ve kelimeler....kelimeler, seni istediğin şeyi aramaya teşvik etmeleri açısından yararlıdırlar ancak aradığını kelimelerle bulamazsın. Eğer bulabilseydin, bu kadar çabaya ve nefs mücadelesine gerek kalmazdı...

sureler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sureler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Temmuz 2014 Pazar

Ramazan 29 Samed

Ramazan
Ey bagra basılan kızgın taş
Ey iç serinleten sağanak
Ey şehri kur'an
Bu yıl da ayriliyorsun
Canımızın mahfazasindan
Siyam kiyam
Acz ve kuran
Her çabanın sonunda
Çaresiz
Kabule muhtaç
Tazarruyla dönüyor kalbimiz
Tek bir sureyle sana
Ihlas..
Teksin
Samedsin
Hiçbirine ihtiyacın yok
Bizimse çok sana..
Ihtiyacina aşık kul
Boyun büker yalvarir sana...

24 Temmuz 2014 Perşembe

Ramazan 25 hilal

İnceliyor ay dalı içimizi
Eksile eksile tamamlanmaktir
belki hayat
Kitabın mesturla tanimlanmaktir
Ey kelimatı kitab
Sen de aşık olunasisin
Zarfın da mazrufun da..
Inceliyor her harfin dilimizi
Zaman dahi geçe geçe çoğalıyor
Anın içinde kaybedilince zaman ancak kazaniliyor ..
Bir gecede 7 gece musahade ettiren
Bir gecede 80 senenin hayalini kurduruyor.
Kadir i ihya, kadirin beni ihyasiyla olacak ancak bildim.
Medine'den..ordaki 24 saatten..
Kadirin beni ihyasini kalbim duyacak sirrim onu yalanlamayacak gözüm onun kadrin bilmekten sasmayacak.

Ramazan bitiyor. Ömür bitiyor. Ömür içre ömür yasayana ne mutlu..hayat versin..bi hurmeti yasin ve fetih...ve sekine...



19 Temmuz 2014 Cumartesi

Ramazan 20 lokman

Güzel aşık cevrimizi çekemezsin demedim mi..
Bu bir riza lokmasidir yiyemezsin demedim mi..

Geceden mesneviye yaslamış olduğum ağır bir başım vardı bugün. Kabul ettim ne dediyse, git burdan gucsuzsun bile dedi. Suçumu sucsuzlugumu...evladima yaptiracagini bu kalp imarini mujdesini verdi.

Bana haremde rum Lokman ve secdeyi bağrıma basmak kaldı.

18 Temmuz 2014 Cuma

Ramazan 19 karınca-örümcek-kuş

0...و أن اتلو القرآن...
Bütün dünyam bu tilavetten❤ oluşsa, bütün yalancı golgelerden çeksem başımı...
Iste zemzem sırası, ezan okundu okunacak. Kenarda bekledigimi gören ihramli delikanli dolduruyor su kabımı..
Ona ecri Mûsâ diyorum. Iste yariliyor dünden bulutlar, kimi yüzler aydinlaniyor kimi karariyor beynel havf verreca..işte bir karınca vadisi önlemini alıyor suleymana İlm veriliyor " her sey" den önce..mektuba vurulan mührü dudagima kalbime istiyorum:
Bismillahirrahmanirrahim..
Iste Belkıs işte tahtı , köşkun avlusuna giriyor pacalarini sivayarak, say alanında yürüyorum mermerlerin altında balıklar mi var...
Iste Mûsâ..sandığa koyulusu, annesinin kalbi bomboş oluşu şu sinemde tasidigim, adım adım takip ettiğim, işte delikanlı işte yumruğu işte pismanligi işte affı işte yedi beyza...
Nil yanımdan akıyor bazen şerbet bazen kan...işte bir örümcek emek emek oruyor yuvasını bir uflemeyle yok olacak en zayıf korunagi...işte birakilmayisim denenmeden..işte merhameti ummeti vasata Rabbin..
Iste çabam gayretim ve işte ataletim iki elinin arasında zilletim..
Iste açım, susuzum katindan gelecek her hayrin fakiriyim. Iste yanımda ehlim, bir dağ basindayim bir kor hissetmeye içimde nasıl muhtacim...
Iste Firavun işte kuleler...
Iste nefs işte heva işte bahaneler...
Iste Yûsuf işte zindani kendimin işte tevili hadiselerin..işte kuyular kinimiz benim ve  kardeslerimin. Iste rüya işte bedeli aşk işte Burhan. Yanibasimda her muztar anımda duası Yakub as in..
أني أشكي و بثي حزني الي الله
Ve iki kuş uçuyor her ikindi sonrası ille,konuyorlar Kabe'nin köşelerine, kalbimin dört köşesi var mı? Mantikuttayri bilen bu kalp ne mahzun ellerimde...
Senden sana siginirim...Dua bu ya..
Ayetlerini göstereceksin ve biz taniyacagiz değil mi?

Lütfen keremen tanıt bize kendini, kavlini, hikmetini, sesini.. cahili olduğum seni...marifetini... magfiretinle...
Tilavet edebilseydim benim olurdu Kudüs benim olurdu Mekke , Medine..ya da ben onların olurdum...

❤ TİLAVET: Takip etmek, arkasına düşmektir. Râgıb'ın açıklamasına göre özellikle Allah Teâlâ'nın indirilmiş kitaplarını ya okumak veya içindeki emir ve yasağı, teşvik ve sakındırmayı dikkatle takip etmektir. Demek ki tilavet okumaktanbir yönden daha özeldir. Burada ise Cebrail aracılığı ile okumak ve indirmekten mecazdır.

