Istanbul dan mektup var.
İşte,yarı suda yarı gökte,
Ayaklarında bağlı martilarin..
Islak hatıralar..
Gözyaşı mı deniz mi bilinmez..
Tuzu var içinde kelimelerin,
Hayatın tadı var..
Kanatlarinda umut
Seslerinde feryat var
Istanbul dan mektup var..
2012
24 Ekim 2016 Pazartesi
Mektup
6 Kasım 2014 Perşembe
Kuş gibi..
İçim dışım senin...
Elim yüzüm..
Gözbebeğim..
Kavuşma ümidim.
Ayrılık korkum.
Her kavuşma arefesinde
Burkuluşu içimin
Ellerinde
Senin..
Zulcenaheyn bir sultanin
Ummetindenim..
Bu büyük an dedigimde
Hep
Bir kanadımı kırışın..
Anlayamayisim...
Her yıkışın hayır..
Halimi mahcub seversen
Hep mahcub olurum.
Elimde mi...
Ellerinde
Senin
Kanadı kırık
kuş gibiyim...
24 Mayıs 2014 Cumartesi
Uykuyu bölünce
Uykudan sonra
Elimde kalan
Hayatsin sen
Yeniden başlamaya
Değer ellerin
Icimde olunca
suya dokunmaya
alıp yüreğine serpmeye
bir karara varmaya
onu bulup barındırmaya
tutup cevrelemeye
güneş
ışığı beklemeye
böyle olunca
Ey leyl sultanı
Uykumu bölünce
Sen in nefesin
Duhaya yetişiyor
Bakışı kalbimin
Kabûl ettim
Acele ettikçe ben
Hiç
Yetisemedim..
kolaylaştırmana talibim
Sabah dar
Vakitlerimi
Gece kısa
Kelimelerimi
Gündüz ağır
Yüklerimi
Ruhundan bir nefes
Ruzgarindan bir ses
Rayihandan bir hisle
Sen HAYat
tut ellerimi
Bak kuyusunda bir gulam
Kalbimin
Daldır sarkit kovanı
Varsın kirilsin dikitlerim
Ben bu kokuya
Aşık değil miyim..
Her acı
daglanir da
Bir dağa yaslaninca
Bir hurma ağacına
Asılır
Unutmak istediğimiz
Adımız ya da
Yaşam agrimiz
Daglanmaz
Aşık olmayanın
Acısı
Onun için
Bir dağ başında
Yani yalnızlıkta
Yani bir başıma
Yani De ki ,O
Dediğin yerde
Bir tek
Ateşin lazım bana...
Uyandım
Suyun ve ateşin
Hatrına
Medyenle Turun
Tüm yürüyüşleri
Bilmediğim
Ruhumun
Hirayla Sevrin
Yalnizlikla zikrinin
Kokunla korkunun
Yolla refikin
Ve senin
ikiledigin ve tek bıraktığın
Ne varsa
Yemin ettiğin
Bir deve yavrusuna
Örneğin
Tan yerinin agarmasina
Zamana
Benim bilemedigim
Zamansizliga
Ermegi dilerim
Kolaylastirmani..
Ve leyl sırrına
Yürümeyi
Isra ile
Yükselmeyi
Kuyumdan
Uykudan sonra
Miracdan önce
Ölmeyi dilerim
Ölmeden önce...
10 Eylül 2012 Pazartesi
Kuş gibi...
Huzura varıyorsun...
Gözünü yummuş biri,
ilk bakışım sen ol diye yürüyor..
Ağlıyorsun ...
Ağladıkca hafifledigini yüreğinin,
Artık biliyorsun...
Sırtını bir sütuna yasliyorsun..
Ağaca değil duvara değil daga değil,
Duaya yasliyorsun...
Diyelim ki acsın susuzsun hasretsin gunahkarsin,yorgunsun,dil bilmezsin,yalnizsin...
Sesleniyorsun sessizce,
Rabbi ınni lima enzelte ileyye min hayrın fakir...
İtiraf ettin mı..
İlan ettin mı..
Kuş gibisin...
Sahi kuşlar neden sıcak ülkelere göçerler bilir misin...
31 Ağustos 2012 Cuma
Gidenlerin Ardindan
Ama iste ruhu buyukler var,onlarla anlasiliyor bu özel bolgenin iklimi,gozlerinle konusabildigin birileri var,senin parcası olduklarin var,bir parcani tasiyanlar,sevgiliden bir parca tasiyanlar..gittiler,hepsi kendi huzunleriyle bir baslarina gittiler..
Ben mi..biraz agladim,bolca nane ayikladim,radyo dinledim,hareme gidemedim,kafkanin milenaya mektuplarindan birkacini okudum.sonra gunes dogdu batti dogdu,biraz zamani kacirdim,mesela bugunu. Cuma olacagini sasirarak ogrendim dun..Bir el,beyaz güvercin kanatları bir el uzanır,yedi beyza..Seni medyen suyuna çağırır...İtiraf etmenin ve tanımlamanın rahatlığı,furkan hangi his nerden,hangisi min amelişşeytan...hangisi minerrahman...
Ikindi sonrasi
Yine hava dumanli
Karsidaki iki dag silinmis yine..
Kadin olmak ne tuhaf sey anne,
Evi temizliyor yemek yapiyorsun
Protest bir şarkı sözü hatırlıyorsun
Coplerin agzini baglayip bir de banyo yapabildiysen mutlu oluyorsun..
Pencereden bakmak ne guzel..
Cocuklarin oynama sesleri
Hatta kavga sesleri
Acikmalari
Bir sey daha istemeleri
Burda mevsim yok ama sonbahar gibi kipir kipir icim..
Her sonbahar cocugu gibi ben hazanla ve dahi huzunle neselenirim..
Penceredeki lekeye sevinir mi insan..
Yagmur yagmis belli..
Ben yagmur beklerim..
Pencereden bakmak ne guzel,
Geceye de boyle baslamistim:
Iyi geceler Mekke, Seni cok seviyorum....