ve kelimeler....kelimeler, seni istediğin şeyi aramaya teşvik etmeleri açısından yararlıdırlar ancak aradığını kelimelerle bulamazsın. Eğer bulabilseydin, bu kadar çabaya ve nefs mücadelesine gerek kalmazdı...

ırmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ırmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ekim 2010 Çarşamba

Geriye Dönüş Yeniden Küçük Prens

       ''Öyle ya, Küçük Prens'in gezegeninde, her gezende olduğu gibi, faydalı otlar da, zararlı otlar da vardı. Elbette ki faydalı otun tohumu faydalı, zararlı otun tohumu zararlı olur. Ama tohumlar görülmez, toprağın altında uyurlar mışıl mışıl, ta ki günü birinde birinin aklına eser, uyanır. O zaman da gerinir, güneşe doğru incecik, sevimli ve zararsız bir filiz sürer ürkekçe. Bir turp ya da bir gül filiziyse bu, varsın istediği kadar büyüsün. Ama zararlı bir bitkiyse, onu görür görmez koparmak gerekir. Küçük Prens'in gezegeninde korkunç tohumlar da varmış.. Baobabsa öyle bir bitki ki erken davranmazsan, bir daha baş edemezsin onunla. Gezegenini baştan başa sarar, kökleriyle delik deşik eder. Hele gezegen küçük, baobablar da çok olursa, çatlatır gezegeni.


        Küçük Prens daha sonra: "Bu, bir kendini disipline etme işidir. İnsan her sabah elini yüzünü yıkadıktan sonra, gezegenine çekidüzen vermelidir. Baobablar filizlenirken gül fidanlarına çok benzerler. Onun için, birini öbüründen ayırt etmez, hiç vakit kaybetmeden baobabları söküp atmayı iş edinmeli. Oldukça sıkıcı bir iş bu, ama çok kolay."Küçük Prens


        Yiğitin yavru yılanları ve ne çizdiğini anlayamayışım,yüzüme şaşkın bakıp uzun uzun akan suları gökyüzünden geçen yolları anlatışı,her olaya bambaşka,bizce akla gelmez ve hatta saçma yaklaşımları hatırlattı bana yeniden,o benim küçük prensim,bambaşka bir gezegenden gelmiş gibi..Bugün onlara da okudum ilk beş bölümü,bu ne resmi dedim,önce dağ dediler,sonra fil,yılanın içinde...6 yaşındakilerin çözebileceği bir mesele..Yiğit için gayet sıradan bir resimdi bu.Büyüklere anlatman gerekir yoksa anlamazlar cümlelerine gelince ama gerçekten dedi Irmak,muzip gülüşüyle..Bense düşünceli, yukarıdaki paragraflara takılı kalarak...

        Herkes artık bir büyük olduğunda yeniden dönmeli çocukluk ya da ilk gençlik yıllarına, hatırlamalı ,anmalı hangi sulardan geçtiğini.İlle kitaplarını,simyacıyı,martıyı,hatta şimdi uzaktan tebessüm ettiği pembe dizi tadında huzur sokağının Bilalini,küçük prensi...Ve sabah uyandığında çeki düzen vermeli kendi gezegenine,ayırmalı gül ve baobab filizlerini,gezegen küçük, baobablar çoksa bir de,çatlatır gezegeni..Küçük prens ne çok şey söylemiş değil mi?

26 Ekim 2010 Salı

Çocuk Kitapları

           Anne olduktan sonra çocuklar için en çok ilgimi çeken şey çocuk kitapları oldu.Kıyafetten ve oyuncaktan  daha çok .Sağolsun kızım da benden daha düşkündü.Hiçbir şeyle değil kitapla oyalanıyordu.Oyuncakçılar değil D&R dikkatini çekiyordu,cama yapışıp kalıyordu:)Tabi oğlum kitapları önünde hazır buldu.Çocuklar evdeki kitabı değil,beraber aldıkları kitabı seviyor benimsiyorlar;)Şimdi o da buldu şükür,ama fazla yormadan kendini,Iymak,şunu bana okuy musun?diyor,Irmaksa tüm gücüyle bağırarak okuyor...
            Anne cafe,bana dememiş,olsun annem hep bir şeyi söylemeden yapmamızı söylerdi:)Konu da bizi açınca,ona sorulan sorulara cevap vereyim.Çok çalışkanım çok....
 1. Çocuğunuza kitap seçerken en çok önem verdiğiniz kriterler neler?