10 Temmuz 2011 Pazar

BOYA-N-MAK RENKLER VE HAYAT- 1


      
         Renk ne çok şey ifade ediyor aslında...Küçükken en çok gözleri görmeyenlerin renkleri bilememelerine üzülürdüm,neredeyse aklım almazdı.Hep onlara bir dünya tarifi yapmak gelirdi içimden,ağaçlar yeşil,deniz mavi,gök mavi,güneş turuncu...Ama nasıl olurdu ki..Renkle kodladığımdan mıdır nedir her nesneyi,renk uyumuydu temel,hayatımın her evresinde ve her yerinde...Hayaller,rüyalar,gerçekler...Renkler..
        Yazılarım bile gece mavisiydi ilkin.mavi umuttu,hüzündü,hem içime inşirah veren gök,deniz,hem hüznüme ortak olan geceydi.Koyulaşmasa mavi nasıl girerdi hayatıma zührenin parıltısı,ayın ışıltısı..Yeni öğrendim ki,ölümün rengiymiş mavi,hem umut hem hüznün sebebi,öyle anlaşıldı..Yeşil girdi sonradan içten içe içime,hani insana vatanını,geldiği yeri hatırlatsın diye verilen yer hatırası,cennet hatırası..Huzurun rengi,açığı koyusu,tazeliğin rengi..Sonra çiçekler,önce gül,leylaklar,papatyalar sonra,kırmızılar,morlar,sarılar.Toprakla kahve,bulutla beyaz,ve giyinirken ille siyah,tüm renklerin anlaştığı zıt...Var mı bu kadar uyumlu bir zıtlık...
       Tabloyu duvara,perdeyi halıya,başörtüyü pardüseye uydurmakla çok vaktim geçti..Vah...Renklerin varlığı neyi anlatırmış meğer,eyvah..Bir mesaj üniversite 1 galiba:Biz Allah ın boyasıyla boyanmışız..Ondan güzel boyayan var mı ki?Bakara...Ben şaşkın,böyle bir ayet mi varmış,renkler alabora..Allah boyar mıymış,ne renk boyarmış...Gerisi yok,ısrarla sorulmayan soru havada,ama bırakmıyor kulunu ya Mevla,önce bir çift mavi göz giriyor hayatıma önce aşkla,rengarenk oluyor hayatım,sonra ölüyor,toprağa karışıyor o gözler inanamıyorum,ben şaşkın,renkler alabora....Sonra siyah,uzun süre siyah,beyaz,hayat eski  ve sıkıcı bir film gibi,seveceklerim tıkanmış gibi,ve bir müjde Irmak,hayat mavileşince yeniden,gürül gürül akan bir su gönderiverir Rahmet,cennetten gelsin ,aksın istetir,kötülükten kesilip iyiliğe aksın der,bir Irmak gelir kadir müjdesiyle..Bereketiyle,kabe siyahı çalınır gözlerime,medine yeşili hayalime..Ve toprak,hacdan,onca mücadeleden sonra en kamil insanı topraktan yaratan Rab,mavi gözleri gömdüğü topraktan kahve gözler çıkarır sanki,yeniden aşkı sokar hayatına,ayağı yere bastırır,Baki kendidir bildirir,bir çift kahve göz ve gülden bir yüzle dünyamı değiştirir.Hayata Kuran rengi sürülmesinden daha güzel ne olabilir?
Renkten renge sokarmış Allah,her renkte bir hal yaşatırmış.Renk renk yaratmış kainatı ki düşünsün de bulsun kendini diye kulu,ah....

17 Şubat 2011 Perşembe

Yusuf...

    

           Dün gece pencereme vurup uyandıran ay,bu gece başından sonuna dek peşinden sürüklemek için gönlümü  perde arkasından bakıp kaçan sevgili gibi,bir var bir yok çekip gitti gözlerimin önünden..Gözümün beyazı içinde siyah ayı,gecenin siyah göğü üzerinde beyaz ayı,birbirlerine hayretle bakıp,O nu hatırlarlarken,hangi kelime anlatsın hissi,hayret,güzellik...
         Yazılmadan geçemeyecek kadar yoğun yaşanmış bir Yusuf hikayesinin izleri,hayatımın üzerinde.Her şey bir rüyayla başladı belki.En başından umutla,sırla...Kıssaların en güzeli,güzeller güzeli Yusuf..Kulağımda bir Medine imamının sesi,at ayaklarının çarpışı yüreğime,burnumda gömleğin kan ve reyhan kokusu,gözümde güzellik,her yanı saran aşk ve hüzün,saklanan şikayet,rüya,tevil,kuyu,zindan ve saltanat...Çocuk Yusuf un kanlı  mazlum gömleği,Genç Yusuf'un yırtılmış masum gömleği,Kamil Yusuf un kokusu çöller aşan gözler açan gömleği..Yusuf un üç gömleği..Hayatın devr ü dehr ile üstümüze giydiğimiz hali...
          Allah ın anlattığı kıssada aşık kadın,maşuk erkek,bizdeki hikayelerin tam tersine..En çok kadın sever demek ki..Ve aşk adamı adam eder,ya da kadını kadın...Aşkla yanan züleyha nefsi emmareden,levvameden,mülhimeden geçer,kanayarak,arayarak..Mütmain olmuştur ki tüm kaybettiklerine kavuşur da yüzünü Rabden çevirmez,Gerçek güzelin cemalini görünce Yusuf dahi gözüne görünmez...Züleyha umut bize,nefis bizzat müennes,kadın bir kelime...Rabbıne aşık...Emmare den razı olmaya ve razı etmeye uzun bir yolu olan,engeli kendisi...Kadının hilesi azim,şeytanın hilesi zayıf,iki uçlu bıçak kadın...Elimizde Kuran,yanımızda evliyanın himmeti ve kitabı,Mahmud Sami Ramazanoğlu Yusuf  suresi tefsiri...

Sonrasında,Abdullah Yıldız,Yusuf un üç gömleği.

Arkasından yumurta ,süt,bal,ve geliyor az kaldı Semih K.Yusuf un rüyası...
         Allah ın anlattığı kıssada en çok kıskananlar kardeşler,en yakınlar,peygamber çocukları,inanmış kimseler,karşıdakiler ötekiler değil....Kalp Yusuf unun,ruh Yakubunun karşısında 11 his,kalbi karanlık kuyularda bırakmaya çalışan..Dil belası,sus ikazı,ne yoğun,korkular,tedbirler..Kalbin dile akmaktan sakınılması,sırrın saklanması,Allah la sırdaş olmak,gayrıdan yüz çevirmek,kuyu başlarında burhan gözlemek,rabıta,kınadığını yaşamak,gömleğini yırtanın gömleğini yırtmak,iftira ve başa kakmadan affetmek,sabrı cemil ne ağır geçti,günlerimden...
         Yusuf...Esef sahibi,üzüldükçe güzelleşen Yusuf..Güzeller güzelinin,güzellik güneşinin atası Yusuf,Aişenin onu gören kadınlar bıçakla ellerini kesmiş,efendimi görselerdi bıçakları göğüslerine batırırlardı dediği,efendimin atası Yusuf..Şimdi,kubbe i hadranın altında,yer yeşil,gök yeşilYusuf suresiyle namaz kılmak var..Züleyhayla yanmak,Yusuf la Allah a sığınmak,Yakupla dökülüp saçılmaları ve hüznü Rabbe anlatmak var...Yakubun Yusufu aradığı gibi,ümit kesmeden Allah ı aramak var...Ammaaa.....Bizde 11 değil,111 muhalif his var...Anlaşılan daha çekilmesi gereken çok sağlam ders var...

11 Şubat 2011 Cuma

Ötelerden Bir Ses Var

Ötelerden bir ses var,bir o kadar derinlerden içlerden.Biz ne kadar uzaksak da,o yakın şah damarımızdan..Kitap tamamlanmaya yakın,diyor;
Ey İnsan!!Unutan ve anan..Ünsiyet kuran,firakle yanan..
Kavuşana kadar sahibine,çalışıp çabalamak,yorulmak sana kalan...(84/6)
İn/sana imtihan nimetle gelirse sahibi ikram etmiş,taltif etmiştir..İmtihan, rızkı kısmaklaysa,sahibi hainlik etmiştir.(89/15-16)Busun sen,tanı,insanı..
Gerçekten insan meşakkat içinde yaratıldı.(90/4)Gerçekten insan en güzel şekilde yaratıldı.(95/4)
İki göz,iki dudak ve bir dil...Pencereleri ve kapıları insanın,iki de yol,yolcu insan,her yolculuk meşakkat...(90/8-9-10)
Ey uzaklıklarla donan,yanan insan..
Secde et ve yaklaş.............................................................................(96/19)

18 Eylül 2010 Cumartesi

Cumartesi ,nihayet!

