ve kelimeler....kelimeler, seni istediğin şeyi aramaya teşvik etmeleri açısından yararlıdırlar ancak aradığını kelimelerle bulamazsın. Eğer bulabilseydin, bu kadar çabaya ve nefs mücadelesine gerek kalmazdı...

kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ekim 2018 Cuma

Ölmek ...

أَيْنَمَا تَكُونُواْ يُدْرِككُّمُ الْمَوْتُ وَلَوْ كُنتُمْ فِي بُرُوجٍ مُّشَيَّدَةٍ وَإِن تُصِبْهُمْ حَسَنَةٌ يَقُولُواْ هَذِهِ مِنْ عِندِ اللّهِ وَإِن تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ يَقُولُواْ هَذِهِ مِنْ عِندِكَ قُلْ كُلًّ مِّنْ عِندِ اللّهِ فَمَا لِهَؤُلاء الْقَوْمِ لاَ يَكَادُونَ يَفْقَهُونَ حَدِيثًا ﴿٧٨﴾

Geçen derste fi sebilillah yaşamanın zorluğu üzerinde durduk . Neden bunca zor karşılıksız vermek.. sevmek ...
Çünkü burasi sebepler alemi , sebeple sonuçla yaşıyoruz. Deni olan alçakta olan yakın net, ahir olan uzak , flu ..
"Göz odur ki duvarın ardını göre
Akıl odur ki başa geleceği bile "
Bu kıvamın tek iksiri var aşk.. Onun için ود .. حب lazım, katman katman derece derece sevgi ..

Nisa suresindeki insan psikolojisinin bir ucunda , hodgam , ben diyen başka bir şey demeyen ,kaypak zeminli , sabitesi olmayan, zayıfı görmeyen, kendi sözde hakkından başka hak hukuk tanımayan, mevedde ve rahmetten uzak insanın dünya ahiret dengesini sağlayan tek ve en büyük hakikat , gel geç sevda delici ölüm var. Bugün görüşün keskindir denecek bir ölüm . Katman katman nefs perdelerini yırtıcı bir idraki mevt var.
درك
Sözlük anlamında derinine inmek , en dibine inmek, sonuna yetişmek,  aşağı inen dereceler gibi anlamları var, idrak etmek de burdan, sonradan münafıkların yerini belirtmek için gelecek derkil-esfel .. en alt katman...

Burada insanın en derininde yatan, ayetteki ihtişamla kalp evinde yer tutan / بيت / geceleyen /bayatlayan/ gerçek niyetleri, /ki nüve çekirdek tohumdur her niyet/ insanın dış cephesini ne kadar sıvasa inşaa etse / شاد / müşeyyed olsa ınsanın görünen kısmı , hatta طاعة ، itaat ediyorum dese , süslü yüksek görünse de ... Her sıvası , her katmanı, her süsü , yaldızlı hal hareketleri  ölümlü insanın.. 
بروج
Burucda yıldız burç kule anlamlarının yanında, güzellik, güzel göz, ortaya çıkan parlayan güzellik anlamları var.. Kuranda kadının güzelliğinin ortaya çıkışı için teberruc olarak geçiyor.  Nisa da geçmesi... Kadın- dünya zemininde düşününce tıpkı necva/ fısıltı  gibi kadının yönlerinden bir yön..

Ya bir ticarete girecek insan sebep dünyasında Rab özellikle dünyayı satmak diyor , hidayeti satin almak diyor , can karşılığında cenneti satın almak diyor . Madem ki nefs karşılıksız vermekte zorlanıyor Rab karşısına cenneti, rızasını koyuyor . Ve ridvanallahu ekber !

Allahın rızası en büyüktür...

Ve bu rızayı kazanmak için itaat .. Allah'a ve rasulüne..
Rıza.. isabet eden her şeye..

8 Ekim 2012 Pazartesi

Suudi Arabistan da kadın olmak...

