ve kelimeler....kelimeler, seni istediğin şeyi aramaya teşvik etmeleri açısından yararlıdırlar ancak aradığını kelimelerle bulamazsın. Eğer bulabilseydin, bu kadar çabaya ve nefs mücadelesine gerek kalmazdı...
aşure etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşure etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16 Aralık 2010 Perşembe
Çocuklar-Renkli Yünden Oyuncaklar........Aşure-Şükür 2
Beden hapsinin dünyaya açılan pencereleri vardı,şükür ki..İnsan bu ten kafesine kanatsız hapsolmamıştı.Gözüyle,kulağıyla,teniyle,aldığı kokuyla,tatla,düşünce ve duygularıyla yedi yol açılmıştı kabuk içine sığdırılan koskoca ruha...Açılsın diye o görünmez kanatlar uçmağa,oruç bahşedildi bir de.Burası zıtlıklar dünyasıydı,bir tarafı tutanın diğer yanı kuvvetlenirdi,nasıl gözü görmeyenin hissi gelişirse,gözü göre göre bakmayanında ruh gözü açılırdı.Kendini yemekten alıkoyana başka tatlar verilirdi,şükür gibi,hamd gibi,paylaşmak gibi..Söz orucu bile vardı.Zekeriyya dan,Meryem den yadigar..Hani insan susunca mucizeler konuşurdu.Oruç her gelip geçmiş toplumda vardı.Ve hepsinin ortak orucu aşure zamanıydı..
Bir zaman,dünyaya gelen bedenlerin en güzelinin kalbine kelamın en güzeli nakşedildi.O en güzel sesten nice ayet dinlendi.Ramazan orucu gelince müminlere hediye,her eski yenisiyle değiştirildi..
Bir sabah kalbi uyumayıp gözü uyuyan güzelin,güzel gözleri bir kez daha açıldı dünya manzarasına,ille ukbayı arayarak.Bir aşure sabahının aydınlığıyla,haber salındı her yana,oruca niyetlenenler oruçlarını tamamlasın,sabah imsak edenler akşama kadar iftar etmesin,herkes tuttu nefesini.Küçük yavrulara renkli yünlerden oyuncaklar yapıldı,acıkıp ağlayınca susturmak için,mescide koşuldu.Mescit rengarenk olmuştu oyuncaklarla,onları eylemeye çalışan anne gayreti,nasıl memnun ediyordu Rabbi kim bilir..Rivayet o ki,geyikler bile süt vermedi yavrularına bu görüntü ve avuntu sesine imrenerek..
Bunları okudu anne,üzerinden asırlar geçmiş bir aşure sabahı.Çocuklarını giydirdi renkli yünlerden elbiselerle,oruç tutamayacaklardı çocuklar,okulda olacaklar,yanlarında onları eyleyecek bir anne bulamayacaklardı.Şükür ki aşureyi kutlayacaklardı.Bilmem kaç değişik tarif bilen anne bu akşam aşure yapacaktı,endişeliydi,şükretti..Şu hazır paketler de bu işin ruhuna gelmezdi.Olsun deneyecekti.Zaten aşure başlı başına şükrün tatlandırdığı yemekti,elde son kalandan yapılan,içine ne girse dışardan tahmin edilmeyecek derecede tatlanan,tufandan sonra sükuna daldıran,ayağı yere bastıran.Kaynasın aşure,kazan kazan...Dağıtılsın etrafa tanınan,tanınmayan..Komşular,hal hatır sorsun,bir çeşit bayram olsun..Bol çeşit alınsın bugün erzak ihtiyaçtan,bereketlensin diye,hediyeleşilsin,doğum günü yerine evlilik yıldönümü yerine...Olmaz mı ki?
Bunları okudu bir öğretmen,çekiliş yaptı yeni yıl,aşure hepsi birleşti Tutum Yatırım ve Yerli Malı haftasıyla,paylaşılan mutlu günler konusuyla..Görsel sanatlar dersinde bir hediye yapsınlar,annelerine hediye etsinler,Yerli Malında aşure pişirsinler sınıfça yesinler..Görsel sanatlarda bir gemi yapsınlar mesela içine yırt yapıştırla hayvanlar birer çift,Nuh Nebinin gemisi olsun,masalı okunsun..Olmaz mı ya?
Bunları okudu belki bir müdür,kara kaplı kitaptan,okuldaki müfettişlerin bugün yapacağı toplantıya aşure yaptırdı,bir de Mevlana yı anma haftası..Böylesine ruh doyurmak isterken zaman,aç kalınmasın ,neden olmasın?