   Ne özlemişim aklımdaki o cumartesiyi,ağaçlardan bir iki yaprak düşüşünü sarı sarı,sonbaharı,dostlarla göz dili kullanarak hal hatır sormayı,dinlemeyi ve susmayı..
 
  Bir tuhaf hal ama üzerimde, ümitle ümitsizlik,hüzünle neşe,korkuyla emniyet arası.Bakara suresi böyle devam edecek,bir kitabın ilk sayfaları önsöz niyetine,hangi kavramları kullanacak ve ne üzerine çalışacaksa sahibi bize onu açıklayacak.Elif,lam,mim diyecek.İçten dışa bir ezgi örecek.Onlar ki diyecek,Rab le buluş diyecek,ver çoğal diyecek,namaz diyecek,zekat diyecek.Kalp diyecek,taş diyecek.Mümin,münafık,kafir diyecek.Dünyayı ve cenneti de söyleyecek,hatta mümin ve kafir iki üç ayetle kesin çizgilerle belirlenmiş yerlerinde içimize dokunurken,münafık onüç ondört ayet,ve mesellerle damarlarımızda kol gezecek.Ve ben bilemeyeceğim ne üzereyim,çünkü kalp ismi bile kulüpten gelme dönüp duran yani,ve iman,etmekle olup bitmeyecek bir alış veriş,hidayet sürekli satın alınacak bir şey paha biçilemeyen üstelik,her an alınacak,karşılığında vererek...

   İki mesel verecek kitap ta en başlarda,ateş yakan ama aydınlanamayan,gözünün nuru gidiveren ,hiç bir şey göremeyen,hiç bir sebebin istedikleri sonuca ulaşmayacağını bilemeyecek,şuurunu yitirmiş insandan bahsedecek.Biz Ya Müsebbibel Esbab,heyyi'lena sebeben sebeba,diyeceğiz.

  Gökyüzü kararacak,hem hava hem bulutlar hem insanlar kara,hani Nur suresindeki Nur ayetinin zıttı,kesafet ayetindeki deniz karanlığı gibi..Şimşek çakacak,yıldırım düşecek,gök gürleyecek,kulak duyacak,göz görecek,beden hissedecek ama zavallı insan,Allah ın emniyetine giremediğinden yalnızca kulaklarını tıkayarak bir köşeye sinmekle korkusunu yaşayacak ölümünün,kulağını kapatarak ölümden kurtulanabilir mi?Sağır,kör,dilsiz olma yolunda hastalığı artacak...

   Duymadan rahat rahat yaşıyorum,aman susun,ölümden bahsetmeyin neşemizi bozmayalım ağzımızın tadı kaçmasın diyecek insan.Ama gök gürültüsünde saklanacak,depremden kaçacak,yastığındaki mıtelardan kurtulmanın,ve daha rahat ve sağlıklı nasıl yaşayabileceğinin endişesi saracak tüm benliğini.Hiç bilmediği mikroplarla karşılacak gün be gün,hastalıktan,ayrılıktan ölümünden ve çevresindekilerin ölümünden,beğenilmemekten,sevilmemekten,takdir görmemekten,standardının düşmesinden korkacak.Hayat her sonbahar halinde yıldırım,şimşek ve gökgürültüleriyle göründüğünde kaçıp saklanacak,duymak istemeyecek asıl sesi,çünkü kendisine yaptğı yer iki delikli,biri olmazsa biri,nifak üzere kalbi,emniyetten beri..
Oysa bambaşka bir portre var öbür tarafta,gökgürültüsünü duyunca Rad la beraber hamdeden,elhamdülillah diyen,aynı olayın her uzvuna farklı düştüğünü bilen,ve gökgürüldediğinde çoktan yıldırımın düşmüş olduğunu bilen ve zaten tevekkülle emniyetle,elhamdülillah diyen biri..Meleği tülden kanatlı,narin ve uçuşan kelebek tarifinden öte güç,kuvvet olduğunu ve her fizik kuralının ardındaki gücün bir melek yani kuvvet olduğunu bilen,kendini Allah a güvenerek endişelerden kurtulan biri...Kuvvetini Kudret olarak kullanabilen biri,ne verildiyse kendine kuvvet adına onu idare edebilen,sınırlandırabilen sevk edebilen,tıpkı Rad gibi...Allah ın izniyle tabi..

      Tüm bunlar bana efendimizin tebliğini hatırlattı,LA İLAHE İLLALLAH de kurtul..Neden kurtul,endişelerden,korkulardan,nasılsa başına geleceklerden kaçmaktan,iki ara bir dereye sıkışıp kalmaktan kurtul.İlah ,özlenen,umutla beklenen,umulan,haşyetle korkulan,aşkla sevilen,tutkuyla bağlanılan çünkü..Ve o biri,mümin yani her duygusunu Allah ta ve Allah la yaşayan...
La rezzake illallah,Hiç rızık verenim yok,ancak Allah..
La vedüde illallah,En çok sevilecek,ve en çok seven yok beni,bir tek Allah..
La rabbe illallah,Hiç bir terbiyecim yok başka,ancak Allah..
La melike illallah,Hiç sahibim yok benim,özgürüm,ancak Allah...
La mağbude illallah,Var mı ibadet edilecek başka,ancak Allah...
Allah anlamayı ve yaşamayı nasip etsin inşallah...

24 Haziran 2010 Perşembe

Taşlar,kalpler ve kelimeler...