Bu yazıyı cok farklı bir haleti ruhiyeyle yazdığımı itiraf ederim.hatta etikete bu ne perhiz bu ne lahana turşusu bile yazilabilir,durumumun birini kinamakla alakalı olduğunu düşünüyor ve yazmaya devam ediyorum:)
Aslında üzerine tez yazılır bu başlığın..ama benim küçük gözlemlerimle idare edin..suudda kadın olmak deyince akla gelen bir resim var..simsiyah bir silüet..bir çift göz..evet yabancı bir göz için bu kadarı bile fazla denebilir...peçe görünmez olmak kadar sihirli bir şey bence,gizemli,buradaki adıyla abaya,cilbab özgürlük...resim baktığınız acıyla değişir ya belki içerden bakmak da diyebiliriz buna...
Görünür olmak üzerinden gidersek bizde pek cok kadın tipi vardır,pek cok sınıflama,sadece başörtülü  ve basortusuz diye ayırmazsınız,cok bakimlilar,doğallar,basma etekliler kot pantolonlular sporlar klasikler erkeksiler feminenler..burda tek kadın tipi var dışarda nerdeyse hepsi aynı,belki göz bile görünmüyor ama içerde,bizim en bakımlı ablalardan bakimlilar..manikursuz,makyajsiz ve fonsuz hatun yok,evin icinde asla örtünmüyorlar ve evleri genelde çift girisli,böylece hiçbir yabancı erkekle karsilasmiyorlar.bu kılık kıyafet bakım ısinin genc yasli diye bir istisnasi bile yok:))vitrindeki kıyafetlere hayretle bakmıştım ilk geldigimde,kim giyiyor bunları diye:)bayan için bu kadar feminen çalışan bir yer daha var midir bilmiyorum..kız cocukları icin bile hazırlanan ürünler oyle çeşitli ki..kadının iç yüzü pembe desem abartmış olmam arabanın bile pembesi cok burda,şoförler siyah olsa da)bakım konusunu uzatmıyorum varın gerisini siz duşunun..Ama parfümü geçemem...burada en önemli seylerden biri guzel koku..her alışveriş merkezinin yarısı kokucu desem abartmış olmam..eskiden bizim hacılar gelirken getirdikleri o ağır kokuları nerden bulurlardi acaba..kokunun hası burda..:)
Arabistan'da yaşayabilmek icin yanınızda bir erkek olmalı:)sizi taşıyacak gezdirecek koruyacak,alışveriş yapmanızı sağlayacak,para kaynağı sağlayacak..eğlenmenizi sağlayacak,size bir yardimci sağlayacak,yardımcı ev isleri ve çocuklarla ilgilenirken siz giyinip suslenip cocuklarınızı seveceksiniz..şoförünüz sizi arkadaslarınızla yapacağınız haflelere(parti) ya da gece yarısı başlayan düğünlere ya da hareme götürecek...Yani cook rahatlar anlayacaginiz..
Dilinden belli oluyor insan bir de yürüyüşünden..buradaki kadınlar gercekten bizden farklilar,konuşurken bir şey akıyor zannediyorsunuz,yürürken dalgalanıyor..biz konuşamıyoruz sanki,yutkunuyoruz..
Genc çiftler görüyorum bazen haremde ,bembeyaz entarili bir genc yanında siyah kadifelere sardığı bir mücevher taşıyor sanki..Hanim burda kıymetli ..Eskiden kalma  çoklu evliliklerde ise gözlemlediğim su,dost olmuş kadınlar birbirine,ve hepsi
Bakıyorlar eslerinin gözlerinin icine:)
Ha,bir de yemek temizlik vs.yemegi genelde hazır yiyorlar et tavuk pilav pişiren yerler var,kocaman cipsler var,çikolatalar cerezler,mamul(hurmali kurabiye) ve hurma var..bir de vazgeçilmez Arap kahvesi...buranın ikinci kokusu kakule,buradaki adıyla hell:))temizlik kısmı biz titiz Anadolu kadınlarına pek uymayabilir,mesela biz hali yıkatiriz onlar her Ramazan oncesi degistiriyorlarmis:))ve malesef nerden geldi bilinmez bazilari ayakkabiyla eve girebiliyorlar:(yani yemek temizlik sorunu yok,yardımcılar o devasa evin içindeki banyolu odalarında yatılı kalıyorlar..cocukları parka genelde onlar getiriyor,okula şoförler bırakıyor..ve yardımcılar genelde yabancı uyruklu,bu yuzden bizi de yardımcı ve şoför zannetme olasılıkları var:))ha bir de yardımcıların yüzü peçesiz genelde..misafirliğe bile yardımciyla ve bol ikramla gidiliyor..misafirlikler carsamba Perşembe gecesi yogunluklu olarak yatsıdan sonra basliyor.çeşit çeşit meyve suyuyla basliyor ki taif narı meşhur kavun bile var,kahve hurma,kurabiye ,cay börek (sembuse ki o da satılıyor), meyve ve ardından pilav üstü et yemeğiniz geliyor...ev sahibimize yaptığımız ziyaretten gecenin bir yarısı şaşkınlık ve başörtümüze ruj lekeleriyle donduk:))))
Soldan bir sagdan dört kez opuldugunu ve ev sahibinin bu kadar cok akrabası olduğunu bilmiyorduk:))


