ve kelimeler....kelimeler, seni istediğin şeyi aramaya teşvik etmeleri açısından yararlıdırlar ancak aradığını kelimelerle bulamazsın. Eğer bulabilseydin, bu kadar çabaya ve nefs mücadelesine gerek kalmazdı...

hocam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hocam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Aralık 2014 Pazartesi

Gözünü kapa...

Çek perdelerini
beden penceresinin.
Gözünü kapa
Yürü içinin içindeki
En derin
En karanlık odaya
Noktayı suveydaya
Safere sefere sifirlanmaya
Ölümün sarılığına
Yolun sarp dağ kaya
Yılma, gözünü kapa
Bir mektup yazdırır belki Ahrar
En kapanmaz yarana
Belki bir küçük not Mevlâna
"Incı kadar yaran vardı yavrum
Göl ettin göl ettin göl ettin. "
Belki bir şehre varır Şeyh in önüne oturursun
Perde nin ardında O sen olur
Gide gide sen O olursun
Gözünü kapa evladım
Gözünü yum...
Bir an önce kendinden kurtul...

Hoca ya hürmet özlem..Akşam sohbetlerine, guvercinli odaya, güvercin kanatlarina..odada kaynayan çaya, Konya gevregine, odadaki küçük çerçeveli çerçevesiz resimlere, kitaplara. ...

18 Ağustos 2011 Perşembe

Kayıp Parça

Aslında hepimiz kayıp parçalardan ibaret değil miyiz..
İnsan Kuran ve Kainat üçgenindeki kayıp parçaları birleştirip şifreyi çözmekle görevli değil miyiz...
Biz,insanlar kimimiz biraz eksik,kimi biraz fazla kimi teslim ve hiçlik makamında ''yuvarlanmakta''ve daire tamamlamakta değil miyiz...
Köşelerimizden kurtulmak,renksiz şekilsiz,aziz olmaya talip değil miyiz...
Kendi hikayemizde ''düşe kalka'' yontulmaya,şifreyi içten tekrarlaya tekrarlaya yürümeye mecbur değil miyiz..
Ölmeden olmaya istekli değil miyiz..
Kendi küçüklüğümüzle bir köşede acaba sizin parçanız olabilir miyim,derken ne kadar da çaresiziz..
Ve yalnız kala kala Kim'imizle kimsesiz...
Bence kendin halletmelisin diyene,önce küskün sonra müteşekkir...
Rab elimizden tutmazsa ne kadar aciziz...
'But I have sharp corners'mazeretlerimiz..
atrective and flashy gayretlerimiz...
a missing piece cant roll by itself,yersiz kabullerimiz...
Olmamak için onca gayretimiz,birine yamanma isteğimiz...
Ve biz üsve i hasenenin izinde ahseni takvimiz...
ACİZİZ..
Beni bu düşüncelere gark eden,ama hayatın kitabını okumuş gibi hissettiren kısa video:



Hayatımın tam da şu döneminde,ummadığım yerlerden beni tamir eden,ömrümü ömür eden Rabbi Rahimime sonsuz hudutsuz hamdler...Evlere kapılarından giriniz ayetini Allah a velileriyle yaklaşınız diye açıklıyor Mevlana,karşıma çıkarılan heybetli huzur kapıları için şükürler...Biz kapı çalmayı bilemezdik,kapı içerden açılmasaydı,biz beklemeyi nerden bilirdik,Rab zamanı yaratmasaydı,teselliyi coşturmasaydı...18 Ramazan 1432

15 Ağustos 2011 Pazartesi

Dolunay...