Erzurum semineri bitiyor.İki haftadır buradayız.Yolcu olmak,yolda olduğunu hissetmek güzel.Yol tıkanıklık giderici,yara sarıcı bir merhem.Yıllarca istediğim ziyaretler hiç plansız :) bu zamana nasipmiş.Erzincan üzerinden Terzi Baba,bana dört yıl manen emek vermiş,inşallah hala himmetleri üzerimde olan,Abdurrahim Reyhan,Dede Paşa,Muhammed Sami hz.ni ziyaret ettik.Helallik istedik.Ne güzel bir havaydı Erzincan...İki Erzurum arasına bir Malatya,sıla ı rahim ziyareti nasip oldu.Dönüşe Karadeniz çeker mi nasip....
Erzurum bir başka şehir,taşın konuştuğu yer....
Malatya nın doğusuna ilk kez geçtim.Malatya ya da evliliğimle.Ben doğuyu bilmiyormuşum.Dağları,yaz ortası kara dokunmayı,atların,eşeklerin yavrularıyla gezişini,çağırdığımda üstü başı perişan yağmurda kara koyunlarını ve sarı buzağılarını otlatan dilini bilmediğim çocukların yanıma gelemeyişini..Dağların içinden suların fışkırışını,dağlardan taşların yuvarlanışını,kaskatı kayaların damla damla ağlayışını...Küçük yerlerde ve kendi içimde farkettiğim insan kalbinin dehşetli taşlaşışını,taştan katı oluşunu ve kelimelerin kalpten kopan parçalar oluşunu...Öğretiyor Allah..
Kuran insan ve kainat..Allah ı aynı dille anlatırmış ya ilk kez bu kadar farkettim bu seyahatte her şeyin ortak bir dille Kuranı,Allah ı anlatışını.Benim dersim Bakara ydı..
Tüm çabalarıma rağmen tefsiri dinleyemedim.Bütünlemeden ilerleyemedim.Baştan sona okumak burada nasip oldu şükür ve zihnimde zorlu imtihanlı ama aşklı geçen bir Mekke döneminden sonraki fitneler ve hastalıklı kalpler kaldı,ehli kitapla bildikçe katılaşanlar,katılıkları kelimelere yansıyanlar,yahudilerle bildikleri halde kabul etmeyenler,münafıklarla,müminle mümin,yalnızken başka olanlar.Müslümanlarla bahaneler, sorular,kelimeler ki kalbin aynası ve etkileyicisi onlar,münafıklık şubeleri..Ölü kalp,diri kalp hasta kalp bahsini tekrar tekrar hatırlamak gerekecek..
Surenin başında Elif lam mim,ilk 5,6 ayetle surenin künhünü veriyor sanki..
İşte kitap,oku..Kuran,kainat ve insan...
Hidayet isteyene yol,sakınma yolu..
Gayba iman,ki sonra davut ve calut kıssasıyla canlanacak,kuvvetli iman lazım çünkü, sadece görünene inanmak zayıf güvendir çünkü,imanın göstergesi sağlam namaz,sonra sabırla namazı birleştirecek sure,ve sonu infaka ayıracak ve simadan tanıma seviyesi isteyecek.Ve tüm elçilere iman,amerrasuluyle tazelenmiş bir imanla bitecek sure inşallah.Allah kabımızı taptaze bir imanla,şu dağlardan fışkırıp akan,sert kayalardan kendine kıvbrımlı yollar bulan deryaya ulaşmaya çalışan sular gibi taze bir iman versin..Kalbimizi içinden sular fışkıran,Allah korkusundan yuvarlanan taşlardan yüce etsin.Dağların kaldıramadığı yükü yüklendik madem,Allah kolaylıkla beğendiği bir halde yaşatsın,beğendiği bir halde alsın,taşla toprakla karla yağmurla barışık etsin,kayaları güllük gülistanlık etsin inşallah..
Racep ayı burada başladı,burada dolunaya erdi,eyyamı bığz geldi.Aydınlanmayı nasip etsin merhametlilerden merhametli olan.....

22 Mayıs 2010 Cumartesi

Ankebut Suresinden bana kalanlar...




Beş ay olmuş Ankebut suresini okumaya başlayalı.Kasas suresiyle hayatımıza kendi hikayemize yukardan bakmaya karar vermiştik.Sanki Hz.Musa yla onun hayatını,doğumu annesi,ergenliği,olgunluğu tebliği,korkuları ve sığınmasını sayfa sayfa okumuş,içimizde Allah ın kudretini hissetmiştik.Surenin sonu çok güzeldi.Her şey helak olacak bir Rabbin vechi kalacaktı.Sanki ruhlarımız buraları terkeylemişti.
Derken ankebut suresine başladık.Daha doğrusu ankebut suresi,öyle kolay mı sandınız diyerek başladı.İman ettik demekle imtihan olmadan bırakılacağınızı mı sandınız..Ayaklarımız yere bastı tekrar.Hala buradaydık,ve devam etmek zorundaydık.Fitneye tutulacak ayrışacaktık.Kolay değildi ateşe tutulmak,bu sürede yaşananlar da,ayetlerin hayatımıza değişi de öyle..ftn kökü değişken anlamlarıyla hayatımıza değiyordu.1-4.Gözü korkmuş,nasıl yaşanacak bu hayat diyen bizlere ecl köküyle,bir son haber verildi.Allah a kavuşmayı umanlara Allah ın eceli muhakkak gelecek.Ve 23.ayette zıttı da verilecekti,bu kavuşmayı ummayanlar ümit kesmiş bedbahtlardı.Bir son var,aslında yakın ama hep gecikmiş gibi...5.Chd fiili burada çıktı karşımıza ilk,çalışan kendisi için çalışacaktı,Allah alemlerden müstağniydi.6.Tahtaya çıkmış çocuk gibi hissettim kendimi,ya da tüm merhametine rağmen yine yanlış yapmış küçük bir kız annesinin karşısında,artık kendi haline bırakılmak,ister çalış ister çalışma denilmek tüm pişmanlığımı yüzüme vurdu.
Ama yine tabiki bırakmadı Allah,hemen bunun arkasından salih amel işleyenlerin günahlarını örteriz,dedi.Surenin hitabı hep çift tenkitle,muhakkak anlamındaydı.Salih amel işleyenleri salihinden ederiz dedi bu iki salih amel çabasına seVkedecek ayetin ortasına biz anne babaya iyiliği tavsiye etmişizdir dedi.İlk 6 ayetteki anlam perçinlendi,e 7 deki merhamet de..Ne yaptığınızı haber vereceğim,içimize incelik biriktirme heesi bıraktı çünkü aslında ne yaptığımızı bilmiyorduk.Onun için şunu da yapsam güzel olur mu acaba diyerek çaba sarfetmeliydik.8-9.
10.ayet bir hayat felsefesini barındırıyordu.Allah taydık..Yolunda diye çevirsek de..Ve bu yoldaki en önemli,fiillerden biri,üziye idi.İnsanlardan öylesi ardı ki İnsanın yaptığı eziyeti Allah tan biliyordu e bu tanım biraz sonra münafık tanımı ile perçinlenecekti.11.Allah a hüsnü zan beslemeliydik.Ne etse güzel etmiş,vallahi güzel etmiş,billahi güzel etmiş,ille biri vesile olacak,takılmayacağız.Nasipsiziz diyorsak inşamız eksik gece oturup ağlayacağız.Müna fıktan sonra kafirlerden bahsederek peygamberler örnek fitneler,sonuçlar anlatılıyordu.Her peygamberin Allah a davetinde ortaya bazı fitneler çıkıyor,peygamberler uyarıyordu.14.ayetten itibaren
Nuh as.ile zaman fitnesi-ki 1000 yıl kalmıştı bundan 50si eksik,hemen tufana geçti.Bitmez sanılan bir bin yıl bitti.zaman izafiydi.Bu dert bitmez demeyektik..
İbrahim as.ile özellikle rızık fitnesi-ki rızık oluşturulmaz yaratılmış olduğu yerden aranır bulunurdu(febtegu).Zamanın en büyük fitnesiydi rızık,kendiliğinden gelmezdi.Çoluk çocuk,standart,ele güne muhtaç ve hatta mahcup olmamak için lazımdı.Herkesin ekonomik özgürlüğü olmalıydı.Ne yapalım yanlışlar da yapsak günah onlarındı....Yaratılış ve inşayı da gördük HZ. İbrahimin kıssasında.Naşietelleyl,lazımdı yaratılanın cennete uygun hale gelmesi için..Ve sonuçta kaim onu öldürün yada yakın dedi.Allah ın İbrahimi ateşten kurtarmasında çok ibretler vardı.24.Fitne ateşi de sürekli yanacak,hayatımızdan atamadığımız şeyler bizim için fitne olacak,ateşin sönmesini değil içindeyken tevekkülle serin olmayı dileyeceğiz..Meveddet kelimesiyle dostluk kavramına hazırlıyordu sure bizi.İnsanlar aralarında sevgi olsun diye putlar ediniyorlardı.fun,hayran kulüpleri,sigara,marka,müzik tarzı tutkunları bana hep bunu hatırlattı.Şimdiki bu yalancı sevgi sonra lanete dönüşecekti.İNNİ MUHACİRUN İLA RABBİ,dedi buna mukabil İbrahim,yüz çevirdi.Tasavvufun tek gayesiydi bu yol alış.Böyle bir imana mukabil de salih evlatlar verildi zürriyetine,ve de peygamberlik.Amel çocuk ilişkisini gördük.Çocuklarımız birer ameldi.Amellerimiz de birer çocuk.Nuh as.o benim ehlimdendi deyince,hayır o amelin gayrı salih denmişti.İbrahim as.a Lut iman etmişti.
Lut as.da fuhuş fitnesi-ki helak haberi dost İbrahim as a verilmişti de dostu Lut için endişelenmişti.Halbuki Allah herkesi,bilmekteydi.
Şuayb as da fesat fitnesi-ki kainatta en ufacık bir düzeni bozmak da ifsattı.
Ad ve semudun sonrada firavun,karun ve hamanın helahinden bahsedildi.Önce topluluk sonra bireysel bazda helaklar anlatıldı.Demek hesap yalnız başınaydı.Lut da hanımıyla ayrıydı.39.Herkes yapayalnız Rabbine varacaktı.Herkes günahından tutulup yakalanmıştı.Tutulacak bir günah bırakmamak için sürekli istiğfar lazımdı.40
Ve 41.ayet.Veli olma yolu,diğerlerini gösterek .Allah dan başka dostlar edinenlerin hali örümceğe benzer.O ağından bir ev edinmişti ki evlerin en çürüğü örümceğin evidir.Keşke bilselerdi.Bir kere ülfetle dost olunmaz,ehz almak,ittehaze edinmek..Ala ala edinilir.Çok uğraşır örümcek,kendince ince ince sanatla örer.Tüm cehdini o eve harcar.Ama hiç bir ev vasfı yoktur evinde.Ne korur,ne kuşatır,ne giren çıkan emniyettedir ne de kendisi,eşini bile öldürür örümcek..Sanat harikası gibi görünen bu ev üflesen yıkılır,içine girsen yakalar,bırakmaz..
Veli olmak için bütünlemek lazımdı,sırtını Allah a dayamak,cehdini Allah a harcamak lazımdı.Müddessir,müzzemmil,iç ve dış dokuma lazımdı.Kalp ev ilişkisini bilmek,Nur ayetini unutmamak lazımdı.Tüm çırpınışlar Allah a arz edilirse veli eder,dayanmazsa yoldan da eder,deli de ederdi.Bütün çağırışların Allah a olması lazımdı.42.İşte bütün bu misaller,karıncalar,arılar,örümcekler,akıl sahipleri için ibretti.43.
VLY,Utlu,tela,veli olmak için,fitnelerde serin ve selamette kalmak için sunulan reçete ise şuydu:
Vahyin izini sürmek,hayat kitabını vahiyle okumak,
Namazı dosdoğru kılmak ki namaz hem açıktan kötülükten,fahşa,hem üst akıla göre kötülükten,münkerden nehyeder.Bir iç ses oluşturur.İnşaa da namaz,furkan da namazla inş.
Allah ı zikret,an,yan ,unutma ,hatırla,bahset,çağır,onun için vazgeç,onun için seç..Zikir en büyük,çünkü Allah en büyük..
Allah ne yaptığımızı,yapacağımızı,tüm sanatlarımızı bilir.sna..ince ince işlemek,uğraşmak.Nasıl bir meyil var içimde sanata karşı,hep bir eser peşindeyim,tutuyorum kendimi daha önemli şeyler var diye,ve karşıma çıkan en güzel cümle.Takva kalbin sanatıdır.Al sana sanat,uğraş didin,Rabbin beğensin,sergine bir O gelsin.45
Dost olmak,yük olmamak,üstlenmek,taşımak,yar olmak,bar olmamak,ortak payda aramak,yanlış görüyorsan dua etmek içi yanmak,tebliğde de,her ilişkide de.47
Sure sona yaklaşırken başında bahsettiği fitnelere bir başka açıdan yaklaşıyor sanki azabı acele istemekle zamanı uzun algılama fitnesi,azgınlığın bir üst hali olarak çıkıyor karşımıza,azap isa ansızın geliyor,tadılıyor azap,kuşatıyor.Her amel insanın etrafında bir alan oluşturuyor,salih amel kalkan olurken,kötü amel hedef ediyor heder ediyor.55
Arada hicreti hatırlatmasının ardından rızık fitnesine çözüm sunuyor,nice canlı rızkını taşımıyor bile,kaldı ki kendi yaratsın,vakıa neden rızık için okunuyor tüm mantık bu,sen mi yaratıyorsun rızkını yoksa Rabbin mi..60-63

