Sen çağırırsan gelirim ...
Belki kanatları kalkar denizin dibinden canımın..
Batar içime içime çam iğneleri
Kozalak nemi gibi bir koku yayar yaz sıcağında bozkirlar
Yersiz yenir yenmez meyveler verir süs ağaçları
Bir ağaç altında otururken ben bütün kesifligimle
Ruhum bir kuş olur da uçar
Sen çağırırsan gelirim...
Izniyle tüm kuşları tutan Rabbin...
13 Ağustos 2014 Çarşamba
Sen çağırırsan...
31 Mayıs 2014 Cumartesi
İç sesi
İnsanın iç sesi
Bir kuş sesine benzese
mesela
Adını mutluluk koyarlar mı
Koymazlar..
Kuş derken
der birileri
Yarasasi var
kargasi var
Var da var
Insan çok cahildir
Çoğu zaman
Bir bilse kendini
Bilmediğini kim-bilir
Kaç kuş var
Bilmediği bir dil
Bir kuş mantığı
Insansa çok zalimdir
Çoğu zaman
Ve en sevdiği cedel
Bir kuşu vurur
mesela
Geçip ölü bir kuşun
Karşısında durur
Kuş beyinli değildir
Çünki o
Akıllı olmanın hakkını verir..
Illa illa
Illa illa
Ehli aşk
der döner içime içimdeki kuş
Korkaktir o da
Çoğu zaman
Etrafındaki kedileri
Büyütür kafesinde
Biri ah der
Beni vursalar
Bir kuş yerine...
Göğe bakar bir kuş
Kafesin içinden
Ma yumsikihunne illerrahman..
kimse tutamaz kuşları
Ancak Rahman
Tutar nefesini
Bekleyerek
Son nefesini..
30 Mayıs 2014 Cuma
Kuş sesi 2
Şaban 1
Gerçek kuş sesi..
Hayat bir rüya demiştim değil mi sevgili günlük...
28 Mayıs 2014 Çarşamba
Kuş sesi
Artık yaşlanıyorum, iyice inandım sevgili günlük.
Iki gündür yaşam ağrısı denen şeyi uyumaya direnerek almaya çalışıyorum. Bi kek yapsaydi diyordu Dale Carnegie bi kek, belki intihar etmeyecekti. İçimde bin uçurum var dibine dibine yürüdüğüm. Olsun hatri kalmasın kekin ve dale in..yaşamak sevmek ve öğrenmek kitabının üzerindeki kız kaç kek yaptı kim bilir..olsun kek yaptım. Börek yaptım. Yapıp yesem intihar etmiş olacaktım insanı öldurmüyor kendisinden başkasının zehiri, birilerine götürmeye çalıştım.Goturdum goturemedim içimden iyi bişeyler çıkarmaya çalıştım, elim ancak buna yetiyor diyerek temizlenmeye çalıştım. Üzerindeki kıyafeti çıkarmak bedenini çıkarmak kadar zor gelir bazen, bunu başardım. Sonra...
Sonra ne mi oldu. .bi kuş sesi geldi bugün mutfakta kulağıma..yok şimdiden değil yıllar öncesinden, mavi evli o köyün uzak yerlerinden ..nasıl tatlı nasıl ahenkli ..kelime ve lisanlarin kifayetsiz oluşunun bir ispatı daha..nasıl der insan kuşun sesi "cik" diye..
Şimdi ben sana o sesi nasıl yazayım sevgili günlük.. cik cik ciik cik ciki cik cik cik..duyabildin mi?
Sanmam...
Uzun sessizlikler arasından öterdi bu kuş böyle bir cümle söyler gibi noktası virguluyle..bir şarkının dizesini notasini verir gibi..huzurun nakaratiydi sesi...
Yani ben bugün bu sesi duydum diye çok mutluyum.
Mirac gecesi kabeden eve zor döndüm. Goklerden yere tekrar inen Gülden nasipsizligime yanarak. Sonra nasıl avunur insan nasıl teselli bulur deyince içime içime, namaz geldi..Namaz teselli..Hayat teselli olmaktır diyordu hamedani Dale Carnegie intihar ederken Hamedani Hayy a tutunuyordu. Demek ki kekle teselli olamayan insan namazla oluyordu...ve teşehhudu namazın ezanla ve sehadetle ilk taze kan imanla uyumu..
Ela bi zikrillahi tetmainnel kulub mu diyordu o kuş?
Ela bi zikriiillahi
Tetmainne kuuulubi....
Şimdi duydun mu?
13 Eylül 2012 Perşembe
Bir kuş kalbiydi arzulanan...
Öyle ürkek,öyle narin,öyle mutevekkil..
Öyle cok..ve az..
Kus siirleriyle avunuyor kalbim..
Kus gibi çırpınıyor..
Kus kalbi olana kadar ,
Avunsun biraz...