Yıllar önce bir kitap cümlesi,herkesin sevgisi kendi kadardır,kendi gibi sever insan,her sevginin farklı oluşu bundandır..Sonra,Allah a ulaşan yollar insanlar sayısıncadır....
Psikologlar karşılıklı konuşurken sözlük kullanmaktan bahsediyorlar,her tanım herkesin zihninde aynı değil diye....Ve şimdi,sevgi,insan ve ramazan...Bambaşka herkesin zihninde belki...Sevgi kimine göre fedakarlık,hizmet,hediye,beraber olmak,uzaktan bakmak,dokunmak,acı,kimine göre sevilmek...Ramazan,kimine kola pide,kimine göre davet,uyku,kimine teravih,kimine kurbet,kimine gurbet,cami kokusu,bitecek korkusu,kimine göre tekamül,onbir ayın sultanı,ayın anlamı....Ve tek cümleyle özeti yaşadıklarımızın,herkes ramazanı kendi kadar yaşar...
Dün ay kemaline ulaşmıştı.Işığı her yeri kuşatmış.Huzuru gönülleri aydınlatmış.Ay bile herkesin yüzüne bir farklı yansımış.Ayı göğe koyana hamdolsun..Kontrol ettik ramazanla ilişkimizi,ramazanın kemalinde,neydi bizim ondan beklediğimiz,bayram günü elimize verilecek hediye o cinsten olacaktı çünkü,bir farkla ki bizim yarım,eksik sahte,taklit bakışlarımız afla merhametle,şefkatle görmezden gelinecek inşallah.Hayatı boyunca kalp paraları müşterilerinin yüzüne vurmamış bakkalın,ölünce işte kalp amellerim,vurma yüzüme deyişini tutacağız içimizde...
Her başlangıca bir niyet lazımdı,hani yeni okul döneminde defter kitap kaplanırken yepyeni kararlar alınır,bu yıl düzenli çalışacağım,hep güzel yazacağım,böyle niyetler...Gençler okuduk ve niyetlerini,kimi ramazanda umreye,kimi çadırda hizmete,kimi afrikaya,kimi gecelerde Kadire,kimi hatimle teravihe,kimi ailesine ulaşmaya,kimi evliya tanımaya,kimi kendini tanımaya,kimi tefsire,kimi hadise niyetlenmiş..20 lerini henüz geçmişler,kan deli akarken ramazana akıtmak ne güzel...Salih amelin çeşidi ne çok...Hilal güzel başlıklarla ipucu verip duruyordu...
Doymaktan çok doyurmaya
Giymekten çok giydirmeye
Ağırlanmaktan çok ağırlamaya
Başkalarından beklemekten çok vermeye
Okumaya
Tanımaya
Yaşamaya
İçe dönmeye
Kalp alemine girmeye ve temizlemeye
Hastalanmadan hasta ziyaretine
Kuran dostluğuna
niyetlenelim yeniden ve bakalım ne çıkacak ramazan okulundan...Bakalım ne kadarız ve nasıl yaşıyoruz ramazanı ve diğer on bir ayı da...


Bu dosyayı dinlemek iyi geldi,feyizli bir dilden...
Altınoluğun ramazan dosyasını da okumak da,buraya yüklememişler:(
Derginin kitabın kokusu başka...15RAMAZAN 1432

9 Ağustos 2011 Salı

Kendime Rağmen...



Ramazanın bir haftası geçti,avuçlarımızda emanet dağlardan ağır ayetler..Daraldık,nefes almaya çalıştık,korktuk ağladık,hatırladık,unuttuk,sabretmeye çalıştık,ramazan iklimine şu kesif bedeni alıştırmaya çalıştık,dönüp bakınca avuçlarımıza bakınca anladık ki ameli felsefesiymiş ayetlerin yaşanılanlar..Üzerine her sohbette tekrar edilenler...Neydi alatılmak istenen...
*Ve la tehşevhüm vehşevni...Onlardan değil,kimseden değil,benden korkun....Kesildi bağlarımız en sevdiklerimizden bile,ayrılık korkusuyla dolup taştık da,sonunda tevekkül edip illallah dedik....

*Kema erselna fiküm rasulen minküm...İçimizden bir Rasul,en derinimizde bir rasul, elçi dirilsin diye tüm salavatlar,Medine ye yola düşüşler,ki o rasul,yetlu aleyküm ayatina,bize kendimizi ve kainatı okumayı öğretsin,tek derdimiz okumaktı çünkü,ve yüzekkiküm,bizi içten içe temizlesin muhabbeti,ve yuallimikümül kitabe,bize şu kitabı öğretsin,önce hadis önce hadis dedikleri buydu demek Rasul öğretecek bize kitabı,vel hikmete,hikmet de gizli hadiste,ve bilmediğimiz ne varsa,takvayla...Ve bize nimetini tamamlayacak Rab,nimeti içimizdeki Rasul,içine kuranın misli kadar vahiy nakşolunmuş rasul ...