Ey kullarım..hitabı yine alıp bizi en yüksek idealin hayalin götürüyordu,kulluktan büyük makam yoktu..Arzım geniş,bana kulluk edin diyor,kul olmak için ağyardan geçmek gerekiyor,anne baba çocuk eş vatan,biz daha yemekten uykudan keyiften geçmekle uğraşıyoruz..Ölüm var,tadılacak..Ağzımızın tadını kaçıracak.56
Yine salih amel,bu sefer ismi belli,sabır ve tevekkül.59
Yeryüzü ayetlerinin hepsinde Allah ı görmemenin imkanı yok,ölüme hayata ve suya elhamdülillah..
Dünya hayatı oyun ve eğlenceden ibarettir.Zaman uzun diye oyalanmaktır oyun,eylenme,ahiret hayatı ise yaşanılası olan.64.Gemi sallantılı kaygan,örümcek ağında gibi,sıkıntılı dardaki halimiz,kara ise emniyette ve ferah,bir öyle bir böyleysek yine 6.ayetin havasına bürünüyor sure.Zevk etsinler nankörlük etsinler..
Ve müthiş son..Merhametin,adaletin,sevginin dostluğun doruğu..
VELLEZİNE CAHEDU FİNA LENEHDİYENNEHÜM SÜBÜLENA..VE İNNELLAHE MEAL MUHSİNİN..
Sonuca değil çabaya bakıyor ALLAH ve yine O ndayız,O nda eziyet görsek de yılmadık ya,yoldaki tümseklere(aneke) takılmayıp halimizi Allah a arzettik ya,yolunu açacak,yolumuzu gösterecek inş.Görüldüğümüzü izlendiğimizi unutmadan,izleyeceğiz,iç sesimizi..


ALLAH A VARANA KADAR YOL TERS ÇEVRİLMİŞ NAL İZLERİYLE DOLUDUR.HZ.MEVLANA

7 Nisan 2010 Çarşamba

Son zamanlarda....