Ulu Orta
seyrek gülüş sen ne
nazlanırsın ama bir gün gelirsin
düşen bir yaprağa bağladım hayatımı
olsun artık diyorum ne olacaksa
paralı asker miyim neyim ben
ekleyip duruyorum sabahları akşama
ve kendimi arıyorum meşgul çalıyor
gerçi söylenmez böyle şeyler uluorta
aşk diyor başka bir şey demiyor kalbim
nasıl bir dostluk ki buhem kadim
hem de mayhoş elma tadında.
kendimi de koysam ayağımın altına
yine de yetişemiyorum ey aşk
omzunun hizasına.
çünkü bende birikiyor her şeyin tortusu
ve ayağını kaldırıyor dünya konuşurken benimle.
budanan oğullar gibiyim sessiz ve narin
nereye konsam geri sayım başlıyor
kurcalıyor beni bir çırağın elleri
ah unufak olsam ve desem ki
ağzın tat görmesin hayat
kandırdın beni.
sorma
elim kırılsın bir daha
dokunursam güneşe.
kılpayı kaçırılmış bir şeyin
bıraktığı ardında
neyse oyum ben.
yaralı serçe benim için dua et;
gök bir kayalık gibi şimdi üstümde
dr şükrü öncüoğlu ndan
üç ayda bir reçete.
acıyan bir şeyim ben
burdan çok uzaklarda
ve koskocaman bir hansın sen
uğraşma bu çocukla
çünkü nasıl birşey biliyorum
itin taştan korkması
bir yastık arıyorum kuş seslerinden
mühim değil sonrası.
sorma
yangın sönseydi suyla
denizler her akşam böyle yanmazdı.
yakartop oynayan melekler gördüm güneşle
ve büyük çiftçiler gördüm dağları biçen
yolundaydı her şey
ben bile yolundaydım
ama
kıyıya vardığımda
kendimi unuttuğumu anladım
karşı kıyıda.
şiirler söyledim belki duyarsın diye
çığlığıydım içinde dilsiz bir şehzadenin
sana seslendim durdum bu küçücük odadan
acımı duy sensin pusulam benim
ki dünya
silinmiş bir harita
gibi yabancı bana.
sorma
usulca uzandığında
bir ceset oluyorsun öpüldükçe şımaran.
İbrahim Tenekeci
10 Eylül 2012 Pazartesi
Kuş gibi...
Huzura varıyorsun...
Gözünü yummuş biri,
ilk bakışım sen ol diye yürüyor..
Ağlıyorsun ...
Ağladıkca hafifledigini yüreğinin,
Artık biliyorsun...
Sırtını bir sütuna yasliyorsun..
Ağaca değil duvara değil daga değil,
Duaya yasliyorsun...
Diyelim ki acsın susuzsun hasretsin gunahkarsin,yorgunsun,dil bilmezsin,yalnizsin...
Sesleniyorsun sessizce,
Rabbi ınni lima enzelte ileyye min hayrın fakir...
İtiraf ettin mı..
İlan ettin mı..
Kuş gibisin...
Sahi kuşlar neden sıcak ülkelere göçerler bilir misin...
21 Ağustos 2012 Salı
Bayram
Bayram
Sanki hersey bitmis..Ömür bir ramazanmis,kah kizgin bir tas,kah ciseleyen bir yagmur..Gecmis..hasrolur gibi tum insanlar toplanmis beytullaha...bir ses,basladi yankilanmaya...
Allahu ekber ullahu ekber ullahu ekber..
La ilahe illallahu ekber..
Allahu ekber ve lillahil hamd..
Allahu ekber kebira..
Velhamdulillahi kesira
Subhanallahi ve bihamdihi bukreten ve asila..
Ve sallallahu ala seyyidina Muhammed in teslima..
Kabe imamlarinin sesi..
Yasattiklari Bayram hissininyok otesi..
Bir bucuk saat devam ediyor..alemi islam tekbir ediyor icini..
Bir kelebek,secdeme konuyor..suslu degil kanatlari..olabildigince Sade,belki yandi kanatlari kabede ,bilinmez..belki susu gizli,sadece gorene,gorunmez..egiliyorum usulca,kapaniyorum secdeye,birbirimizi incitmekten korkuyoruz,konusabilsem diyecegim,hosgeldin,acaba kimsin sen..biliyor musun kelebeklerden korkarim,yani korkardim ben!!
Biraz sonra elimde bir yurume izi..isaret parmagima geliyor,yillardir birbirini ozlemis iki dost gibi namaz kiliyoruz..his yok sukut var..dusunce yok sukunet var..aklima kelebek deyince gelen hersey baska bir hal aliyor..cennete burda biriktirdimiz hisleri goturecegimiz ve orda riziklandigimizda,biz dunyada buna benzer bir seyler tatmistik(bakara) hissi galiba buna benziyor..Bayram sabahi cennete benziyor..Insanin icine dusurulen her sey,cuz cuz toplanincaya kadar,Ömür ramazan olacaga benziyor,yeter ki imsakimiz o olsun,iftarimiz o..omrumuz ramazan olsun,ölüm dugun bayram...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Bu yayına verilen bağlantılar