*Fezkuruni ezkurküm veşkuruli vela tekfurun...Zikir..Hatırlamak,insanın nisyan üzere olan tarafına rağmen,zikir..Hatta ünsiyet tarafına da inzivaymış çare,bunu yeni öğrendim:)ihtiyaca binaen:)Hatırla,bir adım at,ki on adım gelsin,sen ver o sana daha çok versin,sen sev o daha çok sevsin,sen zikret o da seni zikretsin ve hatırlatana şükret,sakın hiç birşeye nankör olma,güzelin üstünü örtme,nimete kafir olma...

*Ve la tegulu limen yugtulu fi sebilillahi emvat...Bel ahyaun velakin la teşurun...Sakın Allah yolunda ölenlere ölü demeyin belki onlar hayat sahibidirler de siz şuurunda değilsinizdir...Ölen hayvandır aşıklar ölmez diyor ya Yunus Emre...Yapayalnız değiliz öyleyse,onunla yaşayan kimse ölmedi...Hayatta da biz ölüyüz belki her nankörlüğümüzde...

*Veleneblüvenneküm...Sizi deneyeceğiz,belalarla,korkuyla,açlıkla..eksilmelerle..maldan,candan,ve herhalin sonucu olan ürünlerden eksilmelerle,sabredenleri müjdele...Eksildikçe sevin diyordu can...Eksildikçe tamamlanıyor insan..Onun için Hak,her an candan,eşden dosttan arkadaştan,kardeşten,sevdiklerinden eksiltiyor zaten,artıyorsa ne eksiliyor ona bak,ve ver en sevdiklerinden,eksilmeden sen ver ki eksilen de senin olsun madem.Kop bağlarından ki kanatların hayat bulsun...

*İstenen o ki,her eksilmede,velev ki ayakkabı bağı olsun, de ki İnna lillahi ve inna ileyhi Raciun..Biz zaten Allah ınız,ona döneceğiz...Allah var ne gam...Hani sihirbazlar la dayr,zararı yok diyorlardı ya elleri ayakları kesilecekken,biz de minicik kesiklerimize olan yaslarımıza sürelim merhem diye inna lillah...

*İşte onlara salavat ve rahmet var.Hani hep istediğimiz,rahmet...Muhtaç olduğumuz rahmet..Ve istediğin hidayet...

*Ve benim kilidim....İnnessafa velmervete min şeairillah...Ne oldu,nereden geldik safayla merveye değil mi?
İşte zikir,sabır ve şükürün kilit noktası safa ile merve,hayat bu ikisi arasında koşup durmak vesselam,merve gözyaşı,çakıl taşı demekmiş,safa da saflaşmak,safaya ermekse iki uç arasında yedi sonsuz kere koşup duracağız,Hacer hissiyle,elimizde yavru hissiyle,kendi için bile değil aranan su belki,yalnız koşturmak...Hav da mücadele demek ya,say sabırın timsali...Sabır oturup ağlamak değil,koşup umutlanmak...

Ek:(İçime dokunan,bir ışık gibi aydınlatan bu ayetlerin açıklaması da geldi hamdolsun.Altınoluk ramazan1432 sayısında Veysel Akkaya nın say mektebi yazısı...Hayatın say oluşu,sayın çalışıp çabalama gayret etme hasebiyle dünyaya işaret etmesini anlatmış.Safa ile Mervenin farklı anlamlarını bile vermiş,sözlüklerde bulamadığım anlamlarını...
Safa(safiyyullah Adem.as)-Merve(imraetü Havva.as.)
Erkek-Kadın
Safa(sert katıksız taş)-Merve(yumuşak küçük taş)
Ruh-Nefis
Safa(saflaşmak)-Merve(mürüvvet)
Hervele,nefisten hızla kaçıp kurtulmak,saç ise nefsin ilgileri(şe-a-ra)kesilmesi ise nefsin ilgilerinden soyunmak...
İnnessafa vel mervete min şeairillah...24 ramazan 1432)
Ek:Say yazısı burada,ramazan yazısı burada...ramazan mektebi burada..taze çıktı sanalda daha iyisi dergiyi hatmetmek:)25 ramazan 1432)
Bir hafta acıyla soluklanan bu ayetler inşallah nakşolur da kazınıp gitmez gafletle..Kabzdan basta bir nefes aldık hamdolsun,derkeeeeen....hamdolsun.
Canım pınar ve ayşe,sizin için yazmaya zorladım kendimi iyi geldi..