Ankebut suresi sonlara gelirken ev,dost ve namaz üzerine düşünüyorum..
Veli,dost üstlenen demek,ağırlığını taşıyan,yükünü hafifleten,onun için hasbiyalahü ve niğmel vekil..Onun için Allah tan başka dost tutanların hali,kendince sanatkarane ev yapmış ama üflemekle yıkılan hiç bir koruma özelliği olmayan evi olan örümceğe benzetiliyor..Dost olmak için bütün olmak bütünlemek gerekiyor.Bütünlük içinse bir sınır sığınma ve korunma yani ev..
Herkesin eni sonu vardığı,hatta en güzel mekanlarda bile eni konu özlediği,ne yapıp etse yine döndüğü yer..Gece ve gündüzü,gizliyi ve açığı yaşadığı yer..Dekorasyonla,eşya yenilemeyle feng şuiyle renklerle uğraşılarak ruh oluşturulmaya çalışılan yer..Ama ruh öyle ruh çağırmayla gelmiyor malesef:))
Ev deyince aklıma nur suresi geliyor,ev insanın katmanlarından bir katman,örtülerinden bir örtü..Nurun kat kat içerde yanıp doğuyu ve batıyı aydınlatması gibi nurlanmak için de anadoludaki tabirle bürlenmek gerekiyor.Kalpteki nur bedenle,esvapla evle örtülüyor ki mayalansın,büyüsün,tutsun.Onun için müddessir ve müzzemmil efendim.İçin için örtünen,dışını da bürleyen,alemi nurlandıran yere gölgesi düşmeyen.
Nur ayetinin sağı solu,öyle evler,öyle insanlarla çevrili ki..İşte ev..İşte insan..
Allah ın adının anılmasına izin verdiği ev ki gökten bakınca yanan nur yıldız olur,her türlü alışverişin Allah ı anmaktan alıkoymadığı insan ki içi dışı nur olur.Ev,örtü ,haya,edep olrak kodlanmış nur suresi ben de,eve girmanin adabı var,odaya girmenin,anne baba olmanın,çocuk olmanın,konuşmanın,selam vermenin,yemek yemenin..Nur yayılsın diye toplumsal kurallar nur suresi,kolaycacık söylenen ama büyük çığa dönüşen alev topu gıybet ve iftirayı ifkle anlatır.
VE NAMAZ..Ankebut ayetinin hemen ardından,surede anlatılan fitnelere çözüm olrak önümüze konur.
İnnesalate tenha anil fehşai vel münker..
Vele zikrullahi ekber...
Namazı neden fuhuştan alıkor diye takdim etti Allah,fuhuş hayatımın neresinde,kadın olmak,HZ.Meryem ki ahsenet ferceha ve nefahna fihi ruhena ya mazhardır,münker nedir hayatım ne kadar net ne kadar flu,Ethem hocamın son haftaki okuduğu muta nikahı ile ilgili hadis ve kadının konumu düşündüklerimden,netleşince yazarım inş.Yarın yine hadis okumamız var,bakalım nereye akıtır Allah zihnimi..Allah ım halime bakma,dağınıklığımı toparla,kalbimi her daim sana akıt...

17 Ocak 2010 Pazar

yapmak için yıkmak gerekecek..zor,canım yanıyor..

(resim:www.fussilet.com)
Alt üst olmak,içinde depremler olmak fay hatlarının kırılışı acı çok acı ama gerekli galiba.Kendimin farkına vardıkça utanıyor,inanamıyor,bu kadar kötü değilim,hatta iyiyim yani iyiydim,kalbim temiz,niyetim halis filan değil miydi benim,vel hasıl insanın en çok konuştuğu kişi kendisi,kaliteli insan olmanın çaresi ise kendiyle nitelikli beraberlik,doğru soru doğru cevap,insanın kendiyle,gün geçirmesi,gönül eğlemesi kendine saygısızlık..
İşte böyle,Ankebut suresi yoldaki tümsekleri birikintilerimi (aneke)eşeletiyor,bakıyor,inanamıyorum.Ve içimden bir ses bu eşelemeye fena halde kızıyor.Ayrışmak,durulmak,ateşe tutulmak istemiyor(fetene)Dokunma,böyle mutlu huzurlu,körler sağırlar birbirini ağırlar devam edip gidelim,iyisin,hoşsun güzelsin diyor,sonra düşürüp,hak ettiğini alamıyorsun,hep sen deyip sahibine küstürüyor..(üziye)İnsanların eziyetini Rabbinden biliyor,Allah ta gördüğü eziyeti insanlardan görüp mihnet ediyor.Duyguları onları hissettirene sunup gecede sükuna erdiremiyor.
Yani durum fena halde karışık..İçimde fırtınalar kopuyor.En yakın şahidim eşim,içimde olup bitenden habersiz,kızıyor kırılıyor,kötülüğümün doğrulanması umudumu kırarken,en büyük girdabım beni iyi görsünLER,bir şeyleri toparlamama engel oluyor,Beni iyi Görsün Sahibim e niyet etmeye bu yolda minicik de olsa adımlar atmaya çalışıyorum.Şimdiye kadar ki tüm cehdimin nagihanın ne kadar da iyi bir ....,iyi bir insan olduğu algısını doldurmaya çalıştığını düşünmek bile istemiyor,tevbe istiğfar ediyorum..
Aşk,güzellik,değer,anne baba davranışları,psikoloji ile ilgili tüm taşlar yerinden oynuyor.Acıkmak,yemek yemek,bakmak,bakılmak fiilleri ise edilgenleşiyor.Mustafa ulu.soy insanın temel acıları üçlemesinin zamanı şimdi gelmiş demek ki,kütüphanedeki bekleme süresini şimdi doldurmuş,sınava gireceğim sırada,tarih mevzuat filan çalışmam gerekirken,bir de 900 katlı insanı aldım bugün.
Bir Leyla tasviri var elimde,niyet ediyorum onu olmaya,şimdi düşünüyorum niye,beni sevsinler,hayran olsunlar diye mi,hayran olayım seveyim de sevgiden hüsnü aşk doğsun diye mi bilemedim..
Kendimle terapi böyle bir ağın ortasına bırakıyor beni,ağ mı,Allah tan başka dostlar edinenlerin hali,kemeselil ankebut,ittehazet beyta,şüphesiz evlerin en zayıfı örümceğin evidir..Yazmak benim terapimin önemli bir kısmı,yazdıklarımı okumak tajikomik:)
Gelelim Leyla ya,
Leyla kara kuru cılız,güzel olmayan bir kız mış ya,biz mecnun değiliz ya,yüz ve beden insandır sanıyoruz ya
Dinlerken sırf kulak olurmuş leyla,anlatan tam da anlattığım bu dermiş-hüsnü fehm
Anlatırken bir çeşmeden su akar gibi berrak ve tane tane konuşurmuş leyla-hüsnü kelam
Düzenliymiş,etrafındaki herşeye sinermiş bu düzen-hüsnüintizam
Kimi görse eli ayağına dolanır,bilemezmiş ki ne yapsın leyla-hüsnü istikbal
Eşyaları canlı gibi,tahta kaşığı bebek gibi ihtimam görürmüş,insanlarla ise kılı kırk yararak görüşür,kırmaktansa kırılırmış,yanına varan huzura varırmış leylanın-hüsnü muaşeret
Umutsuzluk yokmuş kalbinde,yanındakiler konuşmalarına haline çeki düzen vermede,mızmızlanmaz,kimsecikleri suçlamaz,tek kınadığı nefismiş leylanın-hünü niyet
Her hali edepmiş leylanın-hüsnü edep
Kolay pes etmezmiş,kararında durur hatasına sahip çıkarmış,metin bir duruşu varmış leylanın-hüsnü metanet

BİR KADININ EN CAZİBEDAR EN TATLI GÜZELLİĞİ NEDİR?
KADINLIĞA MAHSUS BİR LETAFET VE NEZAKET İÇİNDEKİ HÜSNÜ SİRETİDİR.deki hüsnü mana hangi erkeğin zihninde,kalbinde,hangi kadının suretinde ve siretinde kaldı acaba,nebevi kokuyu zamanlar ötesinden soluyanlar hariç....Bu kokuyu alan erkeklerde bir de hüsnü sehavet,cesaret ve cömertlik..
Bu yol uzun,engebeli,ben karışık ve giriftim çünkü aşktan başka çare yok..Yolumdaki birikintiler koca dağlar,ferhat gerek,leylayı görecek mecnun gerek..