      En önem verdiğim kısmı konusu, dili.Metnin orjinalliği,şaşırtıcılığı,dilin kullanılışı.İlle bir ders vermese de farklı bir düşünce akışına kaptırması güzel bence,bakınız Tostoraman.Resimler ve kağıt kalitesi de önemli,ne çok kriter varmış...Ha bir de bize yabancı ögeler içermemeli.Bir dönem hayvanları çok sevdiler,mesela remzi kitabevinin Kutup hayvanları,Çiftlik hayvanları,saklambaçlı kitaplar..Ama içinde o yabancıların pembe pembe sevimli albenili çizdikleri meşhur ve bizce haram hayvanları olunca almıyorum.Evde köpek yaşıyorsa,anne baba modelleri bizimkiyle uymuyorsa falan filan..Kitap buldum mu,evet...hem de çok...
2. Bir kitabın kapak tasarımı sizi cezbeder mi?
     Kapak tasarımından çok iç tasarımına dikkat ediyorum.Ama kapağı beğenen çocukları ikna etmek zor oluyor..
3. Çocuk kitaplarının didaktik yaklaşımlarını nasıl buluyorsunuz?
     Hayır,ille bir şeyi öğretelim diye parmak sallamasına çok kızıyorum hatta.Mesela eşim bir Tali serisi almış,isim vermek gibi olmasın...Oyuncaklarını topla,kardeşini kıskanma diye salık vermesin kitap,bıraksın da çocuk düşünsün...

4. Çocuk kitaplarındaki resimler nasıl olmalı sizce? Hikayesini beğendiğiniz bir kitabı ilüstrasyonlarından dolayı almamazlık ediyor musunuz veya tam tersi oluyor mu? Hikayesi uyduruk olan bir kitabı grafiklerine aşık olarak aldığınız oldu mu? Grafiklerde aradığınız temel özellikler var mı? Varsa nedir?
     Resimler hayal kurmaya müsait olmalı,her şeyi çizmesi gerekmez,çocuk kendi birşeyler katmalı kitaba.Renkler canlı,şekiller çocuksu olmalı,evet Hilal sade olmalı bir de..Hikayesi güzel olan kitabı resminden dolayı almadım evet,sadece resimleri çok güzel diye de kızım bir kitap aldı,Sütçü Kız,bence ona farklı bir hikaye uyduruyor...

5. Çocuğunuzun şu anda en çok sevdiği 3 kitap hangileri? Bu kitapların bir ortak yönü var mı?

    Veee,gelelim TOSTORAMAN a,ve ille bu kitabı bize hediye eden,bana kitabı,evi kaplayan bir kitaplığı,edebiyatı sevdiren İnci Hocama teşekkürlere...

   Mutlaka okuyun,sınıf sınıf gezerek okudum.Öğretmenler bile eğlendi,o kadar yani...Yiğit in favorisi...
     Bu kitap resimsiz bile diyebiliriz,Irmak çok beğeniyor ama..Ben de....
Bir de Yiğit bu kitaptan sure dinliyor.İyi çünkü başka kimseyle çalışmıyor.


Bu kitabın da bir serisi var,Yunus Yoyosu,Deve Hörgüçü güzel,hem hayvanlarla ilgili bilimsel verileri veriyor masal içinde hem de Esmayı.Dil daha güzel olabilir ama,kolaysa kendin yaz değil mi....Bunlarsa  ikisinin de kazanmış beğenisini....
    
6. Bir çocuk kitabı yazsanız hangi temayı işlemeyi düşünürdünüz, ya da temasız öylesine bir masal mı uydururdunuz?


      Tabiki Küçük prens,şeker portakalı gibi bir kitap yazmayı isterim ama nerdee,hiç değilse Balkız gibi bir seri yazabilmeyi isterdim.Kur anı kerimdeki hayvanları çocuk kitabı olarak yazmayı çok isterdim.Karıncayı,arıyı,örümceği,sivrisineği...Ama çocuk kitabı bambaşka bir alan...


          

16 Ağustos 2010 Pazartesi

5 Yaşında Hayat-(Hayır 6!)-Irmak...


-Anne sen ne okuyorsun?
-Kitap tatlım..
-Görüyorum yani,bakiim,ka-dın pskkk ne bu ya,ko-lo-ji-si..
-Psikolojisi..
-Ne demek annecim?
-Ruh bilgisi diyebiliriz.(Açıklamaya bak!)
-Yani,tahtadan bir kadın yapmışlar da ruhu yokmuş da hareket edemiyomuş,gülemiyomuş gibi mi?
-Ruhsuzluk demedim :)))

-Anne karşı balkondaki dedeler de ramazan geldi diye balkonu süslemişler..
-Gerçekten mi?
-Evet,bizimkinden güzel,balkona kocaman boncuklar asmışlar,demirden sarkıtmışlar.
-Bakayım..Aaaa..Onlar biber kızım,kurusun da kışın yiyelim demişler,hem de süs tabii!:))

-Alara kim,ben hatırlayamadım.
-Annee,hatırlamadın mı,Alara sulune salavat...:)))
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...