20 Eylül 2012 Perşembe

Görünmez Olmak

Mekke ye yeni geldiğim günlerdi..Bunu yazmalıyım dediğim ne çok cümle yazdım kalbime...Bir şehre yeni gelmek..Daha önceden geldiğin bir şehre,geldiğin ve özlediğin bir şehre,şehirlerin anasına,ummul kuraya,Rabbinin isimlendirmesiyle,tüm şehirleri doğurana gelmek,artık sakini olarak hem de..
''ene eskun fil mekke''mekke de oturuyorum diye çevrilebilir,benim için öyle değil,mekke de sukun buldu yüreğim,yani tüm çığlıklarımı burda duydum,yani burda susmaya geldim,burda tek birine derdimi anlatmaya geldim,yalnız olduğumu,her defasında acıyarak hem de öğrenmeye geldim demek..
Dar,küçücük sokakları var eski Mekke nin,uzun görkemli ve lüks otellerine inat,dağ tepesinde yarı yıkık evleri,minicik dükkanları da,taze süt dükkanı var mesela,tabelası okunmuyor,ama zencefil katıyorlar sıcak süte geceleri..burda uyunmuyor geceleri...yürümek hareme doğru herhangi bir sokaktan..ancak hareme yürüyebilirsiniz,yürümenin en doğru menzili...orada yürüyeceksin,ayaklarının o yürüyüşte sabit kalmasına dua edeceksin..
Her şehrin kendine özgü bir kokusu var,bir havası,bir ruhu,tıpkı her insan gibi,şehirler canlı,diri...Onun kurallarına uymalısın,giysisine insanlarının,kokusuna,ritmine,''la müşküla''sorun yok deyişlerine,sabır deyişlerine,acele etmemelisin,ayakkabılarını çıkarmalısın belki,öyle durduğun yere secde edebilmelisin...farklı olana farklı bir paradigma geliştirebilmelisin...Tadını çıkarabilmelisin,yediğinin,giydiğinin,içtiğinin....
Hurmayla doyabilmelisin mesela,zemzemle kanabilmelisin,dinleyerek sadece iyileşebilmelisin,bir mektup bekler gibi namaza durabilmelisin,peçeyle görünmez olabilmelisin,özgür olabilmelisin,sıradan,ya da hiç,sen nasıl iyi dersen,ağlayabilmek için,gülebilmek,için,kalabalıkların içinde kaybolmak,bir Rabbinin gözüne değmek için,görünmez olabilmelisin,gözünden tanınıyor insan öğreneceksin....

16 Haziran 2011 Perşembe

Fatıma'nın Elleri


Can parçasını okudum,Kadın Oradaydıdan Fatıma yı tekrar okudum,Ehli Beyt serisinin Fatıma sını da.Ali Şeriati nin Fatıma Fatıma sı var bir de,onu bulamadım...Fatıma dan bana ne kaldı,yoğun hisler...Bir önceki yazının anafikri,ölümü güzelleştiren çileli bir hayat,hiç bir dönemi bizimkine eş değil,benzer değil...Hem saadette,hem dertte...Fatıma bir küçük kız,yanı başımdaki adaşı kızım gibi,Fatıma bir çocuk erkenden olgunlaşmış,öğrencilerimden biri yaşında belki,Fatıma çeyizi ve anasının özlemiyle peygamberin gözünü dolduran bir genç kız,gözünde titreyen umutlarla..Fatıma vefa,baştan başa,sevdiğinden sonra gülemeyen bir daha,ilk kavuşan,ayrılmayan..İçime dolan,boğazımda düğüm...Dönünce hatırlamak adına,Fatıma dan bana ne kaldı:
-Yetimliğimiz,ümmetçe,alemlere rahmet babamızı daha doğmadan kaybetmişliğimiz,yitikliğimiz...
-Fatıma nın ırmaklığı,Kevser in yoklukta saklanması, vahdetin kesrette saklandığı gibi
-Fatıma nın eli..Acıyla duvara yaslanan,ateş başında,ateş içinde,tüm kadınlığıyla,kitaplar atlamışlar sanki Fatıma nın sessiz,ama babada yankılanan kadın feryadını..Fatıma nın üstüne gül koklanmaz,o cennet kokar çünkü..Fatıma nın eli,Şifayla uzanan babasına,merhametle yavrularına,ve akarak ümmete..İnsanlar takı yapıp takmışlar,ninelerimiz ocaklarının üstüne yapmışlar..Dile destur,benim değil Fatıma ananın eli...
-Bir garip kuru ot hayali,çöl ortasında vaha gibi,kadınların medet umduğu,sımsıkı bir yumruk,kaynaya kaynaya açılan,doğuma vesile...Adı Fatıma ananın eli...
-Bir rüya..Çok eskilerden,Fatıma yı bilmezden önce,Cennet ül Baki den devşirilen koku şişeleri,ama içi gözyaşıyla dolu..Elimde Fatıma nınki...Bir koku hazırlığı,seçimde Bilal görevli,Fatıma nın çeyizi..
-Bir düğün yemeği..
-Çölden toplanan izhir otları,Allah ın aslanı Ali nin elinde,ama döndüğünde yok develeri,acı...
-Ölüme duyulan özlem,hayattan bıkma değil,arkasını düşünmeden..
-Babaya açılan pencere,ilk uğranılan,hep uğranılan olmak..
-Kadının yolunun çölden geçmekliği...
-Kırgınlık,gizem ve şiir...
Ve mersiyesi Fatıma nın,nasıl kadın kokan...

Maza aleyye men şebbe türbete Ahmed..
Enla yeşümme mede'z zamani gavaliya..
Subbet aleyye mesaibun lev enneha
Subbet alel eyyami sırne leyaliya...

Kim Ahmed in kabrinin toprağını koklarsa,
Zamanla hiçbir kokuyu koklamak istemez...
Üzerime öyle musibetler döküldü ki,
Gündüze dökülseler,onu gece yaparlardı...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...