21 Aralık 2009 Pazartesi

Kasas suresinden bana kalanlar 2

Pişmandı hz Musa,korkarak ve mukarabeyle geçiyordu gece..Ama işte tanıdık bir ses yine yardım istiyordu,sen bir azgınsın denildiğinde ise konuşuyordu,benzeri her devirde aşikar uslubuyla,sen demek bir zorba olmak istiyorsun ,dün birini öldürdün,bugünde beni,ıslah edici değil,arabulucu değil,ancak bir zorba olmak niyetin..
Cevabı yok Musanın,sükut en güzeli,fırsat da yok kurtarıcı şehrin öbür ucundan koştu gedi sure i yasindeki gibi,çık kurtul dedi,öldürecekler seni..Umulur ki Rabbim beni doğru yola ulaştırır diyerek çıktı Medyene,suyun başına..Aranan,korkan,mukarabe halinde,katil olmuş ama umt kesmemiş Musa iki kadına yardım etti,hayvanlarını sulayıverdi.İyiliğe devam etti.Ve kenara çekilip Rabbine yöneldi:
RABBİ LİMA ENZELTE MİN HAYRİN FAKİR...
RABBİM BANA İNDİRECEĞİN HER HAYRIN FAKİRİYİM...
Sebepler sustu,açsam korkmuşsam,düşmüşsem,kaçmışsam da senden yardım dilerim muztarım Allahım.Allah ın rahmetinin anahtarı.
Ve hayayla geldi hanımlardan biri,babam seni çağırıyor.Baba da bir peygamber,hz.Şuayb.Ne güzel bir baba,ne ferasetli bir kız,babacığım,onu ücretle tutsan...Ne anlayışlı bir baba, seni kızlarımdan birine nikahlamam karşılığında 8 yıl yanımda kal,inş. beni salihlerden bulursun,hizmetini ona tamamlarsan,o da senden..ne güzel bir aile,Ne güzel kayınpeder,ne güzel damat..
Süre dolunca,hizmet tamam olunca,ehliyle yine yürüdü Musa..O yol,o mübarek yol zeytin aşk ve ateş..ateş..ateş..Bekleyin o ateşten ya bir haber ya da bir cezve,parça getiririm ısınısınız..
İki yönlüdür olaylar,biri yakına biri uzağa bakar,biri dünyaya biri ukbaya mesela,her yaşadığımızdan temiz niyetle iki yönünün hayrını da isteyelim, ama her nimetten ahireti ille arayalım..
Bu kısım nasıl dile ,kağıda,klavyeye dökülür,Rable tanışmak ne demektir,Ben ALLAHIM,hitabını duyabilir miyiz ölmeden,kalbimizin kulağıyla biz...
Rabble tanışmanın ilk şartı geliyor hemen,asanı at..Ne varsa dayandığın bırak gitsin,bırak da gör her birinin yılana ejderhaya dönüşmesini..
Elini koynuna sok bembeyaz çıksın..KORKUDAN AÇILAN KOLLARINI KENDİNE ÇEK,işte böyle sarmalar Rabbin seni..
Bunlar Musa sa.ın Firavuna delilleri,ama kendine bakışı Musa asın..Ben onlardan birini öldürdüm,kardeşimin dili daha düzgün,bana yalancı derler...
Allah,biz seni kardeşinle destekleyeceğiz ve size öyle bir KUDRET vereceğiz ki.....siz üstün geleceksiniz dedi.
Ahit alınmıştı,ne zorlu mücadele..
Firavun siyasi otritenin gerçeği örten yüzünü gösteriyordu,ayetleri görünce ben sizin için benden başka bir ilah tanımıyorum diyordu,her emre uymamanın altında bir firavun var otorite kabul etmeme,ben ancak ben karar veririm var..Sonuçsa denizden kurtarılan Musa,denize ille ordularıyla atılıverilen Firavun..
Kudret bu..Feleği çeviren,herkesi döneceği yere çıktığı yere döndüren ALLAH..Sonraki sayfalarda efendimize hitabındada var bu kudret,sen bunları görmedin.Sen sevdiğini hidayete erdiremezsin.Allahla beraber başka ilah çağırma,kafirlere arka çıkma,şirk koşma hitapları ne ağır..
Ve yine bir iman edenler tasviri var..Onlara Kuran okunduğunda iman ettik zaten önceden teslimdik derler.islamdan imana..eslem,eymen..Sabretmelerinden dolayı ecirleri iki kt verilir.Kötülüğü iyilikle savarlar.Kendilerine verilen rızıktan harcarlar.Boş söz işittikleri zaman bizim işimiz bize,sizin ki size,selam,biz bilmezleri istemeyiz derler.Allah dilediğine hidayet eder,peygamber bile sevdiğine değil.
Biz seninle doğruya uyarsak yurdumuzdan oluruz dediler..Biz onlar emin bir beldeye yerleştirmedik mi,çoğu bilmezler..Koltuk,makam,statü kaybetme korkuları neler yaptırıyor doğruyu aslında bilenlere,zaman değişti,düzen böyle diyenlere..
Kendine sağlanmış imkanla şımaranın hakkı azap..Hiç kuluna zulmeder mi mevlası,kulun çektiği hep kendi cezası...
Bize verilen süslü görünen herşey geçici,sonra olan ise hayrun ve ebka..Neden elbise altın inci ev manzara meyve,aşk anlatır Kuran..Kimin için,erteleyelim için...Yoksa ortaklarım nerede dediğinde Allah,zatıyla muhabbetiyle korusun ki bunlar çıkıp gelecek galiba,tarzım,dekorum,lezzetim,başarım,bir yandan firavun bir yandan karun...Ve haberler kör olur artık,bir tıkla ulaştığımız her şey helak..AncK TEVBE EDEN,salih amel işleyen başka,o kurtuluş UMABİLİR.
RABBİN DİLEDİĞİNİ YARATIR VE SEÇER ONLARIN SEÇİM HAKKI YOKTUR.
VE HÜVALLAHÜ LAİLAHE İLLA HU.LEHÜL HAMDÜ ULA VEL AHİRET.HÜKÜM O NUNDUR.O NA DÖNDÜRÜLECEKSİNİZ.70
Ne gücüm var,ne seçimim,geceyi uztıverse gözüme ve gönlüme kim aydınlatır,gündüzü yayıverse kim sükunlandırır...
Gece....tamir olma ,maddi manevi sukün bulma zamanı,yalnızca uyuma değil..Ruhumun günahlardan kırılan fay hatlarını,erozyonlarını temizleyip yıkayarak fidan dikme zamanı,bir çiğ tanesiyle başlamak,sabah kuran okumak,yeşillenmek iyiden iyiye duha...
Neler var bu surede daha,korktuğuna uğramak,ummadığına nail olmak.Büyük korkuyu bu dünyada taksitlendirmek,eminlerden olmaya özenmek,kabri tefekkürle taksitlendirmek,bir gönül evi için takva kredisi almak,bunun için sıkışmak..İçimizdeki aslında bizden iman etmiş,elimdekiler bana ilmim sayesinde verildi diyen karunlaşmış tarafımız.Karunun karşısındaki,ayyy ne güzel ne şans imrenmeleri,vahh ne yazıklar,iyiki öyle olmadıklar..Nasıl bizden sesler..Hasta olmadım çünkü çok iyi besleniyorum,çalıştımda kazandım,eh değişti ama ne uğraştımlar..Allah affetsin....
Vel hasıl bu sureyi anlamanın son noktası
LA İLAHE İLLA HU KÜLLÜ ŞEYÜN HALİKUN İLLA VECHEH
ONDAN BAŞKA İLAH YOK HERŞEY HELAK OLACAK O NUN VECHİ KALACAK..
şİMDİ BELKİ ANLAMADAN EZBERDEN,ama sonra inş.hayat kıssamızla derinden içten 1. kurdan O nu razı edip mütmain olana dek ki kalpler ancak Onun zikriyle tatmin olur,son nefesi alırken vechinin güzelliğiyle mest olana dek söylemek..
Üzülür mü çok bunu söyleyen,sevinir mi,korkar mı çok dünyanın elinden kaymasından,cebindeki bilgidir gelen acılar.Allah nasip etsin,acizliğimize acısın çekemeyeceğimizi vermesin.Hikayemizin içinde boğulmadan,yukarıdan,kuşlar kadar özgür bakmayı,aşkla subhanallah,elhamdülillah,Allahü ekber demeyi nasip etsin..Amiin
Not:Ayetler tamamen aklımda kaldığı şekliyle,Allah ın kelamı yazdıklarımdan hissettiklerimden münezzehtir,Allah bunları bize anlatmak için haliyle kavliyle çalışanlardan razı olsun...