Tüm anlarımız bereketli olsun....
15 Aralık 2010 Çarşamba
Aşure - Şükür
Her şey anlamıyla güzel...
Aşure o leziz tadıyla,aşerdiğim hem de,inciriyle,fındığıyla içine giren en az on çeşit taamla,tuzlu bildiğimiz hem de,tatlı eyleyip güzelleştirse de,en çok anlamıyla güzel..Aşere on demek.Aşure on önemli işin Allah tarafından halli demek.Yusuf un kuyudan,Eyyüb un hastalıktan,Musa nın firavundan,Adem in yokluktan ve günahın ağırlığından,İbrahim in ateşten,Davud un zellesinden kurtulması,Nuh un ve alemin tufandan kurtulması demek.İnsanın yaratılış ve kıyametin kopuşu da o gün...Ne güzel ki bizim içimize ilk gelen his gibi,buraya gelişimiz güzel,kıyametin kopuşu çirkin değil..İkisi de güzel..Herşeyin başı güzeli güzel görebilmek,eşyanın hakikatini görebilmek..
Ve islami litaretürde yani teslim olma kültüründe her zaman olduğu gibi kutlama oruçla..Çünkü sabır oruçla öğreniliyor,şükür sabırla öğreniliyor,eksilmekle öğreniliyor,bir şeyi kutlamak için şükretmek gerekiyor....Aşure günü sadece kendi için şükretmekten çıkıp evrensel bir şükür gerçekleştirebildiği için belki insan,belki zaman üstü bir duyguya kapıldığı için oruç tutması kulluğa adanmış bir ömre bedel oluyor...Duası,tamamen Allah a sığınma duası..Allah ne güzel vekil,ne güzel mevla diyerek dilden dudaktan,kalpten şükür cümleleri döküyor...Gayrıdan gönlünü tek dosta çeviriyor.Ama gayrıya sırt çevirmiyor çünkü şükrün hemen arkasından paylaşmak geliyor.Hiç iki kişilik bir aşure gördünüz mü?Yine bu kültür aşureyi kazanla kaynatır en az yedi komşuya dağıtır,arapçada 1 tek,2 çift,3 çok,7 sonsuzdur çünkü..Çocuklar çocukluktan görürler bu paylaşımın güzelliğini,yedisinde ne iseler yetmişinde de o olurlar çünkü...Her aşure yüzlerinde o tebessüm canlanır tarçın kokusuyla...
Ve islami litaretürde yani teslim olma kültüründe her zaman olduğu gibi kutlama oruçla..Çünkü sabır oruçla öğreniliyor,şükür sabırla öğreniliyor,eksilmekle öğreniliyor,bir şeyi kutlamak için şükretmek gerekiyor....Aşure günü sadece kendi için şükretmekten çıkıp evrensel bir şükür gerçekleştirebildiği için belki insan,belki zaman üstü bir duyguya kapıldığı için oruç tutması kulluğa adanmış bir ömre bedel oluyor...Duası,tamamen Allah a sığınma duası..Allah ne güzel vekil,ne güzel mevla diyerek dilden dudaktan,kalpten şükür cümleleri döküyor...Gayrıdan gönlünü tek dosta çeviriyor.Ama gayrıya sırt çevirmiyor çünkü şükrün hemen arkasından paylaşmak geliyor.Hiç iki kişilik bir aşure gördünüz mü?Yine bu kültür aşureyi kazanla kaynatır en az yedi komşuya dağıtır,arapçada 1 tek,2 çift,3 çok,7 sonsuzdur çünkü..Çocuklar çocukluktan görürler bu paylaşımın güzelliğini,yedisinde ne iseler yetmişinde de o olurlar çünkü...Her aşure yüzlerinde o tebessüm canlanır tarçın kokusuyla...
Şimdi karanlıklarımızı, kuyularımızı,firavunlarımızı,günahlarımızı,tufanlarımızı,içimizde kaynayan kazanları tanımlama zamanı..Yaratılışımızı,dünyaya inişimizi,içimize kodlanmış iyiliği,ve kıyametin kopuşunun bu dünya hapsinden bir kurtuluş olduğunu,Allah ın sonsuz kudretini hissetme zamanı.Sığınma zamanı,küçücüklüğümüzü bilme,biraz kendimizden çıkma,evrensel ve zamansız şükretme zamanı...Aşure zamanı...
Ve dua zamanı..Dualar ve zikirler zamanı...Birbirimizi de unutmayalım olmaz mı?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)