*sus.


8 Ağustos 2011 Pazartesi

Okumak Dinlemek ve Ferah

Enam suresiydi bugün payıma düşen,ve yıldızlarla İbrahim...
 
Hz İbrahim yıldıza bakmış,aya bakmış ,güneşe bakmış hepsinden teker teker geçmiş benim Rabbim Allah demiş,ben hala yıldız sayıyorum,bu değilse bu diye....halbuki yıldızlar yön bulmak için,kendimi bulayım diye,kendini bulan O nu bulur ya...


Dün ise bir isim,en güzellerinden..Rahman...Öncelikli anlamı aşkmış,şefkatten merhametten öte,dilin tekamülünden önce..Rahman...Ardından huzur halinden uzaklaşmaya yön tutmuş,kalabalık ve çocuklu Hacı-bayram Camiinde ki ne olsa bir ışık almak için Ankara nın ışık merkezi,Hacı Bayram ı Veli,geceleri çok ağlarmış,bu ışık gözyaşlarından çıkan gökkuşağı..Ve orada sure i Rahman...Ne romantik,ne ayrıntılar detaylarla kurulmuş bir buluşma yeri,aşıklar bahçesi dense değil,aşık bahçesi,rengiyle kokusuyla,yakutuyla mercanıyla,deniziyle incisiyle,meyvesiyle,giysisiyle,ipeğiyle sesiyle..Allah bu aşka,bu gizli bahçeye layık etsin...


Her şeyden azade,sebepli sebepsiz içe umut düşüren Rabb'e hamdolsun...Rahman'a,Rahim'e...Erhamerrahimine...

6 Haziran 2011 Pazartesi

Gönülle Hasbihal


-Nasılsın?
-Hamd duasında..
-Nasılsın?
-Ne asılsın,aslın ne halde,halin nasıl?Soruyorum,ağırlığına talip olarak halinin,bedelini ödemek üzere soruyorum nasılsın?Aslını bildiysem halinin,dermanını aramam gerek derdinin,soruyorum nasılsın?
-O zaman sorma,kaldıramazsın..Kim yüklenir gönlün yükünü,dağlardan kuvvetli misin,az mı emanetin?
-Sensin benim anlamım,anlat nasılsın?
-Bir Medine gülü kokusu isterim,ararım bulamam,içime çeksem koklayamam,bataklığa alışmış burun gül koklayınca bayılır kalırmış,korkarım..Hanımeli,iğde kokuları karşır şehrimin ısınan akşamlarına,sevsem de alışamam..Burnumu sızlatan o kokuyu hiç bir yerde bulamam..Avcuna düşen yağmur damlası değer taa içime,onun için mutlu olursun sen,bir haber alt üst eder toprağımı heyecanlanırsın,çatlarım da bazen kuruluğundan,daralır kalırsın.Nereleri çeker içim,hangi şehirlerde gezerim her dem,bilemezsin,kah bir İstanbul şiiri dökülür dilinden,kah bir Medine havası solursun,kah Mekke nin çekimine kapılırsın iki leylekle gökte dönen,kah nemli bir kızıldeniz hayali soluklanırsın,el Halil de dolanırsın da cesur bir ürkeklikle bazen,Kudüs le bayraklaşırsın,tümden dünya silinir bazen,bir avuç toprakla umutlanırsın...
 Renk olursun,yeşile meftun..Renksizliğe hayran..Kırmızıya giryan..Son mavidir yine de,umut ve ölüm,gök ve deniz..Söyle şimdi medinenin göğü başka bir mavi,kubbesi başka bir yeşil değil mi?Haydi çözebilirsen çöz derdimi...
-Allah ın verdiğini men edecek,men ettiğini verecek yoktur.Lekad mennallah..
-Hamden kesiran tayyiben mübareken fih...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...