19 Aralık 2009 Cumartesi

Kasas suresinden bana kalanlar...1

3 Muharrem 1431
Kasas suresi okumalarımız bitti..Bir hayat,bir kıssa,kıssa içinde kıssa..Doğmadan düşmanı firavun,Annesi,ablası,düşman yanındaki dost asiye,kıpti ve hataen öldürüverdiği adam,eşi,baldızı,kayınpederi,hizmeti,ailesi,korkuları,duaları,tövbeleri ve ateşiyle,Allah la buluşmasıyla hz.Musa...Bebekliği,çocukluğu,ergenliği,evliliği,olgunluğu,peygamberliğiyle hz.Musa...
Her şeyiyle teslim,Allah ın akıttığı yere akması,taa doğumunda teslim bir anneyle,vahye muhatap bir kalbe sahip anneyle doğuyor,sepete konup atılıveriyordu hz. Musa..Ve üstünde sevgi,karşı konulmaz,Rab tarafından verilmiş bir sevgi..
Başlı başına kudreti Allah ın surenin her yerinden fışkırıyordu.Kim ne isterse istesin,ezilenin gözünü aydın edecek,diğerlerine hüzün ve düşman olanı elleriyle büyüttürecekti.
Bir ananın kalbi gece boyu bomboş kalacak,kelimeler karşılamıyor işte o acıyı,fariga!Allah kendiyle dolduracaktı ona teslim kalbi,ve söz verecekti yavruyu ana kucağına döndürmeye,herkesi bir felekle döndürdüğü gibi.Anasınıkinden başka sütler haram edilecek,aynı zamanda çocuğu olmayan Asiye nin de gözü aydın edilecekti.Ablası bebeği takip edecek,süt anne olarak annesini tavsiye edecek tüm sebepler tamam olacak,Musa hem anacığının yanında hem saray da büyüyecekti.
Ve bir genç olunca kendi serüveni başlayacak,anneden çıkacaktı.Zaten ergenlikten sonra anne,o zamana kadar derinlere gömdüğü eğitimini destekleyebilirdi ancak.Annesi mütevekkil,kendisi de seçilmişti,Allah Musa ya ilim ve hikmet verdi.Ve yürüyüşü başladı.Musa hep yürüdü,yol aldı,zaten ömür de bir yürüyüş,gizli bir yolculuk değil mi?Düşülen kalkılan nida ve tevbe ile devam edilen bir yolculuk.Karşısına iki adam çıktı,biri kendi şiasından biri firavunun şiasından,hani firavun fesat çıkarıyor kavimleri bölüyor,diğer kavimleri,öldürüyor azap ediyordu,O da kendisinden yardım isteyene yardım etti,bir yumruğuyla adamı öldürüverdi.Ve ilk tepkisi hatalarıma en güzel umut:
HAZA MİN AMELİŞŞEYTAN
RABBİ İNNİ ZALEMTÜ NEFSİ,FEĞFİRLİ......................FEĞAFERALEH
BU ŞEYTANIN AMELİNDENDİR
RABBİM BEN KENDİME ZULMETTİM,BENİ BAĞIŞLA,ÖRT..........VE AFFEDİLDİ
Ve korkarak ,mukarebe halinde,zalimlerden kurtulma duası bir daha zalimlere arka çıkmama tevbesi ile medyene,o ferah ve sulak memlekete vardı,olur ki Rabbim beni doğru yola eriştirir dedi...

15 Aralık 2009 Salı

HAC=HAYAT

Hac hayattır..Hayat hacdır,mücadeledir diyeli ne uzun zaman oldu.Bunu farketmek bile ne kadar da zordu.Dün bir arkadaşım Hacdan döndü.Kabe den itibaren yürüyerek,aralıksız telbiye söyleyerek,minada kalarak,Resulullah ne yaptıysa,nerede durduysa takip ederek...İçimden geçen tüm duygularımı Rabbime sunuyor,Onun bunları dua kabul edip razı olacağı bir hac nasip etmesini diliyorum..Ümmet i MUHAMMMED E..
Burdaki tüm mücadelemiz cehdimiz O nun için olursa yollar o yollar,önder o önder olur belki....

11 Aralık 2009 Cuma

Bu da geçer ya Hu...KASAS IN SONUNA GELİRKEN..


Her başlangıç bir bitişi barındırıyor aslında,her bitiş de başlangıcı..Görebilmek ve umutla bakmak en büyük mesele galiba..Olayların geliş yeri,mahiyeti ve aslında bilemediğimiz nedeni bakış açımızı nasıl da değiştiriyor.
Ne güzel günler baki,ne sıkıntılı günler,hazırlıklı olmak gerek onun için birinden diğerine..Gece ve gündüzün birbiri ardınca gelişinde akıl sahipleri için ibret var o yüzden..Tefekkür onun için önemli..
Hayat kıssamızın bir ırmak gibi akıtıldığı yere akması ve aktığı yerde mutlu,geçtiği yerde hayat verir olması asıl beklenen..O zaman yanan bir ateş buluruz belki,taa içimizde..Hem ısınır,hem aydınlanırız,hem şimdi hem sonra...Dua ile..
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...