuş zaman
Yok olurmuş mekan
Görünen herşey yalan
Kafesler viran
Elif,he,bir an
Bir düş eskilerden kalan
Na...an
Ansızın

Bir de pervazlara konan güvercinler
İçimden kalkıyorlar gibi, kanat sesleri
Bir ışık huzmesi
Diz dize,göz göze
Anlatamadım ki,
Anlamadım da aslında,
Şimdi dilsiz
Şimdi lisansızım...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...