ve kelimeler....kelimeler, seni istediğin şeyi aramaya teşvik etmeleri açısından yararlıdırlar ancak aradığını kelimelerle bulamazsın. Eğer bulabilseydin, bu kadar çabaya ve nefs mücadelesine gerek kalmazdı...

neler oluyor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
neler oluyor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Eylül 2010 Salı

Aradığınız Kişiye Şu An Ulaşılamıyor

Ne çok hayat var,ne çok çokluk..Ne çok çocuk var,ne çok anne..Artık,sustum dinliyorum ben de..Sen de haklısın evet,ve ben yorgun..Neden olmuyor derken açtım kendimi sert eleştirilere,iyi oldu sakin kavgasız savunmasız dinlemek ,sakin olmak ne güzel.

Dinlemek su içmek gibi tutturduysan içinde bir kıvam.Yoksa içini cıvıtan bulandıran.Susmaksa bir oruç belli,Meryem den,Zekeriyya dan kalan,yadigar hem,hem müjdeli olan.Sustukça susuyor insan,su içmek için dinlemeyi öğreniyor belki.Sakin olmayı..

Hala içimde bir disiplin oturmamış ama,niye bu felsefe 'keep calm and carry on' cümlesiyle canlanırda teenni gelmez,bak kelimeden bile şüphe ettim,böyle miydi sahi,acelesiz sukunetle yaşamak..Yok mudur bunun hat levhası?

Sakin olmak..s-k-n..Düşünelim.Mesken tutmak,iskan almak,sukunet bulmak,durulmak.Bir yer edinmek ve orada kalmak,oradan oraya düşüp çıkmamak.Sabretmek belki,çıkıp bir dağın başına oturmak,ağzına kadar dolu bir şişeyi sıkı sıkı kapamak.Kaktüs olmak,içinde tuttuğu suyla mutlu,sıcak ayazları karşılamak..

Nasıl görünüyorum dedim bir dosta,iyi dedi oldukça iyi görünüyorsun.Sonra bir baksam,tık tık,kimse yok..Nereye gidiyorsun anlamadım..Aynen öyle,aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor.O muhtemelen şimdi dünyayı sırtlanmaya, sesiyle sonucu etkilemeye ,herkesi bir standarda sokmaya,gücü yetermişçesine çocukları için en iyiyi yapmaya çalışıyor,ya da belki düpedüz uyuyor.Konuşuyor belki,belki sadece saçmalıyor.Sakinleştiği,ağlayıp yaklaştığı zaman yeniden deneyin,inşallah..

Halbuki birbirinden nice farklı ne çok hayat var.Ve hayatta ne çok çokluk,ne çok çocuk ve de anne,şimdi sustum dinliyorum ben de...

25 Ağustos 2010 Çarşamba

Günler Geçerken Çocuklar



Ben içsel devinimlerimle uğraşırken sizler neler neler yaşıyorsunuz ve hepimiz kendimizce bir dünyada yaşıyoruz.Canımsınız,parçamsınız ama hepimiz yalnızız aslında..Dün ramazanı dolunaydan içip şimdiye kadar hiç duymadığım bir ezgiyle dua ederken,siz oyun parkında tavşanlarla oynuyordunuz.O derin sessizliğe salıncak gıcırtısı,kaydırak tıkırtısı ve çocuk sesleriyle fon veriyordunuz.Büyüyorsunuz,size kendi tabağımdan yemek yedirirken,sen karnını doyurabiliyor musun diye sorabilecek,üzülmene üzülüyorum sohbet dinlerken üzülmesen diyebilecek,ben hocamızın elini öpücem yiiyit,çünkü Allah önu çok seviyodur bize hep Allah ı anlatıyo ya,diyip el öpecek ve ne maneviyatlı kız, ben öpeyim senin elini iltifatını alacak çağa gelmiş kızım.Eteğime yapışmadan,erkeklerle namaz kılacak,bir arkadaşımın kucağına oturup onunla sohbet edecek ve ben seni çok seviyoyum,diyecek çağa gelmiş oğlum.(Teşekkürler Fatma)
Daldığım düşüncelerden beni buraya getirense bir varoluş sorusuydu,Irmak tan..Bütün tavşanların anneleri var mı,evet,ama ilk tavşanın annesi yok di mi,yok,yani anne aklım almıyo,ilk köpek de annesiz,evet canımm,tekrar dönüyoruz Hz.Adem ve Hz.Nuh a,zamanıdır,bir üst aşamayla..Erkek çocuk zorluyor beni,bu sorudan sonra oğlum,siyahım olsa kötü adamnayı öödüysem,ye güsel oluy di mi anne(s ler peltek),yok kkk oğlum gel camdan bakalım,bu soruya verecek izahatı toplayabilecek zihinsel aktiveteye sahip değilim,şu an!
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...